Irak’ta Yeni Dönemin İsmi: Ali El-Zeydi Kimdir?

Irak’ta siyasi tıkanıklığın ardından sürpriz bir uzlaşı adayı olarak öne çıkan Ali el-Zeydi, içerde kırılgan dengeleri korumak ve dış baskılar arasında denge kurmak zorunda. Genç ve teknokrat kimliğiyle dikkat çeken Zeydi’yi, güvenlikten ekonomiye uzanan zorlu bir sınav bekliyor.
Irak’ta Yeni Dönemin İsmi Ali El-Zeydi Kimdir

29.04.2026 - 12:12  |  Son Güncellenme:  29.04.2026 - 12:20

Ali Falih Kazım el-Zeydi ismi, Irak’ta başbakanlık için öne çıkan geleneksel adaylar arasında yer almıyordu. Ancak siyasi tablonun giderek karmaşık hale gelmesi ve rakip güçler arasındaki tıkanıklık, onu bir anda sahnenin merkezine taşıdı.

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi

Cumhurbaşkanı Nizar Amidi’nin hükümeti kurmakla görevlendirmesiyle birlikte Irak, iç dengelerle dış baskılar arasında hassas bir denge arayışının öne çıktığı yeni bir sürece girdi.

Ülkenin güneyindeki Zikar vilayetinden gelen Zeydi, 40’lı yaşlarında olmasıyla bu kritik göreve gelen en genç isimlerden biri olarak dikkat çekiyor. Doğrudan siyasi deneyimi bulunmamasına rağmen finans ve yönetim alanındaki kariyeri, onu farklı bir profil haline getirdi. Bu durum, başta Koordinasyon Çerçevesi olmak üzere siyasi aktörlerin, geleneksel isimlerin uzlaşma sağlayamaması sonrası Zeydi’yi kabul edilebilir aday olarak görmesine yol açtı.

Teknokrat kimlik, siyasetle sınanacak

Zeydi, finans ve hukuk alanlarını bir araya getiren çift yönlü bir akademik geçmişe sahip. Bu da onun daha çok yönetim ve organizasyon odaklı bir profil çizdiğini ortaya koyuyor. Finans ve bankacılık alanındaki eğitimine ek olarak hukuk diploması bulunması, hem ekonomik hem de yasal alanlarda farklı deneyimler kazanmasını sağladı.

Kariyerinde ekonomi, eğitim ve sağlık alanlarında faaliyet gösteren birçok kurumda yöneticilik yaptı. Ulusal Holding, Halk Üniversitesi ve Iştar Tıp Enstitüsü gibi kurumlarda yönetim kurulu başkanlığı görevlerinde bulundu. Ayrıca Güney Bankası’ndaki deneyimiyle finans sektöründe de aktif rol aldı. Bu geçmiş, onu klasik siyasetçiden ziyade teknokrat bir figür olarak öne çıkarıyor.

Ancak yönetim alanındaki bu güçlü profil, siyasetin karmaşık dengeleri içinde ciddi bir sınavla karşı karşıya. Çünkü teknik bilgi, çoğu zaman ittifaklar ve güç mücadeleleriyle şekillenen siyasi arenada tek başına yeterli olmuyor.

Zorunlu uzlaşı mı, stratejik tercih mi?

Zeydi’nin adaylığı, başta Nuri el-Maliki ve Muhammed Şiya es-Sudani olmak üzere önde gelen isimlerin yarıştan çekilmesiyle mümkün hale geldi. Bu geri adım, sıradan bir siyasi hamle olmanın ötesinde, Şii siyasi blok içindeki derin görüş ayrılıklarını da gözler önüne serdi.

Ayrıca uluslararası faktörler de süreci dolaylı şekilde etkiledi. Özellikle ABD’nin bazı adaylara yönelik çekinceleri, Zeydi’yi dış politika açısından daha düşük maliyetli bir seçenek haline getirdi. Bu durum, onun içeride en güçlü isim olmasa da dış dengeler açısından daha kabul edilebilir bir profil sunduğunu gösteriyor.

Washington ile tahran arasında zor denge

Zeydi, göreve geldiği andan itibaren Irak dış politikasının en hassas başlıklarından biriyle karşı karşıya: ABD ile İran arasında denge kurmak. Washington, İran’a yakın ya da silahlı gruplarla ilişkili olduğu düşünülen bir hükümete temkinli yaklaşırken, Tahran da yeni başbakanın kendi stratejik çizgisine ne kadar bağlı kalacağını yakından izliyor.

Bu denge Irak için yeni değil. Ancak bölgesel ve küresel gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde, bu dengeyi korumak her zamankinden daha zor. Bu nedenle Zeydi’nin pragmatik bir dış politika izlemesi, hükümetinin geleceğini belirleyen en önemli faktörlerden biri olabilir.

İçeride zorlu gündem: Güvenlik ve ekonomi

Irak’ta iç meseleler de en az dış politika kadar karmaşık. Devlet dışı silahlı grupların varlığı ve etkisi, her hükümet için en kritik sorunların başında geliyor. Ayrıca Şii, Sünni ve Kürt siyasi bileşenler arasındaki hassas dengeler, yeni bir krizin önüne geçebilmek için dikkatli bir yönetim gerektiriyor.

Ekonomik cephede ise işsizlik, yetersiz kamu hizmetleri ve petrole aşırı bağımlılık gibi kronik sorunlar öne çıkıyor. Bunun yanı sıra köklü yolsuzluk ağı, reform girişimlerinin önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor.

Irak başbakanı Ali el-Zeydi
Irak başbakanı Ali el-Zeydi

Zeydi’nin finans alanındaki deneyimi bu sorunları anlamasını kolaylaştırabilir; ancak çözüm üretmek, yerleşik çıkar grupları nedeniyle oldukça zor olacak.

Görevde kalmanın şartı: Performans

Zeydi’nin göreve gelişi siyasi uzlaşıyla mümkün oldu. Ancak görevde kalması, bu uzlaşmadan çok sahada göstereceği performansa bağlı olacak. Yıllardır süren krizlerden yorulan Irak halkı, artık siyasi anlaşmalardan ziyade somut sonuçlar görmek istiyor.

Önünde kısa vadede iki kritik adım bulunuyor: Anayasal süre içinde hükümeti kurmak ve parlamentodan güvenoyu almak. Asıl sınav ise bundan sonra başlayacak. Zeydi ya uzlaşı adayı kimliğini aşarak güçlü bir devlet adamına dönüşecek ya da krizleri aşamayan hükümetler zincirine bir yenisi eklenecek.

Ali el-Zeydi’nin yükselişi, sadece bir isim değişikliğini değil, Irak siyasetinin doğasını da yansıtıyor. Hassas dengeler ve geçici uzlaşılar üzerine kurulu bu sistemde, reform beklentisi ile siyasi gerçeklik arasındaki mücadele yeni başbakanın kaderini belirleyecek.