Riyad’da Suriye Zirvesi: Yaptırımlar Kaldırılacak Mı?

Suriye’de Esed rejiminin devrilmesinin ardından, Arap dünyası ve uluslararası toplum, bölgedeki siyasi geçiş sürecine destek vermek için yoğun diplomasi trafiği yürütüyor.
Riyad’da Suriye Zirvesi Yaptırımlar Kaldırılacak Mı

13.01.2025 - 11:52  |  Son Güncellenme:  13.01.2025 - 12:31

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Suriye konulu toplantıda, Suriye’de siyasi geçiş sürecine destek mesajları verildi. Toplantıda ayrıca, Suriye’nin yeniden inşası, Suriye halkının haklarının korunması ve yaptırımların hafifletilmesi gibi kritik konular masaya yatırıldı.

Toplantıya katılan ülkeler, Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı vurgusu yaparken, yaptırımların kaldırılması ve Suriyeli mültecilerin dönüşü için uygun ortamın sağlanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Suriye’nin yeniden inşasında insani ve ekonomik yardımların artırılması çağrısı yapıldı. 

Suudi Arabistan'daki Suriye konulu toplantıda neler konuşuldu? 


Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad’da dün gerçekleştirilen Suriye konulu toplantının ardından görüşülen konulara ilişkin bir bildiri yayınlandı. Suriye'de halkın çeşitli kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek bir siyasi geçiş sürecine destek verildiği belirtildi. 

Bildiride, "Kardeş Suriye halkına destek olmak ve onlara her türlü desteğin sağlanması için adımlar atılmasının yanı sıra Suriye'nin tüm vatandaşları için özgür, güvenli, egemenliğinin ihlal edilmediği ve toprak bütünlüğüne saldırının yapılmadığı bir Arap devleti olarak yeniden inşa edilmesi konuları görüşüldü." ifadelerine yer verildi.

Suudi Arabistan'ın ev sahipliği yaptığı toplantıda, tüm katılımcıların "bütün Suriyelilerin haklarını koruyan ve halkın çeşitli kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek bir siyasi geçiş sürecine destek verdiği" bildirildi.

Suriye halkının tercihlerine destek verildiği ve iradesine saygı duyulduğu ifade edilirken, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik müdahalesinden endişe duyulduğu, Suriye'nin birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı.

Suriye’ye yönelik yaptırımlar kaldırılacak mı? 


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, toplantının Suriye'ye destek çabalarının koordine edilmesi ve yaptırımların kaldırılmasının sağlanması amacıyla düzenlendiğini belirtti. Bin Ferhan, "Suriye'ye yönelik tek taraflı ve uluslararası yaptırımlar kaldırılmalı. Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmesi için uygun ortamın oluşmasını sağlayacak Suriye devletinin inşası adına her türlü insani ve ekonomik destek acilen sağlanmalıdır." ifadelerini kullandı.

Suriye'deki yeni yönetimin devlet kurumlarının korunması ve ülkedeki taraflarla diyalog yaklaşımını benimsemesi, terörle mücadele konusundaki kararlılığı ve Suriye halkının tüm bileşenlerini kapsayan bir süreç yürütmesi konusunda attığı adımlardan övgüyle bahseden Bin Ferhan, "Suriye'nin istikrarının ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini" vurguladı.

Ürdün'ün Akabe şehrinde 14 Aralık 2024'te düzenlenen Suriye'ye İlişkin Arap Dışişleri Bakanları İrtibat Komitesi toplantısının devamı niteliğindeki dünkü toplantı sonrasında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yanı sıra Körfez İşbirliği Konseyi, ABD ve İtalya temsilcilerinin katıldığı bir zirve düzenlenmişti.

Arap ülkelerinden destek mesajı 


Suudi Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, toplantıya Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Ürdün, Suriye, Irak, Umman, Katar, Kuveyt ve Lübnan'dan oluşan 11 ülke katıldı. Toplantıda ayrıca Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebul Gayt ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi de yer aldı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, herhangi bir meydan okumada endişe kaynağına ilişkin sorunların giderilmesinin diyalog, destek ve projeler üzerinden olması gerektiğini söyleyerek, "Suriye'nin geleceği Suriyelilerin elindedir." dedi. Suriye'nin birliği ve egemenliğine dikkati çeken Bin Ferhan, Suriye devleti için kapasitelerin geliştirilmesi, ekonomik ve çeşitli insani alanlarda yardımların sunulmasının altını çizdiklerini aktardı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ayrıca, Suriyelilerin ülkeye dönüşü için istikrarın ve yeniden yapılanmanın sağlanması adına imkanların ele alındığını kaydetti.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani toplantıda yaptığı konuşmada, "Doha'nın Suriye halkının birliğini tam olarak desteklediğini" vurguladı.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bin Abdurrahman, "vatanlarını ve topraklarını yeniden inşa etmenin bu önemli aşamasında" Suriye halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade etti.

