Bozkır'da Bir Prens Hikayesi: Kasım Cömert Tokayev

Araştırmacı Emirhan Yörük, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in Sovyet diplomasi geleneğinden başlayıp ülkenin yeni güç mimarisini kuran liderliğe uzanan siyasal serüvenini Fokus+ için kaleme aldı. 
bozkir-da-bir-prens-hikayesi-kasim-comert-tokayev.jpg

12.03.2026 - 15:51  |  Son Güncellenme:  09.04.2026 - 15:26

Tokayev, 17 Mayıs 1953 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dahilindeki Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin idari merkezi Almatı’da dünyaya geldi. Tokayev, dönemin önde gelen ailelerinden birisine mensuptu; babası Kemal Tokayev, gazetecilik ve yazarlık yapmış tanınan bir isimdi, annesi Turar Shabarbayeva ise Alma-Ata Yabancı Diller Enstitüsü’nde çalışan bir memurdu. 

Kasım Cömert Tokayev’in hayatında babasının yeri oldukça geniştir. Babası, Kazak polisiye edebiyatının kurucusu olmuş ve bu alanda çok sayıda eser kazandırmıştır. Baba Tokayev, Sovyet Polit Bürosu ile de sıkı bağlara sahipti ve Bakir Topraklar Projesi’ne sunduğu katkılardan ötürü madalyayla şereflendirilmişti.  
Kemal Tokayev’in polisiye romanları görünürde suç–adalet hikayeleriydi ama satır aralarında bürokratik yozlaşmayı, insanın iç dünyasındaki çatışmaları işlerdi; kendisini sosyalist ve komünist olarak tanımlamak bu sebeple zordur ama devlete sadakati yüksekti. Kemal Tokayev’in bu sessiz ama ilkeli konumu, oğlu Kasım Cömert’in kişiliğine doğrudan yansımıştır. 


Diplomatlık yolculuğu

1970 yılında SSCB’nin en elit üniversitelerinden, MGIMO’da Uluslararası İlişkiler Fakültesi Asya Çalışma Kolu’na kaydolmuştu; dönemindeki birçok öğrenciden farklı olarak Mandarin dilini seçerek Çin Halk Cumhuriyeti üzerine uzmanlaşmayı planlıyordu. Mezuniyetinin ardından Sovyet Dışişleri Bakanlığı’na 1975 yılında kaydoldu ve ilk yurtdışı görevlendirmesi olarak Singapur’daki Sovyet Büyükelçiliği’ne gönderildi. Yurtdışı görevinin ardından Moskova’ya geri çağrıldı. Moskova’da görevi devam ederken Rus asıllı Ekonomist Nadejda Davıdovna Tokayeva ile 1980 yılında evlendi. 

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev

 
1983’te Dışişleri Bakanlığı tarafından Pekin Büyükelçiliği’ne İkinci Katip Diplomat olarak atandı. 1984 yılında ilk çocuğu Timur Tokayev dünyaya geldi. Tokayev, Emir Timur’dan esinlenmeyle bu ismi verdiğini daha sonrasında açıklamıştı. 1984’ten 1991’e kadar Pekin’deki Sovyet Büyükelçiliği’nde İkinci Katip, Birinci Katip ve Müsteşar görevlerini icra etti. Bu görevler 30’larının başında genç bir diplomat için olağanüstüydü. Çin’de olduğu dönemde, Çin iç siyasetini yakından takip etti ve Çin-SSCB ilişkilerinin geliştirilmesinde görevli çekirdek ekipte yer aldı.

Gorbaçov’un iktidarına, Tokayev gibi teknokrat diplomatlar ilk başta reformcu yönüne dair umutlar beslese de Glasnost’un disiplini, Perestroyka’nın da düzeni yıktığı düşüncesi kısa sürede hakim olmuştu. Daha sonrasında döneme dair eleştirisini “Değişim, disiplinden kopmamalıydı. Bizim hatamız, düzeni bozmadan yenilenmeyi başaramamamızdı.” olarak dile getirmiştir. Ağustos ayında Moskova’da bir darbe girişimi gerçekleşmiş ve ülke siyasetine kaos hakim olmuştur, aralık ayında ise Kızıl Dev resmen tarihe karıştı ve bir devir kapandı. 


Kazakistan’ın kuruluşu

Kazakistan’ın ilk Dışişleri Bakanı Töleutay Süleymenov’un davetiyle ülkeye geldi ve 1992’nin ilkbaharında Bakan Yardımcısı olarak yeni ülkesindeki ilk görevine başladı. Bakan yardımcısı olduğu dönemde yeni politikayı çok yönlü olarak planlamış, tek bir kutba bağlı kalınmaması gerektiğini savunmuştu ve politika bu paralelde ilerliyordu. Tokayev kuruluş dönemindeki performansıyla Nazarbayev’in de gözüne girmiş ve 1994’ün Kasım’ında Dışişleri Bakanı olarak yeni kabinede yerini almıştı. Dışişleri Bakanı olarak ilk icraatlarından birisi Aralık 1994’te Budapeşte Memorandumu’nda nükleer silahları bırakmaya imza atması oldu. 
 
