Dr. Paul-Simon Handy: Nil Nehri Sadece Bir Ülkeye Değil, Birçok Ülkeye Ait

Afrika Birliği Temsilcisi Dr. Paul-Simon Handy, Fokus+'a özel açıklamalarda bulundu. Handy, Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin sadece enerji meselesi olmadığını, bölgesel işbirliği ve su kaynaklarının adil paylaşımıyla ilgili derin bir anlaşmazlık olduğunu vurguladı.
Fokus+
Dr. Paul-Simon Handy Nil Nehri Sadece Bir Ülkeye Değil, Birçok Ülkeye Ait

19.12.2025 - 17:15  |  Son Güncellenme:  19.12.2025 - 17:21

Afrika'nın en uzun nehri olan Nil, yüzyıllardır bölge ülkeleri arasında hem bir yaşam kaynağı hem de anlaşmazlık konusu olmuştur. Son yıllarda Etiyopya'nın Mavi Nil üzerinde inşa ettiği Büyük Etiyopya Rönesans Barajı, bu anlaşmazlığı yeniden alevlendirdi.

130 milyonluk nüfusuyla Afrika'nın en kalabalık ikinci ülkesi olan Etiyopya, denize kıyısı olmayan ve ciddi enerji sıkıntısı çeken bir ülke. Rönesans projesi, Etiyopya için sadece bir elektrik üretim tesisi değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve enerji egemenliğinin sembolü.

Öte yandan Mısır, tarih boyunca Nil sularına bağımlı bir medeniyet kurmuş ve sömürge döneminden kalma anlaşmalarla nehir üzerinde özel haklar elde etmiş durumda. Bu anlaşmalara ise sadece Etiyopya değil, Nil havzasındaki diğer tüm ülkeler de itiraz ediyor.

Peki bu kriz nasıl çözülebilir? Nil havzasındaki ülkeler ortak bir zemin bulabilir mi? Afrika Birliği bu süreçte nasıl bir rol oynuyor? Bu soruların cevaplarını Afrika Birliği Temsilcisi Dr. Paul-Simon Handy ile konuştuk.

 


Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'yla ilgili anlaşmazlığın temelinde ne yatıyor? Bu sadece bir baraj sorunu mu, yoksa daha derin meseleler mi var?

Biliyorsunuz ki bu barajla ilgili çeşitli sorunlar var. Etiyopya büyük bir ülke; yaklaşık 130 milyon nüfusa sahip. Ayrıca denize kıyısı olmayan bir ülke. Etiyopya'nın enerji tedarikinde büyük sorunları var.

Etiyopya, Nil'in kıyıdaş ülkelerinden biridir. Dolayısıyla Etiyopya'nın elektrik tedariki konusundaki meşru kaygıları yadsınamaz. Bu baraj, ülkenin enerji ihtiyacını karşılamak için kritik bir proje.


Mısır'ın bu konudaki endişeleri neler? Mısır neden bu kadar hassas davranıyor?

Mısır, önemli bir Afrika ülkesi olarak Nil Nehri'nden yüzyıllardır faydalanıyor. Sömürge döneminde imzalanan ve Mısır'a Nil üzerinde bazı haklar tanıyan anlaşmalar vardı.

Ancak bu anlaşmalara sadece Etiyopya değil, diğer tüm kıyıdaş ülkeler de itiraz ediyor. Çünkü bu anlaşmalar, sömürge güçleri tarafından dayatılmış ve bölge ülkelerinin gerçek menfaatlerini yansıtmıyor.


Bu anlaşmazlığın çözümü için hangi yol izlenmeli? Bölgesel işbirliği mümkün mü?

Bu anlaşmazlık hem enerji egemenliğiyle ilgili konuları hem de Nil sularının ortak kullanımı için işbirliğini bir araya getiriyor.

Çünkü Nil sadece bir ülkeye değil birden fazla ülkeye ait ve bu ülkelerin bu suları kullanmak için ortak bir zemin bulmaları gerekiyor. Her ülkenin meşru hakları var ve bunların dengeli bir şekilde korunması gerekiyor.

Burada önemli olan, tüm tarafların masaya oturması ve sömürge döneminden kalma haksız anlaşmaları bir kenara bırakarak, adil ve sürdürülebilir bir paylaşım modeli üzerinde anlaşmasıdır.


Afrika Birliği'nin bu süreçteki rolü nedir? Örgüt bu krizi çözmek için neler yapıyor?

Afrika Birliği olarak bizim rolümüz, bölge ülkelerini diyalog masasında bir araya getirmek ve kalıcı çözümler üretmelerine yardımcı olmaktır.

Nil'in kıyıdaş ülkeleri haritası

Bu sadece iki ülke arasında bir anlaşmazlık değil, tüm Nil havzasını ilgilendiren bölgesel bir meseledir. Sudan, Uganda, Kenya ve diğer kıyıdaş ülkelerin de bu süreçte yer alması gerekiyor.


Uluslararası toplumdan beklentileriniz nedir? Dış aktörler nasıl bir rol oynamalı?

Uluslararası toplumun, özellikle büyük güçlerin, bu konuda Afrika ülkelerinin egemenliğine saygı göstermesi ve dayatmacı olmayan bir yaklaşım sergilemesi çok önemli.

Afrika'nın kendi sorunlarını çözme kapasitesi var. Dışarıdan gelen müdahaleler değil, yapıcı destek ve teknik işbirliği ihtiyacımız olan şey.


Bu krizin geleceğini nasıl görüyorsunuz? İyimser misiniz?

İyimserim çünkü Afrika ülkeleri artık daha olgun ve diyaloga daha açık. Evet, zorluklar var ama çözümsüz bir durum değil.

Etiyopya'nın kalkınma hakkı nasıl korunmalıysa, Mısır'ın su güvenliği de korunmalı. Sudan ve diğer ülkelerin menfaatleri de gözetilmeli. Bu, sabır, irade ve karşılıklı anlayış gerektiren bir süreç.

Nil Nehri, sadece bir ülkenin değil, tüm havza ülkelerinin ortak mirasıdır. Bu mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak için işbirliği şart. Rekabet değil, işbirliği; çatışma değil, diyalog kazanacak.