BAE haber ajansı WAM'da yer alan habere göre, BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nayhan, "terörizmin veya dışlamanın olmadığı birleşik, istikrarlı ve güvenli bir Suriye'nin inşası için Suriye halkının birliğinin önemli olduğuna" dikkati çekti.

Umman Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, "Riyad'taki toplantının, Suriye'nin desteklenmesi ve bölgede barış ve istikrarın pekiştirilmesinde işbirliğinin olumlu ruhunu ve ortak sorumluluğu yansıttığını" ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdullati de "Mısır'ın tamamen kardeş Suriye halkının yanında olduğunu ve onların meşru isteklerini desteklediğini" vurguladı. Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre ise Abdullati, "Suriye'nin bölgede istikrar kaynağı olmasını sağlayacak kapsamlı bir siyasi süreç" çağrısında bulundu.

Hakan Fidan’ın Riyad temasları 


Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen Suriye toplantısı kapsamında önemli temaslarda bulundu. Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve Suriye'deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanı Şeybani ile görüştü. 

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye olarak, Suriye halkının önündeki zorlu yolu kolaylaştırmak için üzerimize düşeni yapmaya hazırız." dedi.

Bölge ülkeleri olarak Suriye'deki gelişmelerin doğru yöne yönlendirilmesinde en büyük sorumluluğun taşındığını vurgulayan Fidan, Suriye'nin toprak bütünlüğünün, birliği ve egemenliğinin, tüm çabalarını üzerine inşa ettikleri temel ilkeler olmaya devam ettiğinin altını çizdi.

Fidan, Suriye'deki normalleşme işaretlerinin her geçen gün güçlendiğine dikkati çekerek, "Bu kritik dönemde, uluslararası toplumun beklentileri ile Suriye'deki yeni yönetimin karşılaştığı gerçekler arasında dikkatli bir denge kurarak dengeleyici bir güç olarak hareket etmeliyiz." diye konuştu.

Çabaların daha etkin kılınması için bir eş güdüm mekanizması ya da komiteler oluşturabileceğini kaydeden Fidan, gelecek dönemde yaptırımlardan daha fazla muafiyet sağlamak için öncelikli sektörlerin belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Fidan, yeni yönetimin Suriye'yi birleştirme yolundaki ilk adımlarının "doğru yönde" olduğunu belirterek, toplumun muhtelif unsurlarıyla bir araya geldiklerine işaret etti.

Bakan Fidan, silahlı grupların yeni yönetim tarafından ulusal ordu çatısı altında toplanmaya çalışıldığını dile getirerek, insani yardım akışının da başladığını kaydetti.

Suriye sahasında herhangi bir terör örgütüne "yer olmaması" gerektiğine dikkati çeken Fidan, "Türkiye olarak, PKK ve uzantıları konusundaki hassasiyetlerimizi ve beklentilerimizi açıkça ortaya koyuyoruz. Ülkeyi terk etmeliler." ifadesini kullandı. ⁠

Fidan ayrıca, Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeydoğusundaki kampların kontrolü konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu söyledi.

Almanya’dan Suriye için “yaptırımlar hafifletilmeli” mesajı 


Riyad'da düzenlenen Suriye konulu toplantıya katılan Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Alman medyasına yaptığı açıklamada, Esed rejimine ve onun yandaşlarına yönelik yaptırımların devam etmesi gerektiğini ancak Suriye halkının da kritik altyapı inşasına, enerji ve finansa erişim sağlamak için yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek, yaptırımların şartlı bir şekilde hafifletilmesine yeşil ışık yaktı.

Baerbock, "Tüm haklı kuşkulara rağmen uluslararası toplum olarak Suriye için bir gelecek şansının elimizden kayıp gitmesine izin vermemeliyiz. İşte bu nedenle Almanya ve Avrupa olarak ilk somut adımları atıyoruz. Avrupa Birliği'ne, akıllı bir yaklaşım benimsemesini ve satın alınabilecek gıda, daha fazla elektrik ve yeniden inşanın başlayabilmesi için Suriye halkını hızlı bir şekilde desteklenmesini öneriyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanlığı'nın sosyal medya platformu X'teki hesabından yapılan açıklamada da Suriye'ye 50 milyon avroluk insani yardım sağlama sözü verildiği ifade edildi. Paylaşımda, "Sivil nüfusa 50 milyon avroluk insani yardım daha sağlıyoruz. Bu aynı zamanda Suriye'de istikrara, Almanya ve Avrupa'da kendi güvenliğimize de katkıda bulunacaktır. Esed rejimine ve onun yandaşlarına yönelik yaptırımlar devam etmelidir. Ancak sivil halkın, kritik altyapı inşa etmek, enerji ve finansa erişim sağlamak için yakın zamanda yardıma ihtiyacı var." ifadelerine yer verildi.