Nazarbayev, Tokayev’in aksine entelektüel çevrelerde değil, taşranın göbeğinden geliyordu yüzden onun liderliği, teoriden değil tecrübeden besleniyordu, farklı Kazakistanların çocuklarıydı. Nazarbayev’in pragmatizmi ve pratik aklı, Tokayev’in diplomatik entelektüelizmini tamamlıyordu. 


Başbakanlık dönemi 

12 Ekim 1999’da Kazakistan Parlamentosu’nun onayıyla Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in kararnamesiyle Kasım Cömert Tokayev, Kazakistan Başbakanı olarak atandı. İktidarının ilk döneminde ciddi reformlarla ve kurumsallaşma hamleleriyle başladı. Tokayev o dönemi ‘’O yıllarda biz kalkınmayı değil, ayakta kalmayı yönetiyorduk.’’ olarak anlatacaktı. 
Kısmi başarılara rağmen sancılar Kazakistan’da azalmıyordu bununla birlikte, Kasım 2001’de bir röportajda Tokayev, Nazarbayev’e yürütme organını baltalamak ve gerekli demokratik reformları engellemekle suçladığı belirli hükümet yetkililerine karşı harekete geçmediği sürece istifa edeceğini belirtti. Güç odakları içindeki çatlaklar görünür hale gelmişti. Bu baskı sonucunda altı kabine üyesi Nursultan Nazarbayev tarafından görevden alındı. Söz konusu kabine üyeleri 18 Kasım 2001’de QDT isimli siyasi bir organizasyon kurmuşlardır. QDT, parlamenter sistem, yerel idarelerde doğrudan seçim, yargı reformu, medya özgürlüğü ve devletin şeffaflığı gibi ilkeleri savunuyordu. QDT’nin aksine Nazarbayev-Tokayev aksı ise daha temkinli ve Rusya katkılı bir ilişkiye yakındı. 

Kazakistan'ın kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev

Nazarbayev-Tokayev ilişkisi, Tokayev’in 28 Ocak 2002’deki iktidarın merkezileşmesini gerekçe göstererek Başbakanlıktan istifa etmesiyle kırılacaktı. Tokayev, QDT’ye karşıydı ama Nazarbayev’in iktidarda tekelleşmesine de razı bir çizgi gütmedi. İstifaya binaen Tokayev dışişleri ve devlet sekreterliği görevine alındı. Bu, onun tamamen dışlanmadığını ve hala rejim içinde konumlandırıldığını gösterir vaziyetteydi. 
 
Bakanlığı süresince Nazarbayev ile uyumlu bir performans gösterdiği düşünülür, basına yansıyan radikal bir ayrım veya siyasi krize bu dönemde pek rastlanmaz. Buna bağlı olarak, 11 Ocak 2007 tarihinde Nazarbayev’in takdiriyle Senato Başkanı olarak görevlendirildi. 


Kazakistan’ın prensi uluslararası arenada 

15 Nisan 2011’e kadar Senato Başkanlığı görevine devam eden Tokayev, uluslararası bağlantılarını canlı tutma ve nükleer silahsızlanma konusundaki sembol isimliğini güçlendirmesinin meyvesini Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi Direktörlüğü teklifiyle almış olacaktı. Görevini bırakırken Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Tokayev’e “Takip ettiğim reformlar yoluna kesinlikle bağlı.” diye belirterek şükranlarını dile getirdi. 11 Mart 2011’de görevine resmen başladı. Uluslararası itibarlı bir kurumda, en önemli görevlerden birine bir Kazak’ın atanması, Kazak halkı için ciddi bir övünç kaynağı olmuş ve sonradan Cumhurbaşkanı olarak ülkesine hizmet edecek Tokayev için en önemli imaj etmenlerinden birine dönüşmüştür. BM’deki görevi 16 Ekim 2013’e kadar sürmüştü, sonrasında Kazakistan Senatosu tarafından oy birliği ile ikinci defa Senato Başkanı olarak seçildi. 


