Şam ile SDG Arasında Tarihi İmza: 14 Maddelik Anlaşma Neleri İçeriyor?
19.01.2026 - 17:11 | Son Güncellenme: 28.01.2026 - 09:46
Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG/SDG arasında örgütün orduya tam entegrasyonu ve kapsamlı ateşkes konusunda anlaşma imzalandı.
Suriye’de iç savaşı sona erdirme ve devlet otoritesini ülke genelinde tesis etme çabaları kapsamında imzalanan 10 Mart Anlaşması, taraflar arasındaki en kapsamlı mutabakat.
Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi’nin imzasını taşıyan anlaşma topyekün ateşkes, kurumsal entegrasyon ve anayasal haklar gibi kritik başlıkları içeriyor.
Entegrasyon anlaşmasında öne çıkanlar: 14 madde
Anlaşma, Suriye’nin kuzeydoğusundaki özerk yapıların kademeli olarak merkezi hükümete bağlanmasını ve Kürt toplumunun anayasal statüsünün güvence altına alınmasını hedefliyor.
Suriye resmi haber ajansı SANA'ya göre anlaşmanın tam metni şöyle:
1. Yeniden konuşlandırmaya bir ön adım olarak Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes ilanı ve SDG’nin tüm askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi.
2. Deyrizor ve Rakka illerinin idari ve askeri olarak tamamen ve derhal Suriye hükümetine devredilmesi. Buna, tüm sivil kurum ve tesislerin devri ile Suriye devletinin ilgili bakanlıklarında görevli mevcut çalışanların kadroya alınması için derhal kararnamelerin çıkarılması ve hükümetin, iki vilayette SDG'nin savaşçıları ve sivil kurum çalışanları hakkında herhangi bir işlem yapılmaması taahhüdü dahildir.
3. Haseke ilindeki tüm sivil kurumların, Suriye devletinin kurumları ve idari yapılarına entegre edilmesi.
4. Suriye hükümeti, kaynakların Suriye devletine dönmesini sağlamak için Suriye güvenlik güçleri tarafından korunması suretiyle bölgedeki tüm sınır geçişlerinin, petrol ve doğal gaz alanlarının kontrolünü ele alacaktır.
5. Kürt bölgelerinin özel durumunu göz önünde bulundurarak, gerekli güvenlik incelemesinin ardından, tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin "bireysel" olarak Suriye Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yapılarına tamamen entegre edilmesi, bu kişilere askeri rütbeler, mali haklar ve lojistik gereksinimler sağlanması.
6. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) liderleri/liderliği, eski rejimin kalıntılarını saflarına katmaktan kaçınmayı ve Suriye'nin kuzeydoğu bölgelerindeki eski rejim yetkililerinin listesini sunmayı taahhüt eder.
7. Siyasi katılım ve yerel temsilin garantisi olarak, Haseke Valiliği görevine atanacak adayı belirleyen bir başkanlık kararnamesinin yayınlanması.
8. Ayn el-Arab (Kobani) bölgesinden ağır askeri varlığın çekilmesi, kentin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün kurulması ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı yerel bir polis teşkilatının korunması.
9. DEAŞ tutukluları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve tesislerin güvenliğini sağlayan güçlerin Suriye hükümetiyle entegre edilmesi, böylece Suriye hükümetinin bunlar üzerinde tam hukuki ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi.
10. Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla, merkezi devlet yapısı içinde üst düzey askeri, güvenlik ve sivil görevlere atanmak üzere SDG liderliği tarafından sunulan aday listesinin kabul edilmesi.
11. Kültürel ve dille ilgili hakların tanınmasını ve kayıt dışı/vatansız kişiler ve önceki on yıllarda biriken mülkiyet hakları talepleri dahil olmak üzere, hak temelli ve vatandaşlık konularında çözülmemiş sorunların ele alınmasını öngören 2026 tarihli 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin memnuniyetle karşılanması.
12. SDG, egemenliğin ve bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla Suriyeli olmayan tüm PKK lider ve üyelerini Suriye Arap Cumhuriyeti dışına çıkarma taahhüdünde bulunur.
13. Suriye devleti, bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlamak amacıyla ABD ile koordinasyon içinde Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörle (DEAŞ) mücadeleyi sürdürme taahhüdünde bulunur.
14. Afrin ve Şeyh Maksud bölgeleri sakinlerinin evlerine güvenli ve onurlu dönüşüne ilişkin mutabakat sağlanması için çalışılması.
Uzmanlar anlaşmayı Fokus+’a özel değerlendirdi
Araştırmacı Musab Dönertaş, Fokus+’a verdiği röportajda Suriye hükümeti ile YPG/SDG arasında imzalanan anlaşmayı değerlendirdi.
Dönertaş, 10 Mart Anlaşması’ndan bu yana süregelen belirsizliklerin bu yeni metinle aşılmaya çalışıldığını vurgulayarak şu noktalara dikkat çekti:
Suriye yönetimi ve SDG arasında imzalanan yeni anlaşma, esasen 10 Mart mutabakatının yeni ve güncellenmiş bir versiyonu olarak görünüyor. Ancak buradaki en büyük fark, daha önceki mutabakatta yer alan genel ilke ve ibarelerin yerine bu anlaşmada, çok daha somut ve detaylı ibarelerin bulunması. Dolayısıyla bu anlaşma ile aslında fiilen hayata geçirilmeyen 10 Mart Mutabakatının, resmen de sona erdiğini ve iki taraf arasındaki ilişkileri yeni bir hukuki çerçeveye oturttuğu söylenebilir.”
Araştırmacı Ömer Özkızılcık ise Fokus+’a özel yaptığı açıklamada, anlaşmanın Amerikan arabuluculuğu ile gerçekleştiğini ve bundan bir sene önce Ankara-Şam ortaklığında SDG’ye teklif edilen tüm anlaşmaların örgüt tarafından kabul edildiğini belirtti.
Özkızılcık ayrıca, imzalanan anlaşmanın da terör örgütü YPG/SDG tarafından tekrar geciktirme ya da sabotaja uğraması halinde askeri hareketliliğin yeniden başlayabileceğini vurguladı.
Suriye'deki anlaşma Türkiye'de süreci nasıl etkiler?
Araştırmacı ve Orta Doğu Uzmanı Mehmet Emin Cengiz de Suriye’de yaşanan son gelişmelerin Türkiye’ye etkisini Fokus+ için değerlendirdi.
Cengiz, “SDG anlaşmaya uyar ve orduya öngörüldüğü şekilde eklemlenirse bu durum Türkiye'de PKK ile yürüyen sürecin daha hızlı ilerlemesine katkıda bulunabilir” şeklinde konuştu.
Kaynak: Anadolu Ajansı.