BM Suriye Temsilcisi Pedersen, Hasan Şeybani ile görüştü 


Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Riyad'da Suriye'deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani ile görüşmesine ilişkin X hesabından paylaşımda bulundu. Özel Temsilci Pedersen, "Suriye'nin sahip olduğu ve yönettiği kapsayıcı siyasi geçiş sürecini ilerletme ve Esed sonrası Suriye'deki zorlukları ele alma konularına odaklanan yapıcı bir toplantı gerçekleştirdik." ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından geçiş sürecinde olan Suriye'yi zorluklarla başa çıkma konusunda desteklemeye hazır olduklarını yineledi.

Öte yandan, Pedersen toplantıya ilişkin de notlar paylaştı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan'ın daveti üzerine Riyad'daki toplantıya katıldığını belirten Pedersen, toplantıda Suriye halkına yönelik güçlü destek mesajını ve bu kritik dönemde Suriye'deki geçici hükümetin yetkililerine yardım etme arzusunu memnuniyetle karşıladığını kaydetti.

Pedersen toplantıda, Suriyeliler tarafından yönetilen kapsayıcı ve güvenilir bir geçişe duyulan ihtiyacın, Suriye halkının bu geçişi barışçıl bir şekilde yönetmesi ve ülkelerini yeniden inşa etmesi için gerçek anlamda bir uluslararası taahhüdün vurgulandığını belirterek, "BM'nin, Suriye ve Suriye halkını bu tarihi fırsat ve zorlukla başa çıkmada desteklemeye hazır olduğunu yeniden teyit ettim." ifadelerini kullandı.

AB Yüksek Temsilcisi Kallas da yaptırımların hafifletilebileceğini söyledi 


Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Suriye'ye yönelik yaptırımların hafifletilmesinin gündemlerinde olduğunu duyurdu.

X hesabındaki paylaşımında, "Suriye'de hem umut hem de zorluklar var." ifadesini kullanan Kallas, Riyad'daki toplantıda Körfez, Orta Doğu ve Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla Beşşar Esed rejiminin devrildiği Suriye'de devam eden geçiş süreci hakkında görüş alışverişinde bulunacağını bildirdi.

Suriye'ye yönelik yaptırımların da toplantının gündeminde yer alacağını kaydeden Kallas, "Yaptırımların nasıl hafifletilebileceğine bakacağız ancak bunun ardından Suriye'yi tüm çeşitliliğiyle yansıtan bir siyasi geçiş sürecinde somut ilerleme kaydedilmelidir." ifadesini kullandı.

Kallas, "AB, bize ihtiyaç duyulan ve en faydalı olabileceğimiz bu geçiş sürecine yardımcı olmak üzere buradadır." mesajını paylaştı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Lammy'den uluslararası topluma Suriye'nin yanında durması çağrısı


İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, demokratik gelecek inşa etme yolunda uluslararası kamuoyunun Suriye'nin yanında durması gerektiğini söyledi.

Bakanlıktan ziyarete ilişkin yapılan yazılı açıklamada, "Görüşmelerde (Baas rejiminin devrik lideri) Esed rejiminin Suriye halkına karşı işlediği suçlardan dolayı hesap vermesini sağlayacak mekanizmalar da dahil geçici Suriye yönetimine destek olmak için atılacak adımlar ele alınacak." ifadeleri kullanıldı.

İngiltere'nin insani yardımın koordinasyonu konusundaki tecrübelerini aktarmayı teklif edeceği belirtilen açıklamada, Lammy'nin Suriye'nin bazı noktalarında devam eden çatışmalardan duyduğu endişeyi dile getireceği vurgulandı.

Açıklamada, İngiltere'nin herkesi temsil eden bir Suriye hükümeti kurulması yolunda Suriyeliler tarafından gerçekleştirilecek siyasi geçiş sürecine destek vermeyi sürdüreceğinin de altı çizildi.

Lammy, "Demokratik bir gelecek ve çeşitliliğe sahip, modern bir ülke inşa etme yolunda uluslararası toplum, Suriye halkının yanında durmak için bir araya gelmelidir." ifadelerini kullandı.

Lammy, sivillerin korunması, insani yardımlar ve Suriye ile tüm bölgenin güvenliği konusunda İngiltere'nin tüm partnerleriyle işbirliği içinde olduğunu kaydetti.