Prens, kralın tahtına göz dikti 

Haziran 2018’de BBC’ye verdiği röportajda Tokayev, ‘’Başkan Nazarbayev’in 2020’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılacağına inanmıyorum çünkü kendisi çok bilge ve tamamen makul biridir. 2020’de, Nazarbayev hariç diğer adaylarla cumhurbaşkanlığı seçimleri olacağını düşünüyorum. Bu benim kişisel görüşüm ama elbette seçime girip girmemek kararı Başkan Nazarbayev’e aittir.” diyerek Nazarbayev’e dair tartışmaları başlattı. Tokayev bu ifadeyle aslında kendisini de potansiyel aday olarak ilan etmişti, kullandığı dil itibariyle de yıkıcı değil saygılı bir ton tutturmuştu. 
 
4 Şubat 2019’da Astana’da bir ev yangınında beş kız kardeşin hayatını kaybetmesi halkta büyük bir öfkeye neden olmuş ve protestolarla sonuçlanmıştı. 21 Şubat 2019’da Nazarbayev, hükümeti görevden aldı ve Başbakan Sagintayev’in kabinesini değiştirdi ama bu klasikleşen Nazarbayev hamlesi çok etkili olmamıştı. 19 Mart 2019’da bir televizyonda ‘’Ülkenin geleceği için yeni nesil liderlerin sorumluluğu üstlenmesi zamanı geldi. Görevimi bırakıyorum ancak ülke ve zaman beni ilgilendirmeyecek değildir, devlet işlerinden ayrılmıyorum.’’ diyerek Nur Sultan istifa etti. Bir istifa olmasının yanı sıra süre gelen döneme dair de bir tahakküm ilanıydı, istifa ediyordu ama yönetimde söz sahibi olmaya devam edecekti. Aynı konuşmada, anayasa hükmüne atıfta bulunarak Senato Başkanı Tokayev’in cumhurbaşkanlığı yetkilerini devralacağını belirtti. Nazarbayev siyasi hayatına Güvenlik Konseyi Başkanı olarak devam edecekti. 

20 Mart 2019 günü Kasım Cömert Tokayev artık Cumhurbaşkanı olmuştu, 9 Nisan’da yaptığı bir duyuruda 9 Haziran 2019’da bir erken seçim yapılacağını resmiyete kavuşturdu. 
 
Seçimlerde Tokayev’in kampanyası istikrar, reform ve “İgılık barşağa” (Herkese refah) kelimeleri etrafında şekillenmişti. Rejim Tokayev’i Nazarbayev çizgisinde bir reformist olarak konumlandırmıştı. 9 Haziran 2019’da sonuçlar açıklandı, %70,96 oy oranıyla Tokayev, %16,23 oy oranıyla ise Qosanov ikinci oldu. Tokayev resmen Kazakistan’ın 2. Cumhurbaşkanı olmuştu lakin bu sonucun arkasında Nazarbayev’e göre az kalan bu oy oranı, ılımlı bir zafer olarak yorumlanmalı. Nazarbayev aslında aynı koltuğu devretmemişti, gücün paylaşıldığı ve yeniden düzenlendiği bir Kazakistan’ın başkanı Tokayev olacaktı, II. Nazarbayev değil.


Gücün sessiz konsolidasyonu 

Yeni dönemin ilk adımlarından birisi başkent Astana’nın isminin, Nazarbayev’e ithafla Nur-Sultan olarak değiştirilmesidir. Tokayev hükümetinin, Nazarbayev’i onore ettiği ve yeni dönemde uyumun sürdürüleceğine yönelik bir mesajıydı. Protestolara neden olan olaylarda kurumların ağır aksaklığını fırsata çevirip hızlı aksiyonlar alarak halkın beklentisi üzerinde ciddi bir popülarite yaratmıştır. 

 Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin

Tokayev Cumhurbaşkanı olduktan sonraki ilk yurtdışı ziyaretini Moskova’ya yaparak önemli bir mesaj vermişti. Tokayev Türkistan coğrafyasında Rusya’sız davranmayacağının mesajının altını çizmişti. Uzmanı olduğu Çin’i de ziyaret etmiş ve Çin’i ‘’Stratejik Ortak’’ olarak nitelendirmiştir. Tokayev gibi bir diplomasi ustası batı dünyasıyla da pek tabi iyi ilişkiler kuracaktı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ülkede ağırlanmış ve demokratik reformlarla alakalı pozitif ifadeler takınmıştı, benzer bir tutumu Donald Trump da sergilemişti. AB ve ABD merkezli şirketlerin Orta Asya’daki en önemli merkezinin Kazakistan olması hiç şüphesiz diplomasinin başarısıydı. Türkiye ve Türk Dünyası ilişkilerini de benimsedi ve ilişkilerin kurumsallaşması yönünde adımlar attı. 

