Suudi Arabistan Sertleşti, Sahada Tansiyon Yükseldi: Hadramut’ta Ne Oluyor?

Yemen’in en stratejik vilayetlerinden Hadramut’ta tansiyon hızla yükselirken, hükümet ile Güney Geçiş Konseyi arasındaki gerilim açık çatışma eşiğine geldi. Suudi Arabistan’ın sert çıkışı ve sahadaki askeri hamleler, krizin artık siyasi pazarlıkların ötesine geçtiğini gösteriyor.
Redhwan Al-khutabi
Suudi Arabistan Sertleşti, Sahada Tansiyon Yükseldi Hadramut’ta Ne Oluyor

03.01.2026 - 16:09  |  Son Güncellenme:  06.01.2026 - 14:10

Yemen’in en büyük ve jeopolitik açıdan en hassas vilayetlerinden biri olan Hadramut, ülke krizinde tehlikeli bir dönemece girmiş durumda. Yaşananlar, Yemen’deki krizin artık kırılgan dengeleri yönetme aşamasından çıkıp, aynı cephede yer aldığı varsayılan aktörler arasında açık bir çatışma sürecine evrildiğini gösteriyor. Uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümeti ile Güney Geçiş Konseyi (GGK) arasındaki son gerilim, artık basit bir siyasi anlaşmazlık olmanın ötesine geçmiş durumda. Bu tablo, Başkanlık Konseyi içindeki ortaklığın geleceğini ve Arap Koalisyonu’nun, özellikle de Suudi Arabistan’ın, Yemen’in güneyindeki çatışma hatlarını kontrol altında tutma kapasitesini doğrudan test ediyor.

Suudi Arabistan’dan eşi görülmemiş suçlamalar, kırmızı çizgiler aşılıyor

Başkanlık Konseyi’nin kurulmasından bu yana ilk kez Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Cabir, bu denli açık ve sert bir dille Güney Geçiş Konseyi Başkanı Aidarus ez-Zübeydi’yi hedef aldı. Al Cabir, Zübeydi’yi gerilimi düşürme çabalarını baltalamakla, kişisel ve mali çıkarlara dayalı özel gündemler izlemekle ve ülkenin en üst yürütme organının bir üyesi olarak konumuyla çelişen tek taraflı kararlar almakla suçladı.

Bu açıklamaların önemi sadece içeriğinden değil, zamanlamasından ve bağlamından da kaynaklanıyor. Zira söz konusu çıkış; Hadramut’ta sahadaki tansiyonun yükseldiği, Aden Havalimanı’nın kapatıldığı ve resmi bir Suudi heyetin kabul edilmediği bir dönemde geldi. Riyad, bu adımları, Riyad Anlaşması’nın hamisi ve uzlaşının garantörü olarak kendi rolüne açık bir meydan okuma olarak değerlendiriyor. Bu noktadan sonra Suudi Arabistan artık sadece tarafsız bir arabulucu değil; doğrudan hedef alındığını ve nüfuzunun sorgulandığını düşünen bir aktör konumunda.

Hadramut Çatışmanın merkezi

Hadramut’un çatışma sahası olarak seçilmesi tesadüf değil. Vilayet; petrol, limanlar gibi kritik ekonomik kaynaklara sahip olmasının yanı sıra, Yemen’deki keskin kutuplaşmadan görece uzak, güçlü bir kabile ve toplumsal yapıyı barındırıyor. Ayrıca Umman Denizi’ne açılan stratejik bir kapı konumunda. Bu çerçevede, Riyad ve Yemen hükümetinin tanımına göre Güney Geçiş Konseyi’nin Hadramut ve Mehri’deki askeri hamleleri, mutabık kalınan sınırların ötesine geçerek nüfuz alanını genişletme girişimi olarak görülüyor. Bu adımlar, çatışmayı siyasi güneyden coğrafi güneye taşıma anlamı da taşıyor.

Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi

Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi’nin, Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi’yi Vatan Kalkanı Güçlerinin başına ataması ve kendisine geniş yetkiler vermesi ise, vilayette güvenlik dosyasını kesin biçimde ele alma niyetinin bir göstergesi olarak okunuyor. Bu karar iki önemli mesaj içeriyor: İlki, Güney Yemen meselesi gerekçesiyle devlet dışı güçlerin sahada genişlemesinin önünü kesmek. İkincisi ise, devletin Suudi Arabistan’ın desteğiyle krizi yönetme politikasından düzen dayatma politikasına geçtiğini açıkça ilan etmek.

Askeri üslerin devir alma operasyonu

Hadramut Valisi ve Yemen’deki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi, cuma günü askeri üslerin devralınması operasyonunun başlatıldığını duyurdu. Hanbeşi, operasyonun askeri noktaların barışçıl ve düzenli şekilde teslim alınmasını hedeflediğini ve yalnızca kışlalar ile askeri tesislere yönelik olduğunu vurguladı. Aynı saatlerde Suudi Arabistan’ın, Güney Geçiş Konseyi güçlerine ait bazı noktalara hava saldırıları düzenlemesi ise dikkat çekti.

Hanbeşi’nin açıklamaları, siyasi olarak operasyonun herhangi bir tarafı hedef almadığı, aksine silahı devre dışı bırakarak Hadramut’un kaosa sürüklenmesini önlemeyi amaçlayan “önleyici” bir adım olduğu şeklinde sunuldu. Ancak sahadaki gelişmeler, yaşanan çatışmalar ve hava saldırıları, tablonun bundan çok daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Gelinen noktada, niyet ne olursa olsun bu operasyon, güneyin en kritik bölgelerinden birinde Güney Geçiş Konseyi’nin nüfuzuyla doğrudan bir hesaplaşmaya dönüşmüş durumda.

Öte yandan Güney Geçiş Konseyi, yetki tartışmasını bir varoluş mücadelesi olarak çerçeveleyen kimlik ve seferberlik söylemini devreye sokuyor. Bu dil, özellikle tarihsel olarak denge ve silahlı çatışmalardan uzak durmasıyla bilinen Hadramut’ta toplumsal barış açısından ciddi riskler barındırıyor.

Peki olaylar nereye gidiyor?

Hadramut’ta yaşananlar geçici bir krizden çok daha fazlasına işaret ediyor. Ortada, Yemen’deki bölgesel rol ve nüfuz sınırları üzerine yürüyen açık bir güç mücadelesi var. Suudi Arabistan ve Yemen hükümeti, Husilere karşı olan cephenin dağılmasını engellemekte ve güvenlik kararlarının tek merkezden çıkmasını tehdit eden tek taraflı adımlara set çekmekte kararlı görünüyor. Buna karşılık Güney Geçiş Konseyi ise, yerel nüfuz ağları ve açıkça dile getirilmeyen bölgesel desteklere yaslanarak sahada yeni fiili durumlar oluşturma hesabı yapıyor. Bu bilek güreşinin nasıl sonuçlanacağı ise, sadece Hadramut’u değil, Yemen’in tamamındaki dengeleri etkileyecek gibi görünüyor.