Bakan Lammy, "Suriyeliler aydınlık ve müreffeh bir geleceği hak ediyor." açıklamasını yaptı.

Lammy, 9 Ocak'ta ABD, Fransa, Almanya ve İtalya Dışişleri bakanlarıyla Roma'da düzenlenen Suriye konulu toplantıya da katılmıştı.

İngiltere ayrıca, Esed rejiminin düşüşünün ardından Suriye'ye ve bölge ülkelerinde yaşayan Suriyeli sığınmacılara yönelik toplamda 60 milyon sterlinlik insani yardım açıklamıştı.

Şara: Eminim 2 yılda 14 milyon Suriyeli ülkesine dönecek


Öte yandan, Suriye'deki yeni yönetimin lideri Ahmed Şara, YouTube’da içerik üreticisi olan Joe HaTTab'a verdiği röportajda önemli konulara değindi. Şara, 61 yıllık Baas rejiminin çökmesiyle zorla yerlerinden edilen ve ülke dışına çıkmak zorunda bırakılan Suriyelilerin topraklarına dönmeye başladığını söyledi. 

Rejimin devrilmesiyle sonuçlanan süreç boyunca kontrolünü sağladıkları bölgelerde yaşayanların yerinden edilmediğini, bilakis buralara yaşamak için daha çok insanın geldiğini vurgulayan Şara, şimdiyse toplumun her kesiminden insanın birlikte sorunsuz şekilde yaşamayı sürdürdüğünü belirtti.

Ahmed Şara, ülkeye dönüşlerin artacağına işaret ederek, "Eminim 2 yılda 14 milyon Suriyeli ülkesine dönecek. Geriye sadece 1 veya 1,5 milyon kalacak." ifadesini kullandı.

Devrik rejimin, ülkedeki kurumları halk üzerindeki baskı ve otoritesini güçlendirmek için kullandığını söyleyen Şara, rejimin, halkı düşmanlaştırdığını, bütün kurumların halkı cendereye almak için örgütlediğini, kitleleri kendine hizmet edecek şekilde yönlendirdiğini ve işkence ya da öldürme gibi yönetmelere başvurduğunu aktardı.

Şara, ülkenin yeniden inşası ve kalkınma sürecinde adalet ilkesini esas alacaklarını ifade ederek, liderliğin ne zaman ilerleyeceğini, ne zaman duracağını ve nerede durduğunu bilmek olduğunu belirtti.

"Devlet zayıfsa o ülkenin vatandaşı güçlü olamaz." diye konuşan Şara, bu süreçte, kamu kurumları, yasamayla yürütme organları ve diğer farklı sektörler için kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapılması gerektiğini kaydetti.

Toplumdaki mevcut sorunları çözmenin zaman alacağını ancak istikrarlı planlar ve toplumsal eğitimle bunun üstesinden gelinebileceğini aktaran Şara, "Verdiğimiz söze sadık kalmalıyız. Devletin inşasında önceliklerimiz olacak. Adalet dağıtacak kurumlar inşa edeceğiz." dedi.

Şara, Suriye halkının devrimle beraber moral bozukluğunun üstesinden geldiğini belirterek, "Artık Suriyelinin her yerde başı dik. Tarihin akışında değişiklik yaptık." ifadesini kullandı.

Suriye'de taşlar yerine oturuyor mu? Şara'dan önemli açıklamalar! 


Toplumun her kesiminin uyum içinde yaşadığını ifade eden Şara, "Suriye'de toplumsal mutabakat var. Suriye'de bunun sayesinde ilk defa insanlar birbirini severek yaşayabilecek." diye konuştu.

Şara, rejimin çökmesiyle devrimin tamamlandığını, bu nedenle devrimci aklın yerini devlet aklının almasının zamanının geldiğini belirtti.

Amaçlarını "intikamsız zafer" olarak tanımlayan Şara, af politikasını olumlu bulduğunu ve rejimin devrilmesinin ardından safını değiştirenlere iyi niyetle yaklaştıklarını aktardı.

Şara, "Bulunduğu taraf için 'U dönüşü yapanlar' lafına karşıyım. İyi niyetle yaklaşıyorum. Şöyle düşünüyorum, 14 yıl boyunca bir kitle devrime karşı eğitildi. Bunun öncesinde bir tayfaya karşı eğitiliyorlardı. Kendilerine, 'onlar gelecek sizi kesip denize atacak' diyorlardı." ifadesini kullandı.

Öte yandan Şara, bazı istisnaların da mevcut olduğunu belirterek, "Sednaya Hapishanesi ve diğer güvenlik şubelerinde işkence yapanlara, varil bombası atanlara ve katliam yapanlara af yok." dedi.