İsrail Küresel Sumud Filosu'na Saldırdı: Dün Gece Neler Yaşandı?
30.04.2026 - 13:31 | Son Güncellenme: 30.04.2026 - 16:29
Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na yönelik gerilim, dün gece saatlerinden itibaren Akdeniz’in ortasında yeni bir krize dönüştü. 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden, daha sonra İtalya’nın Sicilya Adası’ndaki katılımlarla büyüyerek 26 Nisan’da yeniden denize açılan filo, gece saatlerinde Girit Adası açıklarındaki uluslararası sularda İsrail donanmasının müdahalesiyle karşılaştı.
Filo yetkililerinden elde eldilen bilgilere göre teknelerde 39 farklı ülkeden, aralarında Türklerin de bulunduğu 345 katılımcı yer alıyordu. Müdahalenin Gazze’ye yüzlerce deniz mili uzaklıkta ve Yunan kara sularına yakın bir noktada gerçekleştiği bildirildi.
Tekneler savaş gemileri ve botlarla çevrelendi
Gecenin ilk saatlerinde filoya ait teknelerin İsrail’e ait olduğu belirtilen savaş gemileri ve dronlar tarafından çevrelendiği duyuruldu. Filonun Girit’in batısında, Yunan kara sularına yaklaşmak üzereyken abluka altına alındığı, ardından askeri botların teknelere yaklaştığı belirtildi.

Filo kaynakları, botlardaki askerlerin kendilerini İsrail unsurları olarak tanıttığını, bazı teknelere lazer ve silah doğrultulduğunu, katılımcılardan teknelerin ön bölümüne geçerek diz çökmelerinin istendiğini açıkladı. Aynı süreçte birçok teknede iletişimin kesildiği, acil durum kanallarının da devre dışı bırakıldığı öne sürüldü.
Uluslararası sularda 21 tekne alıkonuldu
Sabaha karşı tablo daha da netleşmeye başladı. Küresel Sumud Filosu yetkilileri, İsrail ordusunun uluslararası sularda 21 tekneyi alıkoyduğunu duyurdu. Açıklamada, 17 teknenin müdahaleyi aşarak Yunan kara sularına girdiği, 14 teknenin ise Yunan kara sularına doğru ilerlediği bildirildi.
Müdahale sırasında “Tam Tam” isimli teknenin arızalandığı ve açık denizde bırakıldığı, teknedeki mürettebat ile aktivistlerin sağlık durumlarının iyi olduğu aktarıldı. Söz konusu teknenin güvenli biçimde en yakın karaya çekilmesi için Yunan makamlarıyla temas kurulduğu ifade edildi.
Gözden Kaçmasın
İsrail tarafından yapılan açıklamalarda ise “20’den fazla tekneden yaklaşık 175 aktivistin” alıkonulduğu bildirildi. Buna karşın filo yetkilileri, alıkonulan teknelerde bulunan sivillerin tam olarak nereye götürüldüğü ve durumlarının ne olduğu konusunda sağlıklı bilgi alınamadığını belirtti. Özellikle iletişimin kesildiği teknelerde bulunan katılımcıların akıbeti gün boyunca en önemli belirsizliklerden biri oldu.
Filo yönetiminden “korsanlık” tepkisi
Filo yönetimi, müdahaleyi sert ifadelerle kınayarak olayı “korsanlık” olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin Gazze kıyılarından yüzlerce mil uzakta tekneleri ele geçirdiği, sivilleri alıkoyduğu ve uluslararası sularda tehlikeli bir emsal oluşturduğu savunuldu.
Açıklamada, olayın herhangi bir sınır hattında değil, açık denizde yaşandığı vurgulandı. Filo temsilcileri, hiçbir devletin uluslararası sularda tek taraflı kontrol kurma hakkı bulunmadığını belirterek alıkonulan sivillerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Küresel Sumud Filosu Türkiye yetkilileri, İsrail ordusunun 18 Türk vatandaşını alıkoyduğunu belirtti
Küresel Sumud Filosu Türkiye yetkililerinin yaptığı bilgilendirmeye göre, dün gece İsrail ordusunun Girit açıklarında filoyu kuşatarak başlattığı saldırıda 170'ten fazla aktivist alıkonuldu.

