Süveyda’da Kritik Eşik: Barış mı, Zorunlu Göç mü?

Resmi açıklamalarda her ne kadar amaç “gerilimi düşürmek” ve “toplumsal huzuru sağlamak” olarak ifade edilse de, Süveyda’da son gelişmeler hem güvenlik hem de siyasi boyutlarıyla ciddi tartışmalara neden oldu. Peki ya, bu bir “zorunlu göç” mü? Yoksa süveyda’daki olayların yatıştırılması ve barışın sağlanması için yapılan geçici bir hamle mi? İşte ayrıntılar...
Süveyda’da Kritik Eşik: Barış mı, Zorunlu Göç mü

23.07.2025 - 14:36  |  Son Güncellenme:  05.09.2025 - 10:25

Sabah saatlerinde alışılmadık bir manzara


21 Temmuz 2025 Pazartesi sabahı, günlerdir Süveyda kentinde tutulan Bedevi aşiretlerinden ilk aile grubu, Dera’ya doğru yola çıktı. 

Bu tahliye, kent tarihinde bir ilk olarak kayda geçti. İlk etapta 350 kişinin bölgeden ayrıldığı bildirildi.

Suriye Enformasyon Bakanlığı’ndan Ali Rifai, toplamda 1500 kişinin tahliye edilmesinin planlandığını açıkladı.

(Süveyda Emniyet Müdürü Tümgeneral Ahmed ed-Dalati.)

Bu gelişme, Süveyda Emniyet Müdürü Tümgeneral Ahmed ed-Dalati’nin, “Bedevi aşiret ailelerinin serbest bırakılması yönünde bir uzlaşmaya varıldığını” duyurmasının hemen ardından geldi.

Bir gün önce ise ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barak, yerel saatle 17:00’de taraflar arasında ateşkesin yürürlüğe girdiğini açıklamıştı. Barak ayrıca sıradaki adımın esir değişimi olacağını ve bu yöndeki lojistik hazırlıkların sürdüğünü belirtti.

Şam yönetimi yendini ‘Garantör’ olarak sunuyor


Suriye hükümeti, bu gelişmeleri bir “uzlaşı ve devlet garantörlüğü” olarak sunmaya çalışıyor. Tümgeneral Dalati, “Rehin ailelerin serbest bırakılmasının, devletin gerilimi azaltma çabalarının bir sonucu olduğunu” söyledi. Hükümetin mesajı netti: “Ulusal birliği ve halkın güvenliğini önemsiyoruz.” dedi.

Tahliye sırasında Süveyda ilinin sınırları dışında ve Dera’daki iç güvenlik birimleri yoğun önlem aldı.

Bu, sadece güvenlik açısından değil, Özellikle son dönemlerde Süveyda’da yaşanan olaylar göz önüne alındığında, olayın sembolik değeri bakımından da hükümetin operasyona verdiği önemi gösteriyor. 

Aşiretlerden şartlı geri adım


Suriye Kabîleler ve Aşiretler Konseyi, hızlıca ateşkese uyacağını ve savaşçılarını kentten çekeceğini Ancak “Anlaşma ihlal edilirse sert yanıt veririz.” duyurdu.

(Suriye Kabîleler ve Aşiretler Konseyi.)

Bu açıklama bir yandan geçici bir sükunet sağlasa da, öte yandan Süveyda’daki silahlı gruplarla aşiretler arasında derin bir güvensizlik olduğunu da gözler önüne seriyor. Kısacası, gerginlik her an yeniden tırmanabilir.

Sosyal medyada tepkiler sert: "Bu bir göçtür"


Sosyal medya kullanıcıları yaşananlara sert tepki gösterdi. Pek çok kişi, bunun Beşar Esad sonrası dönemde Suriye’de yaşanan ilk zorunlu göç olduğunu savundu. 

(Yerinden edilen bedevi aşiretlerini taşıyan otobüsler.)

Tepkilerde öne çıkan nokta, Bedevi aşiretlerinin adeta zorla Süveyda’dan çıkarıldığı ve bu sayede kentte yeni bir demografik yapı kurulmak istendiği yönündeydi.

Bazı aktivistler ise bu süreci, Suriye’nin son yıllarda tanık olduğu “demografik değişimi” politikalarıyla karşılaştırdı.

Süveyda’da güç dengeleri sarsılıyor


Yıllardır çatışmalardan görece uzak kalan Süveyda, bugün bambaşka bir dönemece girmiş durumda. 

Son gelişmeler, bölgede yeni aktörlerin yükseldiğini ve yerel güç dengelerinin sarsıldığını gösteriyor.

Bazı grupların Esad sonrası dönemi fırsata çevirerek yeni bir düzen kurma peşinde olduğu yorumları yapılıyor. Bu yeni denklemde, özellikle Bedevi aşiretlerin varlığının azaltılması, bölgedeki siyasi ve coğrafi kontrol stratejisinin bir parçası olabilir.

Sakinleştirme kılıfıyla göç mü?


Resmi açıklamalarda tahliyenin yalnızca “gerilimi düşürmek” için yapıldığı ve aşiret üyelerinin “güvenli şekilde evlerine döneceği” vurgulansa da, sahadaki tablo bu ifadeleri sorgulatıyor.

Tümgeneral Dalati’nin “Herkes evine dönecek” sözü kulağa iyi gelse de, toplumdaki kutuplaşma ve sahadaki belirsizlik bu vaadin hemen gerçekleşmeyeceğine işaret ediyor.

Kilit soru: Bu gönüş gerçekten olacak mı?


Tüm gözler şimdi şu soruda: Bu aileler gerçekten evlerine dönebilecek mi?

Yoksa bu olay, Suriye’de Esad sonrası dönemin ilk büyük göç dalgası olarak mı tarihe geçecek?