1 Ocak’ta LPG fiyatlarındaki devlet sübvansiyonu kaldırılınca fiyatlar 2 katına çıktı, özellikle batı bölgesinde yaşayan daha kısıtlı ekonomik imkanlara sahip halk tarafında çok ciddi bir tepkiye neden oldu. Hükümet, LPG fiyatını 50 Tenge’ye sabitleme kararı aldı ama bu protestoları yatıştırmak yerine daha da alevlendirdi ve talepler genişledi. Ekonomik ve siyasi reform taleplerine dönüşen protestolar her geçen gün daha da kontrolden çıkıyor ve Kazakistan’ı derin bir krize sürüklüyordu. 
 
OCCRP isminde Amerika merkezli bir medya organizasyonu da Tokayev aleyhinde yolsuzluk iddiaları ortaya atarak protestoların büyümesine yönelik katkı sunmuştur. OCCRP’nin kendi sitesinde yayınlanan verilere göre Açık Toplum Vakfı tarafından fonlandığı geçmekte ve birçok otoriter lider hakkında benzer araştırma sonuçları paylaşmıştır. 
 
Tokayev, Güvenlik Konseyi Başkanlığı’nı yürüten eski Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’i de görevden alarak radikal kararlara imza attı. Nazarbayev’e yönelik bu görevden almanın arkasında, Tokayev’in protestoların büyümesinde Nazarbayev’in çevresinin payı olduğunu düşündüğü de Tokayev’in krizi fırsata dönüştürerek inisiyatif alanını kısıtlayan Nazarbayev’i ve elitlerini tasfiye ettiği de iddia edilmektedir. 
 
Krizden 2 yıl sonra Tokayev bir röportajında “yakın çevresinin siyasi kibri ülkeyi neredeyse yok etmişti” dediği geçmektedir. Bu alınan kararlardan sonra protestoların ateşi daha da harlanmıştı, barışçıl şekilde başlamasına karşın gelinen noktada kamu binalarına yönelik saldırıları ve vandallık noktasına gelmişti. CSTO (Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü) 6 Ocak’ta Tokayev tarafından Kazakistan’a çağrılmış ve konuşlandırılmıştı. CSTO, Post-Sovyet ülkelerini kapsayan askeri bir ittifaktı ve Rusya himayesinde örgütlenmişti. Tokayev’in protestolara yönelik tepkisi sertleşti ve güvenlik güçlerine ‘’uyarıda bulunmadan ateş edebilme’’ talimatı verdi, CSTO’nun da katkısıyla protestolar hızlıca bastırıldı ve ülkenin genelinde olağanüstü hal ilan edildi. Yaşanan protestolarda 200’den fazla kişinin hayatını kaybettiği ve yüzlerce kişinin yaralandığı raporlanmıştır. Tokayev yaşanan süreci ‘’Darbe Girişimi’’ olarak adlandıracaktı. 28 Ocak 2022 tarihinde Nur Otan Partisi olağanüstü kongreye gitti ve Genel Başkan Nursultan Nazarbayev, yerini Kasım Cömert Tokayev’e devretti. Bu, basit bir koltuk değişimi elbette ki değildi. 1 ay gibi bir sürede Tokayev rejimin kontrolünü tamamen eline almıştı. Bu süreç, Tokayev’in fiili iktidarını pekiştirdiği, Nazarbayev eksenli iktidar blokunu geri plana ittiği ve yeni dönemin resmi başlangıcı olarak tarihe geçecekti. 


Kriz sonrası 

Kasım ayında ise olağanüstü seçim kararı alınmış ve gerçekleşen seçimde Tokayev oyunu %70’lerden %81’e çıkararak ezici ve önceki seçime kıyasla daha mutlak sonucu ilan etmiştir. Seçime giden süreçte ve sonuçların ardından Nazarbayev, ailesi ve yakın elitleri Kazakistan’da gücün merkezinden uzaklaştırılmıştır. 

Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaşta çok kutuplu dış politika çizgisini sürdürmüştür. Ambargo kararlarına katılmamış ama Putin ile katıldığı bir konferansta bu savaşa karşı olduğunu ifade ederek politikasını belli etmiştir. Süreç içerisinde barış sürecine olan inancını yinelemiştir. 

Kazakistan yalnızca petrol ve doğalgaz ülkesi değil, kuruluşundan bu yana gösterdiği mesafeyle çehresini değiştiren bir ülke. Gelecek vizyonu, ekonomik anlamda çeşitlenmeyi, nükleeri de içeren enerji dönüşümünü ve kontrollü reform etmenleri arasında şekillenmektedir. Diplomasi alanında da Tokayev’in yönetiminde olmanın avantajıyla çok kutuplu siyaset anlayışını sağlam temeller üzerine oturtmuştur. Orta Asya’nın en refah ülkesi olmasını, yeni kuşağın özgürlük talepleriyle birlikte harmanlaması gerekmekte ve ileriye dönük bir kriz niteliği taşımakta.