Alıkonulan aktivistler arasında bulunan 18 Türk vatandaşının ismi ve teknelerinin bilgileri şu şekilde:
Mustafa Enes Topal (Saf Saf), Muhammed Özdem (Saf Saf), Ali Deniz (Esplai), Yunus Kava (Esplai), Şahin Yaslık (Saf Saf), Mustafa Arslan (Saf Saf), Abdulselam Demir (Freia), Nevzat Öylek (Esplai), Nevzat Güzel (Freia), Halil Erdoğmuş (Esplai), Abdüllatif Faslı (Freia), Hüseyin Şuayb Ordu (Saf Saf), Mahmut Akay (Saf Saf), Görkem Duru (Ghea), Mehmet Atlı (Ghea), Mükremin Köse (Freia), Ramazan Tekdemir (Freia), Mahmut Çağatay Yavuz (Eros 1).
Türkiye ve uluslararası kamuoyundan tepki
Türkiye’den gelen açıklamalarda da müdahale “korsanlık eylemi” olarak değerlendirildi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan filoya uluslararası sularda yapılan müdahalenin seyrüsefer serbestisi ilkesini ihlal ettiği belirtildi.
Dışişleri Bakanlığı’nın resmi sitesinde yapılan açıklamada “Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan saldırı bir korsanlık eylemidir.” ifadeleri yer aldı.
Bunun yanında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, İspanya Dışişleri Bakanı Albares Bueno ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek İsrail güçlerince yapılan yasadışı müdahaleyle ilgili konuşulduğu belirtiliyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve TBMM Başkanı Kurtulmuş yaptıkları açıklamalarda filoya yapılan müdahaleyi kınarken Milli Savunma Bakanlığı, bugün gerçekleştirdiği basın toplantısında müdahalenin uluslararası sularda seyrüsefer güvenliğini tehdit ettiğini ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip ülke olarak, bölgede meydana gelen gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti. “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından daha önce de yaptığımız gibi insani yardım ve destek çerçevesinde gerekli tüm tedbirler alınmaktadır" vurgusu ile MSB’nin filoyla ilgili hassasiyeti vurgulandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na saldırısına ilişkin Adalet Bakanlığının Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde çalıştığını ve İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na yönelik önceki saldırısı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca dava açılarak yargılama sürecinin başladığının da altını çizdi.
Açıklamalarda, filoda bulunan Türk vatandaşlarının ve diğer yolcuların durumunun ilgili ülkelerle koordinasyon içinde takip edildiği kaydedildi.
Olayın ardından Yunanistan’ın tutumu da tartışma konusu oldu. Müdahalenin Yunan kara sularına çok yakın bir bölgede yaşanması, bazı aktivistler tarafından Atina yönetiminin yeterince hızlı hareket etmediği eleştirilerine yol açtı. Yunanistan’daki bazı aktivist gruplar, teknelerin yardım çağrısı yaptığı halde sahil güvenlik birimlerinin yeterli müdahalede bulunmadığını öne sürdü.
Uluslararası alanda da tepkiler büyüdü. Bazı ülkelerde siyasetçiler ve aktivist gruplar, Gazze’ye insani yardım taşıyan teknelerin uluslararası sularda durdurulmasına karşı açıklamalar yaptı. Gün boyunca en kritik başlık, alıkonulan aktivistlerin durumu ve açık denizde kalan teknelerin güvenliği oldu.
Filo yetkilileri bazı teknelerle irtibatın hâlâ sağlanamadığını bildirirken, Yunan kara sularına ulaşan teknelerin ikinci bir müdahale ihtimalinden endişe ettiği aktarıldı. Kriz, yalnızca Gazze’ye insani yardım girişimini değil, uluslararası sularda seyrüsefer serbestisi, sivillerin korunması ve Akdeniz’de yetki alanları tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı.