Ahmet Bedrettin Hassun: Başmüftülükten Ömür Boyu Hapse

Esad döneminde Suriye Başmüftüsü olarak görev yapan Ahmet Bedrettin Hassun, savaş yıllarındaki dinî ve siyasi söylemi, rejimle ilişkileri ve muhaliflere karşı kışkırtma suçlamaları nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Ahmet Bedrettin Hassun Başmüftülükten Ömür Boyu Hapse

01.10.2026 - 09:27  |  Son Güncellenme:  01.10.2026 - 13:37

Suriye'nin en üst düzey resmî dinî makamlarından birinden ömür boyu hapse uzanan Ahmet Bedrettin Hassun'un siyasi ve dinî kariyeri, 24 Ağustos'ta Şam'da verilen mahkeme kararıyla yeni bir aşamaya girdi.

Şam'daki 4. Ceza Mahkemesi, Hassun'u iç savaşa ve mezhepsel çatışmaya kışkırtma suçunun yanı sıra insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları kapsamında suçlu bularak ömür boyu hapse mahkûm etti. Mahkeme ayrıca taşınır ve taşınmaz mallarının müsaderesine karar verdi.

Ahmet Bedrettin Hassun, 1949'da Halep'te dinî bir ailede dünyaya geldi. Babası Muhammed Edib Hassun, kentin önde gelen din adamlarından biriydi.

İslami ilimler alanında dinî ve akademik eğitim alan Hassun, Şafii fıkhı alanında doktora yaptı ve Arap edebiyatı eğitimi aldı. Genç yaşta dinî faaliyetlere başlayan Hassun, Halep'teki çeşitli camilerde imamlık ve hatiplik yaptı.

Daha sonra siyasete giren Hassun, 1990'lı yıllarda iki dönem Suriye Halk Meclisi üyeliği yaptı.

Suriye'nin en üst düzey dinî makamına yükseldi

Hassun, 2002'de Halep Müftüsü olarak atandı. 2005'te ise Şeyh Ahmed Kiftaru'nun ardından Suriye Başmüftülüğü görevine getirildi.

Başmüftülük makamının 2021'de kaldırılmasına kadar ülkenin en üst düzey resmî dinî mercilerinden biri olarak görev yaptı.

Bu dönemde dinler arası diyalog ve kültürler arası yakınlaşmayı konu alan çok sayıda uluslararası konferans ve etkinliğe katıldı. Kendisini birlikte yaşama ve diyalog savunucusu olarak tanıtan Hassun, çeşitli İslami kurumlarda danışmanlık ve medya görevleri de üstlendi.

2011 sonrası Esad yönetimine destek verdi

2011'de Suriye'de başlayan protestoların ardından Hassun, Beşşar Esad yönetimini destekleyen bir tutum benimsedi.

Gösterileri dış kaynaklı bir komplo olarak nitelendiren ve protestoları yurt dışından desteklenen silahlı gruplarla ilişkilendiren resmî söylemi savundu.

Hassun, devlet medyasında yaptığı açıklamalarda rejim güçlerinin muhalif bölgelerde yürüttüğü askerî operasyonlara destek verdi ve askerî ve güvenlik kurumlarının yanında olduğunu birçok kez dile getirdi.

Savaş yıllarında yaptığı bazı açıklamalar, muhalifler ve insan hakları savunucuları tarafından sivillere ve rejimin kontrolü dışındaki bölgelere karşı kışkırtıcı olarak değerlendirildi.

Bu nedenle Hassun, muhalif çevrelerde ''Varil Müftüsü'' olarak anılmaya başlandı. Bu ifade, rejimin fıçı bombalarının kullanıldığı operasyonlarına verdiği destekle ilişkilendirildi.

Hassun'un Suriyeli mültecilere yönelik açıklamaları da tartışmalara yol açtı.

2011'de Suriye'nin dış saldırıya uğraması hâlinde şiddetin Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) taşınabileceğini söylemesi uluslararası tepki çekti.

Mart 2025'te gözaltına alındı

Beşşar Esad yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından, savaş yıllarında rejimle bağlantılı faaliyetleri nedeniyle soruşturulan isimler arasında Hassun da yer aldı.

Suriye makamları, Hassun'u Mart 2025'te ülkeyi terk etmeye çalışırken gözaltına aldı.

Hakkındaki davanın ilk duruşması ise 25 Haziran 2026'da Şam'daki 4. Ceza Mahkemesinde görüldü.

Dava, Hassun'un savaş yıllarındaki dinî ve siyasi söylemine, eski rejimin güvenlik ve askerî yetkilileriyle ilişkilerine, askerî operasyonlara ve rejim yanında savaşan kişi ve yapılara verdiği desteğe odaklandı.

İddia makamı, Hassun'un rolünün yalnızca siyasi açıklamalarla sınırlı kalmadığını, ordu ve güvenlik birimleri önünde verdiği derslerin de muhaliflere karşı savaşın sürdürülmesine yönelik kışkırtma niteliği taşıdığını savundu.

Deliller beş başlıkta toplandı

Suriye İnsan Hakları Ağı Direktörü Fazıl Abdülgani, Hassun davasının doğrudan ihlalleri gerçekleştiren askerî veya güvenlik görevlilerinden farklı olarak söylem ve siyaset alanında faaliyet gösteren bir aktörü hedef aldığı değerlendirmesinde bulundu.

Abdülgani, Hassun'un dinî söylemi siyasi kışkırtma amacıyla kullandığını savunarak, hakkındaki delillerin beş ana başlık altında toplandığını belirtti.

Bunlar arasında eski rejimin önde gelen isimleriyle ilişkileri, ordu ve güvenlik kurumları önündeki konuşmaları, medya açıklamaları, Rusya ve İran'ın Suriye'ye müdahalelerine verdiği destek ile savaş suçlarıyla suçlanan askerî isimlerle ilişkileri yer aldı.

Dava geçiş dönemi adaleti tartışmalarını gündeme taşıdı

Hassun'un yargılanması, savaş dönemindeki dinî ve siyasi söylemin cezai sorumluluk kapsamına girip girmeyeceğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.

Yargılamayı destekleyenler, bir din adamının makamını ve dinî söylemini şiddeti desteklemek veya teşvik etmek amacıyla kullanmasının, özellikle bu söylemin askerî ve güvenlik kurumlarına yönelik olması hâlinde cezai sorumluluk doğurabileceğini savunuyor.

Eleştirmenler ise adil yargılanma güvenceleri, iddia ve savunma makamlarının delil sunma imkânlarının eşitliği ve eski rejimi destekleyen tüm isimler hakkında ortak hukuk standartlarının uygulanması gerektiğine dikkati çekiyor.

24 Ağustos'ta verilen ömür boyu hapis kararıyla Hassun'un başmüftülük makamından mahkeme salonuna uzanan siyasi ve dinî kariyerinde yeni bir dönem başladı. Savaş yıllarındaki rolü ve kışkırtıcı söylemin cezai sorumluluk sınırları ise Suriye'deki geçiş dönemi adaleti tartışmalarının başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

 

Kaynak: AlArabyAlJadeed