Zamir ve Laricani Lübnan’da: Tansiyon Yükseliyor!
14.08.2025 - 17:00 | Son Güncellenme: 14.08.2025 - 17:07
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, 12 Ağustos 2025 Çarşamba günü, geçtiğimiz Eylül ayında Hizbullah’la yaşanan son savaşın ardından İsrail’in işgali altında tuttuğu Güney Lübnan’daki bölgelere saha ziyareti gerçekleştirdi. Aynı saatlerde ise İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Beyrut’ta temaslarda bulunuyordu.
Zamanlama ve semboller açısından dikkat çeken bu tablo, tarafların sınır ötesi siyasi ve güvenlik mesajlarını aynı anda vermeye çalıştığını gösteriyor.
Güney Lübnan’dan sert mesajlar
Zamir'in Lübnan topraklarından yaptığı açıklamalar meydan okuma tonundaydı. Kuzeydeki güvenlik dengelerini değiştirdiklerini öne sürdü ve “İsrail, tehditlerin geri dönmesine izin vermeyecek” dedi.
Zamir, İsrail ordusunun 27 Kasım 2024'teki ateşkes anlaşmasından bu yana yaklaşık 600 hava saldırısı gerçekleştirdiğini ve 240'tan fazla kişiyi etkisiz hale getirdiğini belirtti. Bu durum, İsrail'in pratikte ateşkese uymadığını, aksine yüksek tempoda askeri faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkça itiraf etmesi anlamına geliyor.
Zamir, konuşmasında sadece Lübnan'dan bahsetmekle kalmadı, aynı zamanda Gazze, Suriye, Yemen ve Batı Şeria’da eş zamanlı operasyonlara değindi, ayrıca İran’daki gelişmelerin yakından izlediklerini ifade etti.
Laricani’nin Beyrut’ta Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Başbakan Nawaf Salam ve Meclis Başkanı Nebih Berri ile görüşmeler yaptığı saatlerde Zamir, Güney Lübnan’da sahadaydı.
Bu, İsrail’in “Lübnan’dayız, Hizbullah’ın yeniden güç kazanmasına izin vermeyeceğiz, rakiplerimizin her adımını an be an izliyoruz ve uygun gördüğümüzde sahada varlığımızı gösteririz” mesajı olarak yorumlandı.
İsrail, Zamir’in ziyaretiyle hem askeri varlığını hem de Güney Lübnan’daki beş işgal noktasında Eylül’den bu yana kalıcı güç bulundurduğunu hatırlatmış oldu. Kısacası bu gezi, sadece bir saha turu değil; bölgede süren siyasi ve askeri mesaj savaşının parçasıydı.
Ateşkese rağmen saldırılar sürüyor
Sahadaki tablo, geçen kasım sonunda varılan ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.
İsrail’in güney ve Bekaa Vadisi’ne yönelik hava saldırıları neredeyse her gün devam ediyor.
Öte yandan, Bent Cebil bölgesindeki Hadasa beldesinde bir araca düzenlenen SİHA saldırısında bir kişi hayatını kaybetti. Daha önce de Sur kentine bağlı Zbikin’de bir motosiklete yapılan saldırıda iki kişi yaralanmıştı.
Hizbullah'ın silahı savaşı yeniden alevlendirebilir
Bu sıcak gelişmeler, Lübnan’da haftalardır süren iç tartışmaların tam ortasında yaşandı.
Hükümet, Hizbullah’ın silahlarını toplamak için ordudan zaman çizelgesi oluşturmasını talep etti.
Bu adım, ABD’li arabulucu Tom Barrack’ın sunduğu, Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve İsrail’le güvenlik düzenlemeleri öngören planla uyum içinde.
Hizbullah’tan beklenen sert tepki gecikmedi. Karar “büyük bir hata” olarak nitelendi ve “yok hükmünde” ilan edildi.
İsrail ise bu süreci kendi lehine çevirmenin yollarını arıyor. Lübnan hükümeti bu planı hayata geçirirse, Tel Aviv bunu sınırdaki çatışma kurallarını yeniden düzenleme yönünde bir adım olarak çerçeveleme fırsatı bulabilir.
Öte yandan Hizbullah bunu stratejik gücünün en önemli unsurlarından mahrum bırakma girişimi olarak görüyor.
İran da sahada
Laricani’nin ziyareti, İran’ın Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına karşı çıkan sert açıklamalarının hemen ardından geldi.
Tahran, Hizbullah’ın silahını “İsrail’e karşı bölgesel caydırıcılığın temel unsuru” olarak görüyor.

Laricani’nin Beyrut’tan verdiği mesajları da oldukça sertti ve İsrail için “yırtıcı hayvan” benzetmesi yaptı.
Öte yandan Lübnanlı yetkililerin açıklamaları ulusal egemenliği savunma ve İran dahil her türlü dış müdahaleyi reddetme niteliği taşıyordu.
Laricani’nin ziyareti, Lübnan’ın hâlâ Tahran ve Tel Aviv arasındaki güç mücadelesinin açık sahası olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu da gösteriyor ki, bölgede gerçek bir sakinleşme için kırılgan ateşkes anlaşmalarından çok daha fazlası gerekiyor.