Kritik Gelişme: İsrail Ordusu, Suriye Sınırındaki Tampon Bölgeye Konuşlandı

İsrail, Suriye’deki iç karışıklığı fırsat bilerek, Golan Tepeleri'ne bitişik tampon bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi. Öte yandan İsrail, Esed rejiminin devrilmesinin ardından bölgedeki savunma faaliyetlerini artırarak, 1974 tarihli Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması'nı ihlal ettiğini savundu.
Kritik Gelişme İsrail Ordusu, Suriye Sınırındaki Tampon Bölgeye Konuşlandı

10.12.2024 - 15:01  |  Son Güncellenme:  10.12.2024 - 15:07

Suriye’nin başkenti Şam’da bu sabah, İsrail’in ülkedeki sınır noktalarına düzenlediği hava saldırılarından kaynaklandığı tahmin edilen şiddetli patlama sesleri duyuldu.  

AFP tarafından paylaşılan görüntülerde, Şam merkezinden yükselen dumanlar görülürken, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) İsrail’in iki gün önce Beşşar Esed rejiminin düşmesinden bu yana Suriye’ye yaklaşık 250 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. 

SOHR tarafından yapılan açıklamada, “İsrail saldırılarda Suriye’deki en önemli askeri tesisleri, havaalanları, depolar, uçak filoları, radarlar, askeri sinyal istasyonları ve birçok bölgede bulunan çok sayıda silah ve mühimmat deposunu imha etti” denildi. 

İsrail, Suriye sınırına saldırdı 


İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee ise sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, Golan Tepeleri’ne bitişik sınır bölgesinin güvenliğini sağlamakla görevli 210. Tümen güçlerinin, Suriye sınırında savunma faaliyetlerine devam ettiğini bildirdi. 

Andaee açıklamasında ayrıca, “210. Tümen kuvvetleri, Suriye’deki iç gelişmeler ışığında, Pazar akşamı Golan Tepeleri sakinlerinin korunmasını sağlamak amacıyla önleyici faaliyet başlattı” ifadelerine yer verdi. 

Suriyeli muhalif grupların Pazar günü Esed rejimini devirmesini fırsat bilen İsrail, Golan Tepeleri ve Suriye’yle arasındaki tampon bölgeye asker sevk etti. 

İsrail-Suriye arasındaki tampon bölgede yer alan Hermon Dağı’nın Suriye tarafını ele geçiren İsrail, böylece Golan Tepeleri’ndeki işgalini genişletti. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Esed rejimin devrilmesiyle, Golan Tepeleri’nde tampon bölge ve silahtan arındırılmış bölgenin sınırlarını belirleyen 1974 tarihli Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması’nın çöktüğünü söyledi. 

Netanyahu, “Bu anlaşma çöktü, Suriye askerleri mevzilerini terk etti” diyerek, bu nedenle sınırlarını savunma hakkına sahip olduğunu öne sürdü. 

İsrail işgal güçlerinin, Golan Tepeleri’ndeki tampon bölgeye yönelik saldırısı başta İran, Mısır gibi birçok ülke ve Lübnan Hizbullahı tarafından kınandı. 

Birleşmiş Milletler (BM) ise, İsrail işgal güçlerinin tampon bölgede ilerlemesini, İsrail ile Suriye arasında 1974’te imzalanan Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması’nın “ihlali” olduğunu vurguladı. 

Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması nedir? 


Söz konusu anlaşma, Suriye ve İsrail arasında, 31 Mayıs 1974’te İsviçre’nin Cenevre kentinde BM, Sovyetler Birliği (eski adıyla) ve ABD’den temsilcilerin huzurunda imzalandı. 

Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması’nın imzalanması, 6 Ekim 1973 tarihindeki Arap–İsrail Savaşı’nın (Yom Kippur)  sonuçlarını ve Suriye cephesindeki müteakip yıpratma dönemini sona erdirdi. 

İsrail söz konusu anlaşmayla, Arap–İsrail Savaşı sırasında işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmeyi kabul ederken, 1967’de işgal ettiği Golan Tepeleri’nde kalmaya devam etti. 

Anlaşma sonucunda, iki ülke arasında bir tampon bölge olacak şekilde, İsrail (mavi) ve Suriye (kırmızı) olmak üzere iki ayırma hattı oluşturuldu. 

Anlaşma, 1973 savaşının ardından İsrail ile Suriye arasında sağlanan ateşkesi korumakla görevli Birleşmiş Milletler Ayrılma Gözlem Gücü UNDOF tarafından izlendi. 

Kuvvetlerin Çekilmesi Anlaşması’na göre, UNDOF’un görevini yerine getirirken genel olarak Suriye’nin geçerli yasa ve yönetmeliklerine uyması ve yerel sivil idarenin çalışmalarını engellememesi gerekiyor. 

UNDOF hakkında ne biliyoruz? 


UNDOF’un web sitesinde yer alan bilgilere göre Ağustos 2024 itibariyle, gözlem gücünün bin 117 asker, 59 subay ve 133 sivil olmak üzere bin 309 personeli bulunuyor. 

UNDOF güçlerine Nepal 451, Uruguay 211, Hindistan 201, Fiji 149, Kazakistan 140, Gana 5, Butan 4, Çek Cumhuriyeti 4, İrlanda 4 ve Zambiya 3 asker ile katkıda bulunuyor. 

