Cemal Abdünnâsır’ın Ölümünün Üzerinden 56 Yıl Geçti

Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnâsır, 28 Eylül 1970’te 52 yaşında hayatını kaybetti. Süveyş Kanalı’nın millileştirilmesinden Suriye ile birlik deneyimine, 1967 yenilgisinden Yıpratma Savaşı’na uzanan siyasi mirası bugün de tartışılmaya devam ediyor.
cemal-abdunnasir-in-olumunun-uzerinden-56-yil-gecti.jpg

29.09.2026 - 17:07  |  Son Güncellenme:  29.09.2026 - 17:16

28 Eylül, 1970 yılında 52 yaşında hayatını kaybeden Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnâsır'ın ölüm yıldönümüne denk geliyor. Abdünnâsır, etkisi Mısır'ı ve Arap dünyasını on yıllar boyunca şekillendiren bir siyasi miras bıraktı.

İktidarda bulunduğu yıllar boyunca Abdünnâsır'ın adı, Mısır'ın ve bölgenin çehresini değiştiren dönüm noktalarıyla özdeşleşti: 23 Temmuz Devrimi, Süveyş Kanalı'nın millileştirilmesi, Yüksek Baraj'ın inşası, Suriye ile birlik deneyimi ve ardından Haziran 1967 yenilgisi ile Yıpratma Savaşı.

Ancak bu deneyim, devletin elinde yoğun bir güç birikimine ve siyasi çoğulculukta gerilemeye de sahne oldu; bu durum onun mirasını sürekli tartışma konusu haline getirdi. Kimileri onun döneminde bağımsızlık politikalarına ve toplumsal dönüşümlere odaklanırken, kimileri de siyasi rejimin niteliğini ve muhalefete getirdiği kısıtlamaları eleştiriyor.

Özgür Subay'ın yükselişi

Eski Mısır Başbakanı
Cemal Abdünnâsır

Cemal Abdünnâsır, 15 Ocak 1918'de İskenderiye'de doğdu. Çocukluğunda, babasının işi nedeniyle birden fazla şehir arasında gidip geldi; ardından Kahire'ye yerleşip Nahda Lisesi'ne kaydoldu.

Erken yaşta siyasi ve öğrenci hareketliliğine dahil oldu; İngiliz işgaline karşı düzenlenen gösterilere ve o dönem Mısır'ın yaşadığı siyasi gelişmelere katıldı.

Okumaya tutkuyla bağlı olan Abdünnâsır, birçok yazar ve düşünürden etkilendi; ilerleyen yıllarda "Devrimin Felsefesi", "Filistin Savaşı Üzerine Günlükler" ve "Özgürlük Yolunda" gibi eserler kaleme aldı.

1937'de Harbiye Okulu'na girdi ve Temmuz 1938'de mezun oldu. On yıl sonra, 1948 Filistin Savaşı'na katıldı; bu savaş kendi kuşağındaki Mısırlı subaylar üzerinde derin izler bırakan deneyimlerden biri oldu.

1949'da, Özgür Subaylar örgütünün kurucu komitesi gizlice oluşturuldu ve Abdünnâsır, 23 Temmuz 1952'de Kral Faruk'u deviren bu hareketin merkezinde yer aldı.

Monarşi kaldırılıp Haziran 1953'te cumhuriyet ilan edildi; Muhammed Necib cumhuriyetin ilk cumhurbaşkanı oldu. Ancak Necib ile Abdünnâsır arasındaki anlaşmazlık, yeni dönemin yönetimi ve siyasi hayatın geleceği konusunda hızla tırmandı.

Çekişme, Necib'in Kasım 1954'te görevlerinden alınmasıyla sona erdi. Abdünnâsır, yeni rejimin en öne çıkan ismi haline geldi ve Haziran 1956'da cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.

Mısır'daki dönüşümler

Temmuz Devrimi'nin ardından geçen ilk yıllarda geniş çaplı siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümler yaşandı; bunlar arasında toprak reformu, devletin ekonomideki rolünün güçlendirilmesi ve kamu sektörünün genişletilmesi yer alıyordu.

Buna karşılık, siyasi partilerin feshedilmesinin ardından çok partili sistem geriledi ve farklı aşamalarda tek bir siyasi örgütlenmeye dayanan bir sistem gelişti; bu süreç 1960'larda Arap Sosyalist Birliği'nin kurulmasıyla doruğa ulaştı.

Dış politikada, İngiliz askeri varlığına son vermek yeni rejimin başlıca meselelerinden biriydi. Mısır ve Britanya 1954'te tahliye anlaşmasını imzaladı ve son İngiliz askerleri Haziran 1956'da Süveyş Kanalı bölgesinden ayrıldı.

Haftalar sonra, Abdünnâsır döneminin en öne çıkan dönüm noktalarından biri yaşandı.

26 Temmuz 1956'da Mısır Cumhurbaşkanı, İskenderiye'deki Mansiye Meydanı'nda halka seslenerek Uluslararası Süveyş Deniz Kanalı Şirketi'nin millileştirildiğini ve şirketin varlıklarının, haklarının ve yükümlülüklerinin Mısır devletine devredildiğini açıkladı.

