Beşşar Esed: Suriye’de İktidardan Çöküşe Uzanan Yol
21.07.2026 - 15:00 | Son Güncellenme: 21.07.2026 - 15:12
Günümüz Orta Doğu’sunda devlet, rejim, dış müdahale ve toplumsal kırılmalar üzerine yapılan her tartışmada Suriye’nin özel bir yeri var. Bu ülkenin son çeyrek yüzyılı, büyük ölçüde Beşşar Esed’in iktidara gelişi, yönetimi sürdürme biçimi ve sonunda rejimin çöküşü üzerinden şekillendi.
2000 yılında babası Hafız Esed’in ardından göreve gelen Beşşar Esed, ilk yıllarda reform beklentileriyle anıldı. Ancak 2011’de başlayan halk hareketleri, kısa sürede Suriye’yi bölgesel ve küresel güçlerin dâhil olduğu yıkıcı bir savaşa sürükledi. 8 Aralık 2024’te Şam’ın kontrolünü kaybetmesiyle birlikte 61 yıllık Baas rejimi ve Esed ailesinin yarım asrı aşan iktidarı sona erdi.
Şam’da başlayan hayat
Beşşar Hafız Esed, 11 Eylül 1965’te Suriye’nin başkenti Şam’da dünyaya geldi. Babası Hafız Esed, 1970’te iktidarı ele geçirerek Suriye’de Baas rejimini güvenlik aygıtı, ordu ve parti yapısı üzerinden tahkim eden isimdi. Beşşar Esed ise ilk yıllarında siyasetin değil, tıbbın içinde görünen bir figürdü.
Gözden Kaçmasın
Şam’da eğitim alan Esed, Şam Üniversitesinde tıp okudu ve göz hastalıkları alanında uzmanlaştı. 1992’de Londra’daki Western Eye Hospital’da eğitimine devam etmek üzere İngiltere’ye gitti. O dönemde Suriye iktidarının doğal varisi olarak görülen kişi Beşşar değil, ağabeyi Basil Esed’di.

İktidara giden beklenmedik yol
Beşşar Esed’in hayatındaki kırılma 1994’te yaşandı. Ağabeyi Basil Esed’in trafik kazasında ölmesi, Beşşar’ın Londra’dan Şam’a dönmesine ve siyasi miras için hazırlanmasına yol açtı. Bundan sonra askerî eğitim aldı, kısa sürede rütbe yükseltti ve babasının ardından rejimin yeni yüzü hâline getirildi.
Hafız Esed’in 10 Haziran 2000’de ölmesinin ardından Suriye Parlamentosu cumhurbaşkanı adaylığı için gereken yaş sınırını düşürdü. Böylece Beşşar Esed’in önü açıldı ve Temmuz 2000’de cumhurbaşkanlığı görevini devraldı (TDV İslam Ansiklopedisi, Suriye maddesinde Esed’in cumhurbaşkanlığını 2001 referandumuyla ilişkilendirirken; Al Jazeera gibi biyografik kaynaklar göreve başlamayı Temmuz 2000 olarak verir).
Reform beklentisinden güvenlik devletine
Beşşar Esed’in iktidara gelişi, Suriye içinde ve dışında bir “yumuşama” beklentisi doğurdu. Genç yaşta iktidara gelmesi, Batı’da eğitim görmüş olması ve ilk yıllarda modernleşme vurgusu yapması bu beklentiyi güçlendirdi. Ekonomide sınırlı açılımlar, özel sektörün alan kazanması ve teknolojik dönüşüm söylemleri bu dönemin öne çıkan başlıklarıydı.
Ancak bu beklenti uzun sürmedi. Siyasi sistemin merkezinde Baas Partisi, istihbarat kurumları ve ordu varlığını korudu. Muhalefet üzerindeki baskılar hafiflemedi, demokratik dönüşüm sınırlı kaldı. Böylece Esed, babasından devraldığı güvenlik merkezli yönetimi yeni dönemin şartlarına uyarlayan bir lider hâline geldi.

