Cezayirli Profesör: Cezayir, Fransa’nın Sömürgeci Politikasına Karşı Güç ve Kararlılıkla Mücadele Ediyor
22.04.2025 - 16:46 | Son Güncellenme: 01.07.2025 - 15:24
Fransa’nın geçtiğimiz günlerde Cezayirli bir diplomatı Paris’te sokakta gözaltına almasının ardından Fransa ve Cezayir arasında gerilim arttı. Bu adıma yanıt olarak Cezayir, 12 Fransız konsolosluk çalışanını “istenmeyen kişi” ilan ederek, ülkeyi 48 saat içinde terk etmelerini istedi.
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Fransa’nın Cezayirli diplomatı gözaltına almasını “egemen bir ülkeye karşı kasıtlı bir hakaret” olarak nitelendirerek, ülkesinin bu eylem karşısında sessiz kalmayacağını ve gerekli adımları atacağını vurguladı. Bunun ardından Fransa da Cezayir’de görevli büyükelçisini istişareler için Paris’e çağırdı. Bu da iki ülke arasındaki gerginliği daha da artırdı.
Bu gerginlik, Fransa’nın Cezayir’i sömürgeleştirmesi ve halka karşı işlediği katliamlara dayanan tarihi anlaşmazlıkları bir kez daha gündeme getiriyor. Bu durum da tarihsel olarak sorunlu olan ilişkiyi karmaşık hale getiriyor.
Gözden Kaçmasın
Krizin etkilerini, nedenlerini ve iki ülke arasındaki ilişkilere olan etkisini anlamak için Fokus Plus olarak, Cezayir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Cezayirli Dr. Radwan Bouhidel ile bir röportaj gerçekleştirdik.
Karmaşık ilişkiler

İlk olarak Fransa ile Cezayir arasındaki ilişkilerin niteliğine değinen Dr. Bouhidel, bu ilişkilerin karmaşık olduğunu, her zaman yaralar ve baskılarla dolu olduğunu, Fransa’nın uzun bir sömürgecilik geçmişinin yükünü taşıdığını belirtti.
Dr. Bouhidel, Fransa’nın 132 yıl boyunca Cezayir’e karşı çok sayıda suç işlediğinin altını çizerek, “Bu suçlar zaman geçtikçe göz ardı edilemeyecek veya unutulamayacak nitelikte olup, Cezayirlilerin hafızasına kazınmıştır” dedi.
Ayrıca Fransa’nın Cezayir halkına karşı işlediği katliamlar konusunda sessiz kalması ve bu konuyu görmezden gelmeye çalışması sonucunda iki ülke arasındaki ilişkilerde son dönemde belirgin bir gerginlik yaşandığının altını çizdi.
Fransa’nın düşmanlıkla dolu sicili
Dr. Bouhidel, Fransızların Cezayir’deki suçlarının zaman aşımına uğrayacak tarihi olaylar olmadığını, bilakis on yıllardır devam eden Cezayir kimliğini yok etme çabalarının bunun bir sonucu olduğunu söyledi.
Fransız sömürgeciliğinin sürdürülmesi fikrine değinen Dr. Bouhidel, konuya ilişkin açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:
“Cezayir’in resmi bağımsızlığı 1962’de gerçekleşti. Ancak gerçek bağımsızlık birkaç noktaya bağlıdır. Bunların en önemlisi, Fransa’nın sömürge döneminde işlediği katliamları tanımasıdır.”
Dr. Bouhidel, şu ana kadar Fransız hükümetlerinin hepsinin tarihle yüzleşmek ve karanlık tarihlerini resmen kabul etmekten kaçındığını vurgulayarak, iktidarda aşırı sağcı bir hükümetin bulunması nedeniyle Fransa’nın bu adımı atmasının hala zor olduğunu ifade etti.
Bu durumun iki ülke arasında sağlıklı ilişkiler kurulmasının önünde engel olduğuna vurgu yapan Dr. Bouhidel, “Zira, karanlık tarihin ısrarla inkâr edilmesiyle sağlıklı ilişkiler kurulamaz” diye konuştu.
Stratejik ortaklık ve sömürge bakış açısı
Dr. Bouhidel, Fransa’nın iki ülke arasında stratejik ortaklık çağrısı yapan açıklamalarının, sömürgeci bakış açısıyla çeliştiğine dikkat çekti. Fransa’nın Cezayir ile ilişkilerinde politikasının temel taşı olan her zamanki “küçümseyici tavrının” bu eylemlere hakim olduğunu söyledi.
Fransa’nın, Cezayir’in egemenliğini hedef alan açıklamaları, vize şartlarını sıkılaştırması ve uluslararası diplomatik normlara ve karşılıklı saygı ilkelerine aykırı olan medya, siyaset ve diplomatik müdahaleleriyle, iç siyasette Cezayir’i “siyasi şantaj aracı” olarak kullanmaya çalıştığını da ekledi.
Cezayir net ve kararlı bir şekilde yanıt veriyor
Dr. Bouhidel, Cezayir’in, Fransa’nın ihlallerine ilişkin resmi tutumuyla tutarlı olan ve her türlü tarihi aşağılanmayı reddeden halk iradesinden aldığı güçle, Paris’in karışık politikalarına yanıt vermede net ve kararlı bir strateji izlediğini söyledi.
Fransız diplomatların sınır dışı edilmesi kararına ilişkin ise, “Bu kararlar anlık bir tepki değil, Cezayir dış politikasında Fransa’ya yönelik niteliksel bir değişimin işaretidir” ifadelerini kullandı.
Cezayir’in ulusal onur ve egemenliğinin, müzakere, şantaj veya pazarlığa konu olamayacağına inandığının da altını çizdi.
Dr. Bouhidel röportajın sonunda, “Cezayir, Fransa’nın ikili politikasını reddediyor ve sömürgeci üstünlük anlayışına değil, karşılıklı saygıya dayalı ikili ilişkiler talep ediyor” diye konuştu.