İsrail Meclisi'nden Skandal Karar: Batı Şeria'nın İlhakı Onaylandı!

İsrail Parlamentosu, Batı Şeria’yı ilhak etme kararı aldı. Tepkilere rağmen kabul edilen karar, uluslararası hukuku hiçe sayarken bölgede yeni bir gerilim dalgasına yol açtı.
İsrail Meclisi'nden Skandal Karar Batı Şeria'nın İlhakı Onaylandı

24.07.2025 - 15:27  |  Son Güncellenme:  27.08.2025 - 17:42

Oylanıp kabul edildi


İsrail Parlamentosu (Knesset), 23 Temmuz 2025 Çarşamba günü yaptığı oylamada, Batı Şeria’nın ilhak edilmesini öngören bir tasarıyı 120 milletvekilinden 71’inin oyuyla kabul etti.

Karar, Filistin yönetimi ve Hamas tarafından sert bir dille reddedilirken, bölgesel ölçekte de gayrimeşru, hukuksuz ve barışı baltalayan bir adım olarak nitelendirilerek iki devletli çözümü baltaladığı gerekçesiyle kınandı .

Söz konusu tasarı, Knesset yaz tatiline girmeden hemen önce, iktidar koalisyonundan bazı milletvekilleri tarafından sunuldu. Tasarıya, iktidar bloğunun tamamıyla birlikte muhalefetteki "Yisrael Beitenu" partisi de destek verdi.

İsrail Adalet Bakanı Yariv Levin, karar teklifine desteğini açıklayarak kabul edilmesi için oy vereceğini söyledi. Bunun yanı sıra "Dini Siyonizm", "Likud", "Şas" partileri ile muhalefetten "İsrael Beytenu" partisinden milletvekilleri de teklife desteklerini ilan etti.

Gazze için de mesaj verildi


Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben Gvir ise Knesset'teki konuşmasında savaş sonrası dönemde Gazze Şeridi üzerinde İsrail'in tam ve mutlak kontrolünü sağlaması gerektiğini savundu.

Kabul edilen karar metninde, “İsrail Devleti’nin, Yahudi halkının tarihî vatanı olan Eretz İsrael’in (İsrail Toprağı) tamamı üzerinde doğal, tarihi ve yasal bir hakkı vardır” denildi. 

Kararda ayrıca hükümete, Yahuda ve Samiriye (İsrail’in Batı Şeria için kullandığı isimler) ile Şeria Vadisi’ndeki tüm Yahudi yerleşim alanlarında İsrail hukukunun, yargısının ve idari sisteminin bir an önce uygulanması çağrısında bulunuldu.

Metinde ayrıca, bu adımın "İsrail’in güvenliğini güçlendireceği" ve Yahudi halkının “barış ve güvenlik içindeki temel hakkını” pekiştireceği savunuldu.

Muhalefetten sert tepki: Netanyahu’nun başarısızlıklarını örtme çabası


Öte yandan İsrail muhalefeti, söz konusu tasarıyı eleştirdi. İşçi Partisi temsilcisi, bu adımın "her alanda başarısız olan kanlı Netanyahu hükümetinin başarısızlıklarını örtbas etmek" amacıyla atıldığını söyledi. Özellikle Gazze'deki savaşın yönetiminde yaşanan başarısızlıkların ve dindarların askerlikten muaf tutulmasının üzerinin örtüldüğünü öne sürdü.

Knessette’ki Birleşik Arap Ortak  Listesi lideri Mansur Abbas, buna karşılık iki devletli çözümü savunan ve İsrail ile barış içinde yan yana yaşayacak bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını öngören karşı bir karar taslağı sundu.

Birleşik Arap Ortak Listesi milletvekili Ahmed Tibi ise, Filistin meselesine ilişkin uluslararası meşruiyeti esas alan bir alternatif öneri sundu. 

Tibi, Batı Şeria’daki ilhak planlarını “etnik temizlik” olarak nitelendirdi ve Gazze’deki savaşın bitirilmesi, açlığın sona erdirilmesi, Filistin devletinin tanınması ve işgalin sonlandırılması çağrısında bulundu.

Filistin yönetimi ve Hamas: Bu adım barışı yok eder


Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Komitesi Genel Sekreteri ve Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik ilanı yönündeki çağrısını "tehlikeli bir tırmanış" olduğunu ve "Filistin halkının haklarına saldırı olduğunu, barış şanslarını ve iki devletli çözümü baltaladığını" söyledi.

(Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Komitesi Genel Sekreteri ve Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh.)

Şeyh, bu adımın uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiğini vurgulayarak uluslararası toplumu harekete geçip bu durumu durdurması ve Filistin devletini tanıması yönünde çağrıda bulundu.

Filistin Devlet Başkanlığı da İsrail Knesset'inin hükümetten işgal altındaki Batı Şeria üzerinde egemenlik dayatmasını istemesini barış şanslarını baltalayan ciddi bir tırmanış olarak değerlendirdi.

Başkanlık Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Knesset'in çağrısının "tüm uluslararası meşruiyet kararları ve uluslararası hukukla çeliştiğini, barış ve istikrarı sağlamanın tek yolunun bağımsız Filistin devletinin kurulması olduğunu teyit ettiğini" belirtti.

Hamas hareketi de İsrail Knesset'inin işgal altındaki Batı Şeria üzerinde "egemenlik" dayatarak ilhaka hazırlık yapan karar teklifini oylamasının "geçersiz ve meşruiyeti olmadığını, Filistin topraklarının kimliğini değiştirmeyeceğini" açıkladı.

Hamas, bu oylamanın İsrail işgal hükümetinin Batı Şeria'da işlediği geniş çaplı ihlallerin devamı niteliğinde olduğunu belirtirken, uluslararası toplum ve BM'yi bu geçersiz adımı kınamaya ve işgalin pervasızlığına dur demeye çağırdı. 

Öte yandan Hamas, Batı Şeria’daki Filistinlilere birlik olma, dayanışma gösterme ve direnişi her türlü şekliyle artırmaya çağrısı yaptı.

Ürdün’den açık mesaj: İsrail’in işgal topraklarında egemenliği yoktur


Ürdün Dışişleri Bakanlığı da İsrail parlamentosunun Batı Şeria ve Şeria Vadisi’ni ilhak yönündeki kararını “uluslararası hukukun açık ihlali” olarak kınadı. 

(Ürdün Dışişleri Bakanlığı.)

Bakanlık, bu adımın iki devletli çözümü ve Filistin halkının 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurma hakkını açıkça baltaladığını belirtti. 

Açıklamada, "İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliği yoktur" denildi.

Türkiye: Bu karar hem hukuk dışı hem provokatif


Türkiye Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı açıklamada, Batı Şeria’nın Filistin toprağı olduğunu ve 1967’den bu yana İsrail işgali altında olduğunu hatırlatarak, "İsrail’in ilhak girişimi hukuksuz ve provokatif bir adımdır" dedi.

Açıklamada, İsrail parlamentosunda alınan kararın uluslararası hukuka aykırı olduğu ve hiçbir geçerliliği bulunmadığı vurgulandı. 

Öte yandan, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin şiddet ve yasa dışı uygulamalar üzerinden iktidarda kalma çabalarının yeni krizler doğurduğu ve hem uluslararası düzeni hem de bölgesel güvenliği tehdit ettiği ifade edildi.

Bakanlık ayrıca, İsrail’in saldırgan tutumuna ve yürüttüğü soykırıma karşı etkili, caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. İsrail’in uluslararası hukuka ve etik yükümlülüklerine uymasının zorunluluğuna dikkat çekildi.