Hikmet el-Hicri Süveyda'da Bağımsız Devlet Çağrısını Yineledi

Hikmet el-Hicri'nin çağrısı, Süveyda meselesini uluslararası platforma taşıma yönünde net bir eğilimi yansıtıyor. Öte yandan, Amerika ve İsrail'in tutumlarıyla uyum sağlayarak dış destek kazanma girişimi göze çarpıyor.
Redhwan Al-khutabi
ÖZETLE-_-Hikmet-el-Hicri-Süveyda'da-Bağımsız-Devlet-Çağrısını-Yineledi

05.09.2025 - 17:22  |  Son Güncellenme:  05.09.2025 - 17:27

Suriye'deki Dürzi cemaatinin ruhani lideri Hikmet el-Hicri, Süveyda vilayetinde bağımsız bir devlet kurma talebini yenileyerek tartışmaları tekrar alevlendirdi. Öte yandan kendi hakkı olarak gördüğü kaderini tayin etme hakkına sıkı sıkıya bağlı olduğunu ifade etti ve bunu uluslararası antlaşmaların güvence altına aldığı kutsal bir hak olarak nitelendirdi.

Videolu bir konuşmayla yapılan bu çağrı sadece iç politikayla sınırlı kalmadı. Bunun yanı sıra İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'ne doğrudan teşekkür mesajları yöneltildi. 

Bu durum konuyu karmaşık bir siyasi ve bölgesel tartışmanın tam merkezine oturttu.

Dürziler arasında derin ayrışma


El-Hicri’nin çağrısı, Süveyde’deki tüm Dürzileri temsil etmiyor. Bazı takipçileri ayrılık fikrini desteklerken, Yusuf Cerbu ve Hamud el-Henavi gibi diğer akıl şeyhleri bu tür yaklaşımlara karşı duruş sergiliyor.  

Bu liderler, Suriye’nin birlik ve bütünlüğünden taviz verilemeyeceğini” vurgularken, İsrail’den yardım istemeyi de kesin bir dille reddediyor.
Dolayısıyla El-Hicri’nin söylemleri, Dürzi toplumu içinde ortak bir ses olmaktan çok, parçalı bir temsile işaret ediyor.

Mesajların asıl adresi dış dünya

El-Hicri’nin konuşmasında dikkat çeken noktalardan biri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya ve ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür etmesi oldu. bunu yapması bağımsızlık projesinin uluslararası destek olmadan gerçekleşmeyeceğini düşündüğünü gösteriyor.

Suriye’nin Cumhurbaşkanı Ahmed Şara.

Öte yandan Suriye’nin Cumhurbaşkanı Ahmed Şara geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “asıl mücadelenin Suriye’yi birleştirme mücadelesi olduğunu” vurgulayarak bunun gibi çağrılara doğrudan yanıt vermiş oldu.

İsrail’in derdi güney Suriye 


İsrail, uzun süredir Suriye’nin güneyindeki gerginliği kendi çıkarları için kullanmaya çalışıyor. Tel Aviv, Dürzilerin hamisi rolüne soyunurken, Şam yönetimi bunu “işgali ve saldırıları meşrulaştırma bahanesi” olarak görüyor.

İsrail’in El-Hicri’ e verdiği açık destek ise, bu tabloyu daha da netleştirdi ve Süveyde’nin yeni bir nüfuz alanına dönüşebileceği kaygılarını artırdı.

İnsani dosyalar öne sürüldü


El-Hicri konuşmasında yalnızca siyasetle yetinmedi; kaçırılan kişilerin koşulsuz serbest bırakılmasını, el konulan köylerin geri verilmesini ve yıkıma uğrayan bölgelerin yeniden inşasını talep ederek insanî bir çerçeve de kurmaya çalıştı. Ancak bu talepler, onun bağımsızlık projesinden ayrı düşünülemiyor. El-Hicri, bölgeyi yerel kadrolarla yönetebileceklerini vurgulayarak, bağımsızlık arayışını bir “plan” olarak sundu.

Şam ve bölgeden kesin ret


Her şeye rağmen bu girişimin hayata geçme ihtimali düşük görünüyor. Çünkü birincisi, Dürzi toplumu içinde ciddi bir bölünme var ve El-Hicri’nin elini zayıflatıyor. İkincisi, Şam yönetimi ülkenin bölünmesini doğrudan “varoluşsal tehdit” olarak görüyor ve kesin biçimde reddediyor.
Üstelik bölgesel ve uluslararası dengeler de bu projeye izin verecek nitelikte değil. Dürzi kartı belki pazarlık unsuru olarak masaya sürülebilir, ama Suriye’nin fiilen bölünmesine yeşil ışık yakılması şimdilik imkânsız görünüyor.