Lübnan Hükümeti Silahları Toplama Kararı Aldı: Peki, Hizbullah Bu Sürece Hazır mı?

Lübnan hükümeti, silahların yalnızca devletin kontrolünde olması için adım atarken, Hizbullah bu sürece direniyor ve silah bırakmayı reddediyor. ABD’nin baskısı artarken, silahsızlanma konusu ülkede siyasi krizi ve bölgesel gerilimi derinleştiriyor. İşte detaylar…
%C3%96zetle (3).jpg

07.08.2025 - 13:09  |  Son Güncellenme:  07.08.2025 - 13:14

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, silahların sadece orduya ait olması için yıl sonuna kadar bir uygulama planı hazırlanması talimatını verdi.  

Bu karar, Cumhurbaşkanı Joseph Aoun’un başkanlık ettiği kabine toplantısının ardından geldi.

Öte yandan Başbakan Selam, Bakanlar Kurulu’nun “ABD tarafının sunduğu belge üzerindeki tartışmaları sürdürme” kararı aldığını da duyurdu.

5 Ağustos Salı gününde Beyrut’taki başkanlık sarayında toplanan Lübnan hükümeti, silahların devletin tekelinde olması konusunu görüştü.  

Bu gündemin arkasında ise, Washington’un Hizbullah’ın silahsızlandırılması için takvim belirlenmesi yönünde artan baskısı vardı.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı’na göre, toplantı Gündeminde, “devletin kendi egemenliğini yalnızca kendi kurumlarıyla tüm topraklara yayması” maddesi yer alıyordu. Aynı zamanda, 27 Kasım 2024’te Hizbullah ile İsrail arasında sağlanan ateşkesin uygulanmasına dair düzenlemeler de masaya yatırıldı.

Ancak oturumda dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Hizbullah’ın Sağlık Bakanı Rakan Nasreddin ile Emel Hareketi’nin Çevre Bakanı Tamara Zeyn, “silahların devlete devri” maddesinin görüşülmesini protesto ederek toplantıyı terk etti.

Son günlerde, tüm siyasi güçlerin üzerinde uzlaşabileceği bir formül için yoğun temaslar yürütülüyor. Toplantı öncesinde Cumhurbaşkanı Aoun, Başbakan Nevaf Selam’la özel bir görüşme de gerçekleştirdi.


Hizbullah’ın silahı: Taif Anlaşması’ndan bu yana tartışmalı

Hizbullah, 1989’daki Taif Anlaşması’ndan bu yana silahlarını elinde tutan tek silahlı yapı olarak dikkat çekiyor. Söz konusu anlaşma, Lübnan’daki iç savaşı sona erdirmişti. Ancak Hizbullah’ın silah bırakması, ülke içinde hâlâ en tartışmalı meselelerden biri.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun

Daha önce yaptığı bir konuşmada Cumhurbaşkanı Aoun, “Devlet, Hizbullah da dahil olmak üzere tüm silahlı güçlerin silahlarını teslim almayı taahhüt ediyor” demişti. Yine aynı konuşmasında, devletin tüm Lübnan topraklarında egemenliğini tesis etmesi gerektiğini vurgulamış ve “Tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız. Tüm partileri ve halkımızı buna sahip çıkmaya çağırıyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Aoun ayrıca, “Hiç tereddüt etmeden silahların sadece ordu ve güvenlik güçlerinde olması yönünde ilerliyoruz” diyerek tavrını netleştirmişti.


ABD: Hizbullah silahsızlandırılmazsa Lübnan haritadan silinebilir

ABD’nin Suriye ve Lübnan özel temsilcisi Tom Barrack ise geçtiğimiz Temmuz ayında Lübnan’a yaptığı ziyarette çok daha sert bir açıklamada bulunmuştu. Barrack, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli “The National” gazetesine verdiği röportajda, “Eğer Hizbullah’ın silahları bırakılmazsa, Lübnan diye bir ülke kalmayabilir” demişti.

Barrack, "Lübnan şu anda varoluşsal bir sorunla karşı karşıya. Bir yandan İsrail, diğer yandan İran ve bugün Suriye de var. Eğer Lübnan hızla harekete geçmezse, Bilad el-Şam olarak adlandırılan bölgenin (yani Ürdün, Suriye, Filistin ve Lübnan'ı kapsayan bölge) geri dönüşüne tanık olabiliriz."


Hizbullah’tan net yanıt: Silahı bırakmayız

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, hükümet toplantısının sonuçlarını önceden tahmin ederek salı akşamı yaptığı konuşmada partinin İsrail saldırganlığının devam ettiği koşullarda silahlarını teslim etmek ve Lübnan'ı gücünden mahrum bırakmak için herhangi bir zaman çizelgesini kabul etmeyeceğini vurguladı.

Kasım, “Lübnan’daki direniş, anayasaya uygun ve ortak yaşam sözleşmesinin bir parçasıdır. Bu konu oylamayla değil, ancak ulusal mutabakatla ele alınabilir” dedi.

Ayrıca, Hizbullah’ın yeni bir anlaşmaya onay vermeyeceğini belirten Kasım, İsrail’in mevcut ateşkes anlaşmasını uygulaması gerektiğini vurguladı.  

Farklı bir açıklamasında ise, “Hizbullah’ın silahlarını bırakması, doğrudan İsrail’in projesine hizmet eder” diyen Kasım, iç ya da dış kaynaklı, Arap ya da uluslararası tüm silahsızlanma çağrılarının aynı projeye hizmet ettiğini savundu.

Parti olarak İsrail’in güney Lübnan’dan tamamen çekilmesi ve hava saldırılarını durdurması şartıyla silah konusunu tartışmaya açık olduklarını belirten Kasım, bunun ancak bir savunma stratejisi çerçevesinde mümkün olabileceğini ifade etti.

Hizbullah, 7 Ekim 2023’te İsrail’in Gazze’ye başlattığı soykırım niteliğindeki saldırıların ardından, Tel Aviv’e karşı cephe açmıştı.  

Ardından 23 Eylül 2024’te İsrail, hava saldırılarını tüm Lübnan geneline –başkent Beyrut dahil– yaymış ve güneyden kara harekatına başlamıştı.

27 Kasım 2024’te ilan edilen ateşkese rağmen, İsrail bu anlaşmayı 3 binden fazla kez ihlal etti. Resmi verilere göre bu ihlaller sonucunda 266 kişi hayatını kaybetti, 563 kişi de yaralandı.