Filistin’in Mandela’sı Mervan Barguti Kimdir? 

İsrail zindanlarından Filistin siyasetine yön veren isim: Mervan Barguti. İşte, iki intifadanın liderliğinden hücredeki akademik başarısına kadar, işgalin gölgesinde geçen bir ömrün ve bitmeyen bir mücadelenin portresi...
Redhwan Al-khutabi
Filistin’in Mandela’sı Mervan Barguti Kimdir

23.12.2025 - 16:52  |  Son Güncellenme:  23.12.2025 - 17:08

Mervan Barguti, Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi’nin (El Fetih) önde gelen isimlerinden biri olan bir siyasetçi ve direniş figürü. 

İsrail’in başarısız suikast girişimlerine hedef oldu, bugün ise işgal hapishanelerinde tutuluyor ve hakkında beş kez müebbet hapis cezası bulunuyor. 

Ayrıca aradan geçen on yıllara rağmen, 20 yılı aşkın süredir cezaevinde olmasına karşın Filistin siyasi sahnesindeki ağırlığını koruyan, en tartışmalı ve en etkili isimlerden biri olmayı sürdürüyor.

Çocukluğu ve siyasi yolculuğunun başlangıcı

“Ebu el-Kassam” lakabıyla bilinen Mervan Barguti, 6 Haziran 1959’da Ramallah’ın kuzeybatısındaki Kuber kasabasında dünyaya geldi. 

İşgalin gölgesinde büyüdü, genç yaşta siyasetin içine girdi ve henüz 15 yaşındayken El Fetih’e katıldı. Bu adım, onu uzun yıllar sürecek gözaltılar, tutuklamalar ve takiplerle dolu bir sürece sürükledi.

Fedva Barguti

Avukat ve siyasi aktivist Fedva Barguti ile evli olan Barguti’nin eşi, onun tutuklanmasının ardından önemli bir siyasi ve medya figürüne dönüştü. Fedva Barguti, eşinin davasını uluslararası platformlara taşıdı ve onu adi bir suçlu değil, özgürlük tutsağı olarak savundu.

Cezaevi içinde ve dışında eğitim

Barguti, 1970’lerin sonlarında işgale karşı düzenlenen gösterilere katıldığı gerekçesiyle tutuklandığı dönemde eğitiminden koparıldı. Buna rağmen cezaevindeyken Birzeit’teki Prens Hasan Lisesi’nden lise eğitimini tamamladı.

Serbest bırakılmasının ardından Birzeit Üniversitesi’ne girdi; tarih ve siyaset bilimi alanında lisans eğitimini burada tamamladı. Aynı üniversitede uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisans yaptı. Nisan 2002’de yeniden tutuklanana kadar Kudüs Ebu Dis Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

2010 yılında ise Haderim Cezaevi’ndeki tecrit bölümünde, Arap Birliği’ne bağlı Araştırma ve İnceleme Enstitüsü aracılığıyla siyaset bilimi alanında doktora derecesi aldı. Doktora tezini cezaevinde yazdı; tez metni yaklaşık bir yıl boyunca avukatları aracılığıyla gizlice cezaevi dışına çıkarıldı.

İki intifadanın sahadaki liderlerinden biri

Barguti’nin adı, 1987’de başlayan Birinci Filistin İntifadası sırasında öne çıktı. Birleşik Ulusal Liderlik’in kurucuları arasında yer aldı. Bu rolü nedeniyle tutuklandı ve dönemin İsrail Savunma Bakanı İzak Rabin’in kararıyla Ürdün’e sürgün edildi. 

Ebu Cihad

Sürgünde bulunduğu dönemde Tunus’ta siyasi faaliyetlerini sürdürdü, El Fetih’in üst düzey kadrolarına yaklaştı ve suikastla öldürülen Halil el-Vezir (Ebu Cihad) ile birlikte çalıştı.

1989’da El Fetih’in beşinci kongresinde hareketin Devrim Konseyi’ne seçildi. Sürgün yıllarında Filistin Kurtuluş Örgütü bünyesindeki İntifada Yüksek Komitesi’nde ve El Fetih’in liderlik yapılarında aktif rol aldı; intifadanın birleşik liderliğiyle doğrudan temas yürüttü.

1994’te Oslo Anlaşması’nın ardından Batı Şeria’ya döndükten sonra El Fetih’in Batı Şeria sorumluluğunu üstlendi. 1996 ve 2006 yıllarında Filistin Yasama Konseyi’ne milletvekili olarak seçildi ve meclisin en genç üyeleri arasında yer aldı.