2011: Suriye’nin kırılma yılı
2011’de Arap dünyasında başlayan halk hareketleri Suriye’ye de ulaştı. Reform, özgürlük ve siyasi katılım talepleriyle başlayan gösteriler, rejimin sert müdahalesiyle kısa sürede ülke çapında büyük bir krize dönüştü. Suriye’deki süreç, zaman içinde yalnızca iktidar ile muhalefet arasındaki bir mücadele olmaktan çıktı; İran, Rusya, ABD, Türkiye, Körfez ülkeleri ve farklı silahlı yapılar üzerinden bölgesel bir hesaplaşma alanına dönüştü.
Esed yönetimi, protestoları dış destekli bir komplo ve güvenlik tehdidi olarak sundu. Muhalifler ise rejimi kitlesel baskı, tutuklama, işkence ve sivillere yönelik ağır saldırılarla suçladı. Amnesty International, Sednaya Askerî Cezaevi’ne ilişkin raporunda Suriye makamlarının 2011’den itibaren öldürme, işkence, zorla kaybetme ve yok etme fiillerini sistematik biçimde işlediğini belirtti.
Savaşın uluslararası dosyası
Suriye savaşı, kısa sürede 21. yüzyılın en ağır insani krizlerinden birine dönüştü. UNHCR’ye göre 14 yılı aşan çatışma süreci, 13 milyondan fazla Suriyelinin yerinden edilmesine yol açtı; 6,1 milyondan fazla Suriyeli ise Türkiye, Lübnan, Ürdün ve farklı ülkelere sığındı.
Kimyasal silah iddiaları da Esed döneminin en tartışmalı başlıklarından biri oldu. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü bünyesindeki Suriye Gerçekleri Araştırma Misyonu, bugüne kadar 74 iddiayı incelediğini ve 20 olayda kimyasal silahların kullanıldığı ya da muhtemelen kullanıldığı sonucuna ulaştığını açıkladı. Esed yönetimi ise bu suçlamaları reddetti.
Rusya ve İran desteğiyle ayakta kalan rejim
Esed’in iktidarda kalmasını sağlayan en kritik unsurlardan biri, İran ve Rusya’nın desteği oldu. İran, Suriye’yi kendi bölgesel nüfuz hattının merkezlerinden biri olarak gördü. Lübnan’daki Hizbullah bağlantısı ve Irak üzerinden kurulan kara hattı açısından Şam yönetimi Tahran için stratejik önem taşıdı.
Rusya ise 2015’ten itibaren Suriye sahasına doğrudan askerî müdahalede bulundu. Bu müdahale, Esed rejiminin muhalifler karşısında yeniden alan kazanmasında belirleyici rol oynadı. Reuters, Esed’in yıllar boyunca Rus hava desteği ve İran destekli unsurlar sayesinde kaybettiği bölgelerin önemli kısmını geri aldığını, ancak muhalif güçleri tamamen ortadan kaldıramadığını aktardı.
Türkiye açısından Suriye krizi hem insani hem de güvenlik boyutuyla doğrudan etkili oldu. Milyonlarca Suriyelinin Türkiye’ye sığınması, sınır hattındaki istikrarsızlık ve PKK/YPG terör örgütünün Suriye’de alan kazanması, Ankara’nın Suriye politikasının temel başlıkları hâline geldi.

2024’te hızlı çöküş
Uzun yıllar ayakta kalan Esed rejimi, 2024’ün son haftalarında beklenenden çok daha hızlı çöktü. Rejim karşıtı silahlı gruplar kısa sürede Halep, Hama, Humus ve Şam hattında ilerledi. 8 Aralık 2024 sabahı Esed rejimi Şam’ın kontrolünü kaybetti. Rejim güçlerinin Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Şam Uluslararası Havalimanı’ndan çekilmesi, başkentteki iktidar yapısının fiilen dağıldığını gösterdi.
Aynı gün Beşşar Esed ve ailesinin Moskova’ya geçtiği, Rusya tarafından kendilerine sığınma sağlandığı bildirildi. Böylece 1963’ten bu yana Suriye’yi yöneten Baas rejimi, 61 yılın ardından sona erdi.
Suriye için ağır miras
Esed döneminden geriye yıkılmış şehirler, parçalanmış toplumsal yapı, milyonlarca yerinden edilmiş insan ve ağır bir yeniden inşa dosyası kaldı. Dünya Bankası, 2011-2024 arasındaki çatışmaların ardından Suriye’nin yeniden inşa maliyetini 216 milyar dolar olarak tahmin etti. Rapora göre doğrudan fiziksel hasarın en ağır olduğu alanlar altyapı, konutlar ve konut dışı yapılar oldu.
Bu miras sadece Suriye’nin iç meselesi değil. Esed’in düşüşü; İran’ın Levant hattındaki nüfuzu, Rusya’nın Doğu Akdeniz’deki askerî varlığı, Türkiye’nin sınır güvenliği, İsrail’in Suriye sahasındaki hamleleri ve Arap dünyasının Şam’la kuracağı yeni ilişki bakımından bölgesel dengeleri yeniden etkileyen bir gelişme oldu.
Beşşar Esed neden önemli?
Beşşar Esed’i önemli kılan ilk nokta, modern Orta Doğu’da aile iktidarı, güvenlik devleti ve parti rejiminin nasıl iç içe geçtiğini göstermesidir. Esed, kişisel bir devrimle değil, babasından kalan devlet mimarisiyle iktidara geldi. Bu mimari ona uzun süre dayanıklılık sağladı, ancak toplumla rejim arasındaki meşruiyet krizini de büyüttü.
İkinci nokta, Suriye savaşının Esed döneminde yerel bir kriz olmaktan çıkıp uluslararası ilişkilerin ana dosyalarından biri hâline gelmesidir. Rusya’nın askerî müdahalesi, İran’ın bölgesel ağı, ABD’nin Suriye’deki varlığı, Türkiye’nin güvenlik kaygıları ve İsrail’in Suriye sahasındaki operasyonları bu dönemin doğrudan sonuçları arasında yer aldı.
Üçüncü nokta ise Esed’in düşüşünün yalnızca bir lider değişimi değil, Suriye’de 1963’ten beri süren Baas düzeninin çöküşü anlamına gelmesidir. Ancak bu son, Suriye için otomatik bir istikrar başlangıcı değildir. Ülkenin geleceği; geçiş sürecinin kapsayıcılığı, silahlı yapıların durumu, mültecilerin dönüşü, yeniden inşa kapasitesi ve dış aktörlerin tutumuyla şekillenecek.
Beşşar Esed’in portresi, doktorluktan cumhurbaşkanlığına uzanan kişisel bir biyografinin ötesinde, Suriye devletinin nasıl kurulduğunu, nasıl sertleştiğini ve nasıl çöktüğünü gösteren bir dönem anlatısıdır. Bugün Esed’i anlamak, Levant’ta iktidar, meşruiyet, dış müdahale ve toplum arasındaki gerilimi okumak anlamına gelir.