Tayfun Füzesi, İsrail'i Neden Bu Kadar Telaşlandırdı?

Türkiye’nin IDEF 2025’te Tayfun Blok-4 ve birçok yeni savunma sanayi ürününü tanıtmasına ek olarak Suriye’nin terörle mücadele için Türkiye’den destek istemesi İsrail gündemine yansıdı. Peki ya, Tayfun füzesi, İsrail'i neden bu kadar endişelendirdi? İşte detaylar...
Tayfun Füzesi, İsrail'i Neden Bu Kadar Telaşlandırdı

25.07.2025 - 18:06  |  Son Güncellenme:  03.09.2025 - 16:39

Roketsan’ın, 103 ülkeden ve 1.300'den fazla savunma şirketinin katıldığı 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2025) ilk kez sergilediği 6 ürünün tanıtımını gerçekleştirmesine paralel olarak Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan ‘‘Eurofighter’’ mutabakat zaptı İsrail medyasında büyük yankı buldu.

Defense Blog'da yer alan bir başka habere göre ise, Almanya da Türkiye'nin 40 Eurofighter uçağı satın alma talebini onayladı.

Öte yandan Türkiye’nin NATO üyesi olmasına ve doğrudan bir tehdit olarak görülmemesine rağmen, İsrail bu hamleleri yakından takip ettiği biliniyor.

İsrail muhalefet lideri Lapid’den sert müdahale


İsrail merkezli haber ajanslarında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından kaynaklanan İsrail ile yaşayan siyasi gerginliğe rağmen, bu durum askeri bir çatışmaya yol açmamasına dikkat edilmesi gerektiği belirtildi. Aynı zamanda, son günlerde Türkiye'nin güvenlik alanındaki çeşitli hamlelerinden biri olan Suriye’nin terörle mücadeleye karşı Türkiye’den destek istemesi, İsrail eski Dışişleri Bakanı ve muhalefet lideri olan Yair Lapid'in de tepkisine yol açtı.

Lapid, Türkiye'nin halihazırda Orta Doğu'nun en güçlü donanmasına sahip olduğunu ve hava kuvvetlerini İsrail'e karşı dengelemeye çalıştığını söyledi. Lapid ayrıca, İsrail hükümetini anlaşmayı engellemek için uygun adımlar atmamakla da suçladı:

‘’İsrail'in düzgün işleyen bir Dışişleri Bakanlığı veya normal bir hükümeti olsaydı, Almanya ve İngiltere'nin Türkiye'ye "Eurofighter Tayfun Blok-4 " uçağı satışı için anlaşma yapmasını çoktan engellemiş olurdu.’’

Hay Eytan Yanarocak’ın tepki çeken açıklamaları


Geçtiğimiz çarşamba günü, Türkiye düşmanlığıyla bilinen ve kendisi de Türk Yahudisi olan Hay Eytan Yanarocak’ın İsrail merkezli C14 haber kanalına konuk olarak verdiği röportajda yaptığı açıklamalar, Türk medyasında büyük tepkilere yol açtı:

‘’Türkiye, İran ile İsrail devleti arasındaki son savaştan dersler çıkardı. Türkiye, İran değil ve nasıl caydırıcılık tesis edeceğini iyi biliyor. Ve burada açıkça güç gösterisi yapmak istiyorlar.’’

IDEF 2025 fuarından da bahseden Yanarocak, Tayfun Blok-4 füzesinin menzili hakkında da açıklamalarda bulundu:

‘’Bu füzenin menzili yaklaşık olarak 180 kilometre olacak. Tahminler bu yönde. Ve şu an halihazırda ellerinde 560 kilometre menzile ulaşabilen bir füze var. Diyelim ki bu füzeyi Türkiye’nin güneyine yerleştirdiler, bu durumda bu menzil İsrail’in Beer Sheva şehrine kadar bile ulaşabilir.’’

Yanarocak ‘’ Peki bu konuda İsrail olarak ne kadar endişelenmeliyiz?’’ sorusuna ise özellikle 7 Ekim’den sonra hiçbir tehdidin göz ardı edilemeyeceği konusunda uyardı:

‘’ Özellikle 7 Ekim’den sonra hiçbir tehdidim göz ardı etmemeliyiz. Çünkü dürüst olmak gerekirse, (saldırı) sanki bizim başımıza hiç gelmeyecekmiş gibi davranıyoruz. Bu füze bölgedeki her rakip ya da düşman için caydırıcı bir unsurdur. Diyelim ki önceki versiyonu Atina’ya kadar ulaşabiliyor. Bu füzeyle Yunanlıları ve Ermenileri tehdit ettiler bile. Dolayısıyla Türkiye, nasıl caydırıcılık oluşturacağını biliyor. Ve burada güç gösterisi yapıyor. Aynı zamanda silahlanma yarışı da başlatıyor."

 

Programdaki diğer katılımcılar Türkiye’nin NATO’dan çıkarılması konusunu gündeme getirdiklerinde ise Yanarocak açıkça bunun İsrail lehine olmayacağını dile getirdi:

‘’Türkiye’nin NATO ile ilişkileri oldukça karmaşık. Diğer yandan NATO’da üyelikten çıkarma mekanizması yok. Yani medyada duyduğunuz bu söylemler, hepsi popülizm.  Böyle bir mekanizma yok. Üyelikten çıkarılamaz ve ayrıca, ben de Batı’nın gerçekten Türkiye’yi NATO’dan atmak istediğine pek inanmıyorum. Çünkü böyle bir adım Türkiye’yi basitçe Rusya ve Çin’in kucağına iter ve onlar da bunun olmasını pek istemezler.

Türkiye son derece stratejik bir konumda yer alıyor. İran’la sınırı var. Örneğin son savaşımız İran’la güneydoğu Türkiye’deydi. ? Türkiye’nin o bölgesinde çok gelişmiş bir NATO radar sistemi bulunuyor. Bu radarın tüm verileri Amerikan Merkez Komutanlığı’na gidiyor. Ve oradan da nereye gidiyor tahmin edebilirisiniz. Kesinlikle Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığı Operasyon Merkezi’ne. Peki neden böyle bir kaynağı kaybedelim?’’

Türk medyasından pek çok eleştiri geldi


Özellikle haberi izleyen, Yanarocak’ın ‘’Kürecik’’ telaffuzunun bir Türk kadar düzgün olduğunu fark eden izleyiciler büyük şaşkınlık yaşadı. Doğumundan üniversite eğitiminin sonuna kadar Türkiye’de yaşayan ve Türk vatandaşlığı bulunan Yanarocak ise bu durumu oldukça normal karşılıyor.

 

Sonuç olarak...


Türkiye’nin savunma sanayiindeki son hamleleri, sadece teknolojik bir atılım olarak değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri etkileyecek stratejik bir gelişme olarak da değerlendirilmelidir. 

Tayfun Blok-4 füzesinin tanıtımı, IDEF 2025 fuarında öne çıkan sistemlerle birlikte, İsrail gibi aktörler nezdinde dikkatle takip edilen bir sürecin parçası haline gelmiştir. Özellikle İsrail medyası ve siyasi figürlerin sert çıkışları, bu gelişmelerin yalnızca askeri değil, aynı zamanda diplomatik ve psikolojik etkileri de beraberinde getirdiğini göstermektedir. 

Türkiye'nin NATO üyeliği, Avrupa ile savunma iş birliği ve Orta Doğu'daki pozisyonu göz önüne alındığında, bu tür gelişmelerin yankısı sadece bölgesel düzeyde değil, küresel güvenlik politikaları açısından da önem arz etmektedir.