2000 yılında İkinci İntifada’nın patlak vermesiyle birlikte Barguti, hem siyasi hem de sahadaki en dikkat çeken isimlerden biri haline geldi. Filistin yönetimi ile İsrail arasındaki güvenlik koordinasyonunu açıkça eleştirdi; müzakere sürecinin işgali sona erdirmekte başarısız olduğunu savundu.

Tutuklama ve ağır cezalar

15 Nisan 2002’de İsrail ordusu, Savunma Kalkanı operasyonu sırasında Barguti’yi Ramallah’ta gözaltına aldı. Yaklaşık iki yıl süren yargılamanın ardından, El Fetih’in askeri kanadı sayılan Aksa Şehitleri Tugayları’nın eylemlerinden sorumlu tutuldu ve hakkında beş kez müebbet hapis ile 40 yıl ek hapis cezası verildi.

Barguti, İsrail mahkemelerinin meşruiyetini reddetti, suçlamaları kabul etmedi. Rolünün askeri değil, siyasi ve örgütsel olduğunu vurguladı; yargılanmasının asıl nedeninin El Fetih içindeki liderlik konumu olduğunu dile getirdi.

Mervan Barguti 

Parmaklıklar ardında süren siyasi mücadele

Barguti tutuklanmasına ve ağır cezalara çarptırılmasına rağmen, Filistin siyasi sahnesindeki etkisini parmaklıklar ardında da sürdürdü. Nitekim 2003 yılında Filistinli gruplar arasında, üç ay boyunca askeri eylemlerin durdurulması karşılığında işgal güçlerinin suikast ve baskınlarını sonlandırmasını öngören anlaşmanın metnini hazırlayan isim bizzat oydu. Öte yandan Bu adım, onun hapisten yürüttüğü siyasi rolün başlangıcı olarak görüldü.

2006’da El Fetih adına Tutuklular Belgesi’nin hazırlanmasına katkı sundu. Bu metin daha sonra Ulusal Uzlaşı Belgesi’ne dönüştürüldü ve Hamas’ın seçim zaferinin ardından yaşanan iç çatışmaların durdurulması hedeflendi.

2009’da El Fetih’in altıncı kongresinde Merkez Komite üyeliğine seçildi. Ancak 2016’daki yedinci kongrede, üyelerin yüzde 70’inin oyunu almasına rağmen hareketin başkan yardımcılığı görevinden dışlandı. Bu karar, Barguti ile Filistin yönetimi arasındaki gerilimi derinleştirdi. Eşi Fedva Barguti, bu durumu dönemin İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun tehditlerine boyun eğilmesi olarak niteledi.

Ocak 2021’de, Mahmud Abbas’ın seçim tarihlerini belirleyen kararnameyi yayımlamasının ardından Barguti, Filistin yönetimi başkanlığına aday olacağını açıkladı.

Geniş halk desteği ve uzlaşma figürü

Kamuoyu anketleri, Mervan Barguti’nin Filistinliler arasında en yüksek popülariteye sahip isim olduğunu gösteriyor. Pek çok kesim onu, Filistinlileri bir araya getirebilecek ortak bir aday olarak görüyor. Bu nedenle İsrail’deki bazı çevreler, serbest bırakılması halinde bunun Filistin toprakları dışına sürgün şartına bağlanması gerektiğini savunuyor.

Nelson Mandela

Aralarında The Guardian’ın da bulunduğu Batılı gazeteler, Barguti’yi Nelson Mandela’ya benzetiyor ve olası bir serbest bırakılmanın gelecekteki siyasi bir çözüm için gerçek bir dönüm noktası olabileceğini yazıyor.

Ben-Gvir tehdidi ve hayati endişeler

Ağustos 2025’te aşırı sağcı İsrailli siyasetçi Itamar Ben-Gvir’in Barguti’nin hücresini basması ve doğrudan tehdit etmesi, Filistin’de ve uluslararası alanda sert tepkilere yol açtı. Barguti’nin ciddi şekilde bitkin göründüğüne dair görüntüler, hayatına yönelik endişeleri artırdı.

Ailesi ve El Fetih hareketi, Barguti’nin güvenliğinden İsrail hükümetini sorumlu tuttu ve bu tehdidi uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak değerlendirdi.