Bu kararın öncesinde, Amerika Birleşik Devletleri ve Britanya, Yüksek Baraj projesinin finansmanına katkı sağlama tekliflerini geri çekmiş, Dünya Bankası da finansman düzenlemelerinden vazgeçmişti. Abdünnâsır, millileştirme konuşmasında kanal gelirlerini projenin finansmanıyla ilişkilendirdi.

Karar kısa sürede ekonomik ve egemenlik odaklı bir adımdan uluslararası bir krize dönüştü. Ekim 1956'da İsrail Mısır'a saldırdı, ardından Britanya ve Fransa askeri müdahalede bulundu; bu olaylar Arap dünyasında "Üçlü Saldırı" olarak bilinir hale geldi.

Abdünnâsır dönemiyle özdeşleşen projelerden biri de Asvan'daki Yüksek Baraj'dır. İnşaatına 1960'ta Sovyet yardımı ve finansmanıyla başlanan bu proje, Nil sularının depolanmasını, akışının düzenlenmesini ve elektrik üretimini mümkün kıldı.

Barajın arkasında, Mısır ile Sudan arasında yaklaşık 500 kilometre uzanan devasa bir su rezervuarı oluştu; bunun Mısır sınırları içinde kalan bölümü Nasır Gölü olarak bilinir.

Mısır ve Suriye'den Birleşik Arap Cumhuriyeti'ne

Abdünnâsır'ın siyasi projesi, 1950'lerde Arap milliyetçiliği akımının yükselişiyle birlikte Mısır sınırlarının ötesine uzandı.

22 Şubat 1958'de Mısır ile Suriye'nin birliği "Birleşik Arap Cumhuriyeti" adı altında ilan edildi ve Abdünnâsır bu yeni devletin başkanı oldu; Kahire ise başkent olarak belirlendi.

Birlik, Suriye'nin içinde bulunduğu karmaşık siyasi koşullar ve Arap milliyetçiliğine yönelik artan destek ortamında gerçekleşti; ancak devlet yapısında ve siyasi hayatta geniş kapsamlı değişiklikler de beraberinde geldi.

Suriye ile Mısır arasındaki birlik, 28 Eylül 1961'e kadar sürdü. O tarihte Abdülkerim en-Nahlâvî liderliğindeki Suriyeli subaylar harekete geçerek Şam'ın kontrolünü ele geçirdi ve yaklaşık üç buçuk yıl süren birlik bu şekilde sona erdi.

1967.. Bir dönüm noktası

Haziran 1967 Savaşı, Abdünnâsır döneminin en derin etkiye sahip dönemeçlerinden biri oldu.

Mısır ordusu İsrail'e karşı savaşta yenilgiye uğradı ve Mısır, Sina Yarımadası'nı kaybetti; İsrail ayrıca Batı Şeria, Doğu Kudüs, Gazze Şeridi ve Suriye'ye ait Golan'ı işgal etti.

9 Haziran'da Abdünnâsır televizyondan halka seslenerek sorumluluğu üstlendiğini ve görevinden çekildiğini açıkladı; ancak iktidarda kalmasını talep eden gösterilerin ardından bu karardan geri adım attı.

Yenilginin ardından Mısır, silahlı kuvvetlerini yeniden yapılandırmaya ve silahlandırmaya başladı; bu süreçte Sovyet askeri desteği de genişledi.

Süveyş Kanalı cephesi, İsrail ile giderek tırmanan bir dizi çatışmaya sahne oldu; bu çatışmalar daha sonra Yıpratma Savaşı olarak anıldı ve 1970'teki ateşkese kadar sürdü.

Bu dönemde Kahire ile Moskova arasındaki askeri işbirliği, özellikle hava savunması ve silahlanma alanlarında güçlendi; İsrail'in 1967'de işgal ettiği toprakların geri alınması hedefi ise Mısır siyasetinin gündeminde ön sırada kalmaya devam etti.

Son günler

Eylül 1970'te Ürdün'de Ürdün ordusu ile Filistinli örgütler arasında kanlı çatışmalar patlak verdi; bu olaylar "Kara Eylül" adıyla tarihe geçti.

Abdünnâsır, çatışmaları durdurmak amacıyla Kahire'de acil bir Arap zirvesine ev sahipliği yaptı. Toplantılar, Kral Hüseyin ile Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yaser Arafat arasında bir anlaşmaya varılmasıyla sona erdi.

Zirvenin 28 Eylül 1970'te sona ermesinin ardından Abdünnâsır ağır bir kalp krizi geçirdi ve aynı gün akşam saatlerinde, 52 yaşındayken hayatını kaybetti.

1 Ekim'de Kahire'de düzenlenen cenaze törenine Arap ve yabancı liderler ile heyetlerin katılımıyla devasa kalabalıklar akın etti. Böylece, Özgür Subaylar örgütlenmesi ve Temmuz Devrimi'yle başlayıp yaklaşık 14 yıl süren cumhurbaşkanlığı dönemiyle devam eden bir siyasi dönem sona ermiş oldu.

Kaynak: Alaraby TV