Tampon bölge nedir? 


UNDOF’un web sitesine göre 80 km uzunluğunda olan tampon bölgenin genişliği, merkezde yaklaşık 10 kilometreden en güneyde 200 metreye kadar değişiyor. 

Tampon bölgenin her iki tarafında, ayrılma bölgesinden 0 ila 10 kilometre, 10 ila 20 kilometre ve 20 ila 25 kilometre olmak üzere üç bölgeden oluşan bir sınır bölgesi bulunuyor. 

Golan’daki Birleşmiş Milletler Ateşkes Denetim Örgütü (UNTSO) tarafından desteklenen UNDOF, silahlar ve kuvvetler üzerinde mutabık kalınan kısıtlamalara uyulmasını sağlamak üzere söz konusu bölgeleri sürekli olarak denetliyor ve izliyor. 

Golan’ın sakinleri kimler? 


5 Haziran 1967’de yaşanan savaşta Suriye’ye ait Golan Tepeleri’ni işgal eden İsrail, daha sonra ABD dışında uluslararası toplum tarafından tanınmayan bir hamleyle burayı ilhak ettiğini açıkladı. 

Resmi verilere göre, Golan’da İsrail işgali altındaki bin 150 km’lik alanda Kuneytra ve Fik bölgesi yer alıyor. Şu anda işgal altında 137 köy ve 112 çiftlik bulunuyor. 

Golan’da, İsrail tarafından yıkılan Suriyeli Araplara ait köylerin kalıntıları üzerine kurulan 45 yerleşim birimi bulunuyor. 

İsrail’in yasama organı Knesset, 14 Aralık 1981’de İsrail hukuku, yargı yetkisi ve idaresinin Golan’da yürürlüğe girmesini öngören Golan Tepeleri Yasası’nı kabul etti. 

Ancak BM Güvenlik Konseyi (BMGK), bu adıma 17 Aralık 1981’de oybirliğiyle kabul ettiği 497 sayılı karar ile yanıt verdi. 

BMGK’nın söz konusu kararında, İsrail’in Golan Tepeleri’ni ilhak ederek çıkardığı Golan Tepeleri Yasası’nın yok hükmünde olup geçersiz ve uluslararası yasal etkiye sahip olmadığı ifade edilerek, İsrail’e bu kararı iptal etme çağrısında bulunuldu. 

Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mart 2019 tarihinde Netanyahu ile Washington’da düzenlediği ortak basın toplantısında, “ABD’nin Golan Tepeleri’nin İsrail’in bir parçası olarak tanıdığını” belirten bir bildiri imzaladı. 

İşgal altındaki Golan Tepeleri’nin nüfusunun yaklaşık 40 bin olduğu tahmin ediliyor. Bu nüfusun yarısından fazlasını Dürzi vatandaşlar, geri kalanını ise İsrailli yerleşimciler oluşturuyor. 

Bölgedeki Dürzi vatandaşların büyük bir bölümü, İsrail ordusunda görev almayı reddediyor. 

Golan, İsrail için neden önemli? 


İsrail’in Celile bölgesine bakan konumu nedeniyle önemli olan Golan Tepeleri, zengin su kaynakları ile biliniyor. 

Golan, İsrail’in ana su rezervuarı olan Taberiye Gölü (Celile Denizi) için birçok büyük su kaynağı içeriyor ve ülke için gerekli suyun üçte birini sağlıyor. 

İsrail merkezli sivil toplum kuruluşu Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsü tarafından 2019’da yayınlanan bir çalışmada, “Stratejik bölge paha biçilmez savunma avantajları sağlıyor ve İsrail’in caydırıcılığını güçlendiriyor” denilmişti. 

Söz konusu çalışmada Golan hakkında ayrıca şu ifadeler yer verilmişti; 

“İsrail’in Golan Tepeleri’nin kuzeyindeki Hermon Dağı zirvelerinden birini kontrol etmesi, Suriye topraklarının derinliklerine kadar gözetleme yapabilmesi VE yakın bir saldırı durumunda erken uyarıda bulunabilmesinin yanı sıra etkileyici bir istihbarat toplama kabiliyeti sağlıyor.” 

İsrail bu bölgeyi işgal ederek, yaklaşık 60 kilometre doğuda bulunan Şam’a ve batıda Akdeniz’deki Hayfa Körfezi’ne kadar olan tüm bölgeyi de izleyebiliyor. 

Golan Tepeleri, Ürdün Nehri Vadisi’ni, batısında İsrail’in Celile bölgesini, doğusunda ise Şam’a giden girişleri kontrol ediyor ve bu da yeni Suriye hükümeti için büyük bir tehlike oluşturuyor. 

İsrail, 1967’deki Altı Gün Savaşı sırasında Suriye’deki Golan Tepeleri’nin bir kısmını işgal etti ve ardından BM’nin kontrolünde askerden arındırılmış bir tampon bölge kurulması konusunda anlaşmaya varıldı.  

İsrail, 1981’de Golan’ın işgal altındaki kısmını ilhak etti. Bu adımı, ABD dışındaki uluslararası toplum tarafından tanınmadı.