İsrail Yemen'e Saldırıyor: Sıra Husilere mi Geldi?
08.07.2025 - 17:26 | Son Güncellenme: 27.08.2025 - 17:40
İsrail işgal ordusu, 6 Temmuz 2025 Pazar akşamı, Yemen'in batısındaki sahil kenti olan Hudeyde’de 5 ana hedefi kapsayan yoğun hava saldırıları gerçekleştirdi.
İsrail ordusunun hedef aldığı bölgeler, Hudeyde Limanı, Ras Isa Petrol Limanı, Salif Limanı ve ‘Galaxy Leader’ adlı ticaret gemisiydi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ‘Kara Bayrak’ adı verilen operasyonun, Husiler tarafından gerçekleştirilen daha önceki füze saldırıları nedeniyle onları cezalandırmak amacıyla başlatıldığını ifade etti.
Gözden Kaçmasın
İsrail ordusu, Husilerin İsrail ile bağlantılı ya da İsrail'e yönelen ticaret gemilerine yönelik saldırılarını yeniden başlatmasının ardından bu saldırıyı gerçekleştirdi.
Ayrıca husiler, işgal altındaki topraklara bir füze fırlattıktan sonra, İsrail ordusunun Hudeyde'deki söz konusu bölgelere saldırı gerçekleştireceğini ve bu bölgelerden uzak durulması gerektiğini belirtti.
Olayın arka planı: Ne olmuştu?
7 Ekim'deki Gazze savaşıyla birlikte, Husiler İsrail'e karşı yeni bir cephe açmıştı. Ardından Kızıldeniz ve Bab el-Mendep’teki İsrail'e ait gemileri hedef alınmaya başlandı.
Öte yandan, uzun menzilli balistik füzeler ve insansız hava araçları kullanarak, güney işgal altındaki Filistin topraklarına kadar ulaşan saldırılar gerçekleştirildi.
Bu tırmanışa karşılık olarak, İsrail liderleri defalarca Husilerin bedel ödeyeceğini ve sonlarının Hizbullah ya da İran gibi olacağını söylediler.
Aylar süren tehditlerin ardından, İsrail, "Kara Bayrak" operasyonu ile Hudeyde'deki hedeflere yönelik hava saldırıları düzenledi.
Etkileri ve sonuçları
Hudeyde, geçen yıl temmuz ayında yapılan petrol tesislerine yönelik saldırılardan sonra en yoğun saldırıyı yaşadı ve 30'dan fazla füze atıldı. Ancak saldırının kapsamına rağmen, Husiler üzerinde askeri etkisi sınırlı kaldı. Çünkü hedef alınan noktalar ağırlıklı olarak askeri değil, sivil altyapıya yönelikti.
Husilerin saldırganlık kapasitesinde herhangi bir gerileme gözlemlenmedi. Deniz saldırıları ve insansız hava aracı operasyonları devam etti.
Aksine, Husiler, İsrail'in saldırısına karşı işgal altındaki topraklara yeni bir füze saldırısı başlattı. Bu saldırı, onlara daha geniş bir halk ve siyasi destek sağlayarak, "Siyonist saldırıya karşı yanıt" sloganıyla saldırılarını artırma fırsatı verdi.
Bu saldırı, İran'ın bulunduğu cephelerdeki zayıflamaların ardından gerçekleşti. İran, Suriye ve Lübnan’daki gelişmelerin etkisiyle, İsrail'in Yemen'deki Husi bölgelerine yönelik daha fazla saldırı düzenleyebileceği ve Husilerin başkenti Sana'nın, İran'ın başkenti Tahran gibi saldırılara maruz kalacağına dair tehditlerini hayata geçirebileceği anlamına geliyor.
Bu saldırıdan sonra ne olacak?
Hudeyde'deki sivil hedeflere yapılan bu saldırı, önceki saldırılardan farklı bir etki yaratmadı. En büyük zararı yine Yemen halkı gördü, çünkü bu tesisler, savaşın yıprattığı ülkenin ekonomisi için kritik öneme sahipti.
İsrail'in bu operasyonu, açıkça bir caydırıcı mesaj taşısa da, kısa vadede savaşın gidişatını değiştirmeyecek gibi görünüyor. Husiler, son yıllarda üzerlerine gelen tüm baskılara rağmen direnç gösterip kapasitelerini geliştirdi. Bu saldırı, onların etkisini ya da saldırılarını durdurmayacak.
Ancak saldırının zamanlaması ve şiddeti, önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Bu saldırı, mesaj savaşında yeni bir aşama mı yoksa Husilere yönelik savaşın yeni bir döneme geçişin habercisi mi?