Gazze’de Kritik Saatler: Hamas Silahsızlanma Teklifine Ne Yanıt Verecek?

Hamas’a verilen sürenin dolmasına saatler kala Gazze’de kritik bir karar eşiğine gelindi. Uluslararası plan silahsızlanma karşılığında yeniden imar vaat ederken, hareketin vereceği yanıt bölgenin ya siyasi bir uzlaşıya ya da yeni bir çatışma sürecine girip girmeyeceğini belirleyecek.
Gazze’de Kritik Saatler Hamas Silahsızlanma Teklifine Ne Yanıt Verecek

10.04.2026 - 17:40  |  Son Güncellenme:  15.04.2026 - 14:21

ABD Başkanı Donald Trump liderliğinde oluşturulan ve Barış Konseyi olarak anılan yapının Hamas’a verdiği sürenin dolmasına saatler kala gözler, hareketin uluslararası temsilci Nikolay Mladenov tarafından iletilen silahsızlanma teklifine vereceği yanıta çevrildi.

Bu son saatler yalnızca teknik bir yanıt süresi değil; Gazze’nin kaderini belirleyebilecek kritik bir dönemeç anlamına geliyor. Ya siyasi bir uzlaşıyla yeniden imarın önü açılacak ya da bölge yeniden askeri gerilimin içine sürüklenecek.

Sahnenin arka planında İsrail temkinli bir bekleyiş içinde. Öte yandan bölgesel ve uluslararası aktörler Hamas’a ya teklifi kabul etmesi ya da en azından daha yumuşatılmış bir formül sunması yönünde baskı yapıyor. Ancak masadaki konunun direnişin silahı olması, kararı Hamas açısından son derece hassas hale getiriyor. Bu mesele yalnızca askeri değil, aynı zamanda ideolojik ve siyasi bir anlam da taşıyor.

Siyasi süre mi, stratejik ültimatom mu?

Belirlenen süre sıradan bir müzakere takvimi olmaktan oldukça uzak. Daha çok, örtülü bir tehdit barındıran siyasi bir ültimatom niteliği taşıyor. 

Nikolay Mladenov

Mladenov’un ilettiği plan, yaklaşık sekiz aya yayılan bir takvim öngörüyor. Bu süreçte Gazze’deki silahlı grupların askeri kapasitesinin aşamalı olarak tasfiye edilmesi hedefleniyor. Süreç, roketler ve ağır silahların devre dışı bırakılmasıyla başlayacak, ardından tüneller ve bireysel silahların ortadan kaldırılmasıyla devam edecek.

Planın temel denklemi net: Silahsızlanma karşılığında yeniden imar ve İsrail kısıtlamalarının kaldırılması. Buna göre anlaşma sağlanırsa İsrail ordusu kademeli olarak Gazze’den çekilecek, uluslararası denetim altında yeniden imar projeleri başlayacak. Yönetim ise tek otorite, tek yasa, tek silah ilkesi doğrultusunda kurulacak bir Filistinli teknokrat komiteye devredilecek.

Ancak bu formül Hamas açısından ciddi bir çıkmaz yaratıyor. Çünkü hareket içinde silah bırakmak teknik bir adım olarak değil, doğrudan stratejik bir dönüşüm ve varoluşsal bir mesele olarak görülüyor.

Hamas’ın pozisyonu: Baskı ile ideolojik çizgi arasında

Hamas şu ana kadar teklifi açık şekilde reddetmiş değil. Ancak ciddi çekinceler dile getiriyor. Hareketin liderliği, özellikle İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarının sürdüğü ve insani yardımların sınırlı kaldığı bir ortamda silahsızlanmanın gündeme getirilmesini kabul edilemez buluyor.

Hamas’a göre bu teklif, İsrail’in savaşla elde edemediğini diplomasi yoluyla elde etme girişimi. Nitekim İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın sözcüsü bu yaklaşımı açıkça dile getirerek, İşgalin sahada alamadığını müzakere masasında vermeyiz mesajı verdi.

Öte yandan Kahire’de yapılan görüşmelere dair sızan bilgiler, Hamas’ın kapıyı tamamen kapatmadığını gösteriyor. Bu da hareketin üzerindeki bölgesel ve uluslararası baskının farkında olduğunu ortaya koyuyor.

İsrail’in hesabı: Beklemek mi, tırmandırmak mı?

İsrail cephesinde ise temkinli bir bekleyiş hakim. 

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu

Başbakan Benjamin Netanyahu liderliğindeki hükümet, Hamas’ın vereceği yanıtı yakından izliyor. Ancak Tel Aviv yönetimi yeni bir askeri adımın yalnızca Gazze ile sınırlı olmayacağını, daha geniş bölgesel dengelere bağlı olduğunu da biliyor.

Öte yandan İsrail’in önceliği şu aşamada kuzey cephesi ve Lübnan hattındaki gerilim. Buna İran’la yaşanan gerilimin etkileri de eklenince, Gazze’de yeni bir savaşın kısa vadede ilk tercih olmayabileceği değerlendiriliyor.

Buna rağmen askeri seçenek masadan kalkmış değil. İsrail yönetimi, Hamas’ın teklifi reddetmesi halinde silahsızlandırmanın güç kullanılarak da gerçekleştirilebileceği mesajını veriyor.

Gazze’nin yeniden inşası: En güçlü koz

Planın en dikkat çeken ve en etkili baskı unsuru ise yeniden imar kartı. Uluslararası konsey, Gazze’deki yeniden imar sürecinin doğrudan silahsızlanma adımlarına bağlandığını açıkça ortaya koymuş durumda. Yani askeri yapı tasfiye edilmeden hiçbir yeniden inşa projesi başlamayacak.

Bu da savaşla büyük ölçüde yıkıma uğrayan Gazze’nin geleceğinin, Hamas’ın önümüzdeki günlerde vereceği karara bağlı olduğu anlamına geliyor.

Ancak bu denklem de tartışmalı. Bazı diplomatlara göre İsrail, Hamas kabul etse bile çekilme ya da kısıtlamaları kaldırma konusunda tam anlamıyla adım atmayabilir. Özellikle İsrail iç siyasetindeki dengeler bu ihtimali güçlendiriyor.

Gazze için kritik yol ayrımı

Tüm bu gelişmeler ışığında Gazze, tarihi bir yol ayrımında bulunuyor. Hamas’ın planı kabul etmesi, bölgede yeni bir siyasi ve güvenlik düzeninin kapısını aralayabilir. Ancak bu durum aynı zamanda hareketin geleceği ve rolü konusunda ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirecek.

Teklifin reddedilmesi ise yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir. Öte yandan bu olası gerilimin zamanlaması ve boyutu, yalnızca Gazze ile değil, daha geniş bölgesel dengelerle belirlenecek.

Sonuç olarak önümüzdeki saatler kritik: Kriz karmaşık bir siyasi uzlaşıya mı evrilecek, yoksa Gazze yıllardır çıkamadığı çatışma döngüsünde yeni bir perde mi açacak?