Rusya’nın En Geniş Çaplı Saldırısı: Hükümet Binası İlk Kez Vuruldu
11.09.2025 - 16:51 | Son Güncellenme: 11.09.2025 - 16:54
Rekor ölçekli gece taarruzu
Rusya, Pazar günü Ukrayna’ya savaşın başından bu yana görülmemiş büyüklükte bir hava saldırısı düzenledi. Savaşın başında İHA-füze karışımıyla gece saldırılarını 50’den 500 ve üzerine çıkaran Moskova, bu sayıyı kademeli olarak arttırmaya devam ediyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri 800’den fazla insansız hava aracının yanı sıra 10’un üzerinde füzenin aynı dalgada kullanıldığını açıkladı.
Bu sayı, hem Kiev yönetimi hem de Batılı ajanslar tarafından savaşın en yüksek ölçekli hava taarruzu olarak kayda geçirildi. Bazı yayınlarda can kaybı bilançosu daha yüksek geçti, en az on ölüm ve yirmi yaralı bilgisi paylaşıldı ve ölenler arasında bir bebeğin bulunduğu aktarıldı. Batı Ukrayna’da cepheye bin kilometre uzaklıktaki Amerikan sahibi bir fabrika da seyir füzeleriyle vuruldu, altı yüz işçi sığınağa inerek kurtulurken yirmi üç kişi yaralandı.
Saldırı sırasında şehir genelinde uzun süre alarm sirenleri çaldı, hava savunma sistemleri neredeyse kesintisiz devrede kaldı. Saldırının yoğunluğu nedeniyle düşürülen hedeflerin parçaları da sivillere zarar verirken, apartmanlara ve iş yerlerine isabet eden parçalar yangınlara yol açtı.
Moskova, işgalin başında beri ilk defa devlet binası hedef aldı
Önceki haftalarda Rusya, özellikle enerji altyapısını hedef alan koordineli saldırılar gerçekleştirmişti, Alaska görüşmelerinin ardından sahada herhangi bir farklılık görülmemişti. Bu saldırının en dikkat çekici boyutu, Kiev’in merkezindeki Pecherskyi bölgesinde yer alan Ukrayna Bakanlar Kurulu binasının doğrudan zarar görmesiydi.
Başbakan Yuliia Svyrydenko, devletin ana icra organının bulunduğu binanın ilk kez düşman saldırısıyla vurulduğunu teyit etti. Çatıda çıkan yangın saatlerce sürdü, üst katlarda ciddi hasar oluştu. Sabahın ilk ışıklarında binanın üzerinden siyah dumanlar yükselirken yakındaki apartmanlarda enkaz altında kalanlar için arama kurtarma çalışmaları yapıldı. Muhalefet milletvekili Kira Rudik geceyi merdiven altı bir sığınakta geçirdiklerini, sekiz yüz dronun “Armageddon gibi” hissettirdiğini söyledi ve “2022’de teslim olmadık, bugün de olmayacağız” diyerek toplumsal direnç mesajı verdi.
Gözden Kaçmasın
Daha önce başkentte çoğunlukla konutlar ve enerji tesisleri isabet almış, hükümet binaları ise dolaylı hasarla atlatmıştı. Kremlin, Trump’ın ateşkes çabalarına karşılık vermemiş ve doğrudan “Kiev yönetimi ile görüşme” yapabileceklerine yönelik sinyaller vermişti. Ancak Putin, yine ateşkes çıkmazında olduğu gibi, Ukrayna liderini Moskova’ya çağırmak gibi gerçekçi olmayan tekliflerle sürece katkı sunmaya yanaşmamakta.
Kiev’i doğrudan muhatap almaya yeşil ışık yaktığını öne sürdüğü ve görüşmenin hangi şartlarda olabileceği tartışılırken, hükümetin kalbine yönelik bu saldırı Batı başkentlerinde “barış çabasına hakaret” olarak görülüyor.
Yabancı misyonlar ve devlet ofisleri: Yeni bir örüntü
Son haftalarda Kiev’de yalnızca askeri veya enerji hedeflerinin değil, aynı zamanda diplomatik ve idari yapıların da zarar gördüğü görülüyor. Geçtiğimiz günlerde Avrupa Birliği Delegasyonu binası ağır hasar alırken, saldırı dalgasında British Council ofisinin bulunduğu yapı da etkilenmişti. Bu son dalgada Odessa ve Zaporijya kentleri de hedef alındı. Aynı saatlerde Ukrayna ordusu Batı Rusya’da bir petrol hattına saldırı düzenlediğini duyurdu.
Böylece çatışmanın coğrafi sınırı genişlediğini enerji altyapısı karşılıklı olarak öncelikli hedef haline gelmesinin bir diğer örneği olarak kayda geçti. Ukrayna Dışişleri Bakanı tarafından “terör eylemleri” olarak nitelendirilen bu tablo yalnızca Ukrayna halkı için değil, Avrupa başkentleri için de alarm verici. Çünkü diplomatik binaların zarar görmesi, savaşın sınırlarını genişletme riski taşıyor ve uluslararası tepkinin daha da sertleşmesine neden oluyor.
Paris hattı ve belirsizlik ortamı
Geçtiğimiz günlerde Paris’te Avrupa liderlerinin güvenlik garantileri ve olası ateşkes sonrası düzen başlıklarını ele aldığı bir toplantı gerçekleştirilmişti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 26 ülkenin Ukrayna’ya uzun vadeli destek verecek bir güvenlik paketi üzerinde çalıştığını açıkladı. Ancak toplantının ardından somut bir takvim veya bağlayıcı taahhüt ortaya çıkmadı.
AB Komisyonu Başkanı Kremlin’in diplomasiyi alenen aşağıladığını ve uluslararası hukuku çiğnediğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump ise saldırılardan “rahatsızlık duyduğu” söylemiyle, daha Rusya’ya yönelik yaptırımların ikinci aşamasına geçmeye hazır olduklarını bir kez daha belirtti.
Zelenski ise enerji ticaretinin Rusya’nın en önemli silahı olduğunu vurgulayarak Avrupa’nın petrol ve gaz alımlarını sürdürmesini eleştirirken, Alaska zirvesi için de Putin’in asıl istediğini, yani Trump’la aynı sahnede olmayı elde ettiğini ve Ukrayna’nın masada olmamasının üzücü olduğunu dile getirdi.
Rusya ise her fırsatta masa kurulma şartlarına yönelik taleplerinden geri adım atmacağını vurguluyor. Dolayısıyla diplomatik tablo hala muğlak bir durumda görünüyor. Kremlin’i oyalanmak ve yapıcı bir adım atmamakla Ukrayna tarafı ise saldırının yalnızca can kaybı ve yıkım değil, aynı zamanda Avrupa’nın gözü önünde verilmiş bir mesaj olarak değerlendirmekte.