Paris’te Şam–Tel Aviv Buluşması: Yeni Bir Başlangıç mı, Geçici Bir Taktik mi?

Suriye'nin yeni yönetimi, İsrail Stratejik İşler Bakanı Dermer ile Paris'te ABD arabuluculuğunda görüştü. 25 yıl sonraki ilk resmi temas, yeni bir dönemin habercisi mi, yoksa Şam'ın iç istikrar arayışının bir sonucu mu? İşte detaylar...
Redhwan Al-khutabi
ÖZETLE-_-Paris’te-Şam–Tel-Aviv-Buluşması--Yeni-Bir-Başlangıç-mı,-Geçici-Bir-Taktik-mi

21.08.2025 - 17:26  |  Son Güncellenme:  04.09.2025 - 16:33

Fransa’nın başkenti Paris’te Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer arasında dikkat çekici bir görüşme gerçekleşti. Masada ayrıca ABD’nin Suriye özel temsilcisi Tom Barrak da vardı.

Suriye’nin resmi ajansı SANA’nın Salı akşamı duyurduğu bu görüşme, Şam’ın yaklaşık 25 yıl aradan sonra İsrail ile doğrudan müzakere yürüttüğünü ilk kez resmen kabul etmesi anlamına geliyor.

Alışılmışın dışında bir gelişme


Amerikan arabuluculuğunda gerçekleşen görüşmelerde öne çıkan başlıklar arasında güneyde gerilimin düşürülmesi, Süveyda’daki ateşkesin denetlenmesi ve 1974 ayrışma anlaşmasının yeniden devreye sokulması vardı.

Bu adım, sadece Beşar Esad döneminde izlenen geleneksel politikadan kopuşu değil; aynı zamanda Aralık 2024’te Esad’ın devrilmesi ve Ahmed Şara yönetiminde yeni bir dönemin başlamasıyla Suriye’de dengelerin değiştiğini de gösteriyor.

Yeni Şam yönetimi, önceki dönemden farklı olarak bölgesel konularda çok daha pragmatik bir yaklaşım sergiliyor. Nitekim şimdiye kadar İsrail'e karşı açık bir düşmanlık göstermedi. Bunun yerine, iç istikrarın asgari düzeyde sağlanması için müzakereci bir yoldan giderek devam eden İsrail hava saldırılarını kontrol altında tutmaya çalışıyor.

ABD ’nin rolü


Orta Doğu dosyalarında seçici müdahale politikasını sürdüren Donald Trump yönetimindeki ABD, bu görüşmenin mimarı oldu. 

Özellikle Süveyda’da Temmuz 2025’ten bu yana Dürzi gruplar ile Bedevi aşiretler arasında yaşanan çatışmalar, bölgeyi patlama noktasına getirmiş durumda.

ABD’li temsilci Tom Barrak ve İsrailli Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif.

ABD’li temsilci Tom Barrak yalnızca Şam–Tel Aviv görüşmesini organize etmekle kalmadı, aynı zamanda İsrailli Dürzilerin ruhani lideri Şeyh Muvaffak Tarif ile de bir araya geldi.

Masada, Golan’daki Hader köyü ile Süveyda arasında “Dürzi–Dürzi insani koridoru” oluşturulması fikri vardı.

Her ne kadar insani gerekçeler öne çıkarılsa da, bu plan İsrail’in güney Suriye’de nüfuzunu pekiştirme çabası olarak okunuyor.

İsrail’in hesapları


Tel Aviv bu süreci iki temel açıdan değerlendiriyor. Güvenlik boyutunda Güney Suriye'nin kendisine karşı düşman bir üsse dönüşmesini engellemek istiyor. Politik açıdan ise Şam'daki geçiş dönemini fırsat bilerek Esad döneminde mümkün olmayan müzakere kazanımları elde etmeye çalışıyor. Bunların başında 1974 anlaşmasının yeniden teyit edilmesi ve İsrail'in Suriye sınırları içindeki hareket alanının genişletilmesi geliyor.

İbrani Channel 12 televizyonu müzakere edilen güvenlik düzenlemelerinden bahsetti.

Öte yandan Wnet sitesi yetkili kaynaklardan aldığı bilgilere dayanarak İsrail tarafının Süveyda'daki kanlı olaylara Suriye rejiminin karıştığına dair delgiler sunduğunu aktardı. Bu durum İsrail'in müzakere masasına kendi anlatısını da dayatmaya çalıştığını gösteriyor.

Şam denge arayışında


Suriye’nin yeni yönetimi için Paris buluşması stratejik bir tercih olmaktan çok, istikrar satın alma çabası olarak öne çıkıyor. Zira ülke, yıllar süren iç savaşın ardından hem güvenlik hem de ekonomi açısından büyük zorluklarla karşı karşıya.

Özellikle Güney Suriye hassas bir bölge konumunda ve oradaki herhangi bir patlama merkezi otoriteyi kolayca sarsabilir. Dolayısıyla Şam’ın, ABD arabuluculuğunda İsrail ile masaya oturması bir esneklik göstergesi olduğu kadar, kırılganlığın da işareti.

Ancak bu adım içeride “taviz” ya da “normalleşme” suçlamalarına yol açabilir. Bu da Cumhurbaşkanı Şara ve hükümetini Suriye ve Arap kamuoyunun yakın takibine maruz bırakıyor

Süveyda’nın denklemi


Süveyda artık bu sürecin kalbi konumunda. Geçen temmuz ayından bu yana il, yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği ve yaklaşık 200 bin kişinin göç etmek zorunda kaldığı kanlı çatışmalara sahne oldu.

19 Temmuz’da ilan edilen ateşkes hâlâ kırılgan durumda. Bu nedenle hem bölgesel hem de uluslararası aktörler daha kalıcı güvenceler arayışında.

İsrail, Şeyh Tarif üzerinden Dürzilere “insani koruma” kartını oynarken; Şam, buradaki herhangi bir anlaşmayı kendi otoritesini yeniden tesis etmek için fırsat olarak görüyor.