İsrail'den Husilere Ağır Darbe

İsrail’in Sana’da Husilerin hükümet yetkililerini hedef alan hava saldırısı, çatışmada yeni bir sayfa açtı. Siyasi suikastların başlaması, Kızıldeniz’de ve bölgedeki gerilimi daha da tırmandıracak.
Redhwan Al-khutabi
İsrail'den Husilere Ağır Darbe

02.09.2025 - 16:21  |  Son Güncellenme:  03.09.2025 - 16:38

İsrail’in Yemen’in başkenti Sana’da Husilerin hükümet yetkililerini hedef alan hava saldırısı, çatışmada yeni bir döneme işaret ediyor. Bir yıldır altyapı, füze üsleri ve İHA noktalarına yoğunlaşan saldırılardan sonra Tel Aviv, doğrudan siyasi suikastlar aşamasına geçti.

Kolay hedef mi, istihbarat başarısı mı?


Operasyonun istihbarat boyutu düşünüldüğünde tablo karmaşık değil. Hedef alınan isimler Husilerin çekirdek kadrosundan değil; daha çok örgütün “devlet” görüntüsünü pazarlamak için kullandığı idari figürlerdi.

Hedef alınan Husilerin hükümet yetkilileri.


Askeri ve güvenlik liderleri sıkı koruma altında hareket ederken, bakanların daha serbest dolaşması onları kolay hedef haline getirdi. Bu nedenle saldırı, olağanüstü bir istihbarat başarısından çok, geniş yankı uyandıran bir propaganda hamlesi olarak değerlendiriliyor.

Kısacası, operasyon İsrail’in cesaretini gösterdi ama Husilerin askeri omurgasına darbe vurmadı. Daha çok psikolojik ve siyasi mesaj niteliği taşıyor.

Saldırının sonuçları


Hava saldırısı farklı alanlarda ciddi yansımalar taşıyor:

  • Güvenlik: Husiler artık yalnızca askeri kadroları değil tüm yönetim çevresini korumak zorunda kalacak. Bu da maliyeti artıracak ve hareket alanını daraltacak.

  • Siyasi: Örgütün vitrin hükümetinde oluşan boşluk, kritik bir dönemde yeniden yapılanmayı zorunlu kılıyor.

  • Toplumsal: Baskının artması bekleniyor. “Casusluk ve ihanet” suçlamalarıyla başlayan yeni tutuklama dalgası, özellikle uluslararası yardım kuruluşlarında çalışan onlarca kişiyi şimdiden hedef aldı.
    Mali ve lojistik: Geniş çaplı güvenlik önlemleri, zaten kaynak sıkıntısı yaşayan gruba ek yük getirecek.

Husilerin yanıtı: Nerede ve ne zaman?


Husilerin yanıtı şimdiden kendini gösterdi. Grup, İsrail’e ait olduğunu iddia ettiği bir gemiyi Kızıldeniz’de vurdu. Önümüzdeki süreçte İsrail ve bölgedeki çıkarlarına yönelik saldırıların artması bekleniyor.

İçeride ise daha fazla gözaltı ve baskı gündeme gelecek. Bu saldırı aynı zamanda Husiler için propaganda malzemesi: “Gazze savaşında ön cephedeyiz” söylemi yeniden güçlendirilecek.

Yeni dönem: Başkentte siyasi suikastlar


Sana’daki İsrail saldırısı Husilerin çöküşü anlamına gelmiyor. Ancak çatışmanın niteliğini değiştiriyor. Artık limanlar ve havaalanlarının ötesinde siyasi liderler hedef alınmaya başlandı. Bu gelişme, Kızıldeniz’de ve belki de çok daha geniş bir coğrafyada yeni ve ciddi bir tırmanışın kapısını aralıyor.