Çad’daki İktidar Partisi Muhalefetin Boykot Ettiği Seçimleri Kazandı
14.01.2025 - 17:01 | Son Güncellenme: 16.07.2025 - 15:33
Çad’da 29 Aralık’ta yapılan, muhalefetin boykot ettiği parlamento seçimlerinin ilk sonuçlarına göre iktidar partisi mecliste çoğunluğu elde etti.
Seçim Komisyonu Başkanı Ahmed Bartchiret tarafından cumartesi günü açıklanan ilk sonuçlara göre Devlet Başkanı Muhammed İdris Debi’nin partisi Ulusal Kurtuluş Hareketi, meclisteki 188 sandalyenin 124’ünü kazandı.
Muhalefet partileri, seçime katılım oranının yüzde 51,56 olmasını, “seçmenlerin seçimin meşruiyetine ilişkin şüphelerinin” bir göstergesi olduğunu öne sürdü.
Gözden Kaçmasın
Seçimler, devlet başkanlığı seçimlerinde ikinci sırada yer alan Succes Masra’yı aday gösteren Les Transformateurs partisi de dahil olmak üzere 10’dan fazla muhalefet partisi tarafından boykot edildi.
İç ve dış zorluklar
Çad’da 13 yılın ardından düzenlenen ilk parlamento seçimleri, muhalefetin boykotu ve bölgedeki demokratik geçiş sürecinin zorluğuyla ilgili iç ve dış zorlukların yaşandığı bir dönemde gerçekleştirildi.
Gözlemciler, zor sosyo-ekonomik koşullar ışığında seçime katılımdaki ilgisizlik, muhalefetin boykotları ve hile olasılığının ülkenin demokrasi sınavını zorlaştıracağından endişe ediyor.
Diğer yandan, Çad’daki son darbe ve ardından gelen askeri yönetimin yanı sıra ülkenin askeri darbelerle sarsılan bir dizi Afrika ülkesine yakınlığı da ülkenin siyasi sürecinde oldukça etkili oldu.
Ordu tarafından geçişe liderlik etmesi için atanan Muhammed İdris Debi, üç yıllık askeri yönetimin ardından geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan devlet başkanlığı seçimlerini kazanmıştı.
Çin ve Rusya gibi yeni uluslararası aktörler bölgeye girerken ve Fransa’nın bölgedeki nüfuzu azalırken, Çad askeri yönetimin geçiş sürecini sonlandırmak istiyor.
Başkentte kaos
Silahlı bazı kişilerin, 8 Ocak’ta başkent Encemine’de bulunan Devlet Başkanlığı Sarayı’nı basma girişimi, saldırganların kim olduğu ve ne istedikleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Hükümet tarafından yapılan açıklamaya göre, Devlet Başkanlığı Sarayı çevresinde muhafızlar ile silahlı kişiler arasında çıkan çatışmada saldırganlardan 18’i öldü, 6’sı da yaralandı.
Yaklaşık bir saatin ardından güvenlik güçleri tarafından kontrol altına alınan silahlı saldırıda 1 hükümet görevlisi de hayatını kaybetti.
Bu olay, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Paris’te bazı Afrika ülkelerinin liderlerine yönelik sert eleştirileri nedeniyle Encemine ile Paris arasında gerginlik yaşanmasından iki gün sonra gerçekleşti.
Macron, 6 Ocak’ta Paris’te düzenlenen Büyükelçiler Konferansı sırasında Afrika’da 2013’ten bu yana terörle mücadele için çok çalıştıklarını vurgulayarak, “Ancak Afrikalı liderler, bize bu konuda teşekkür etmeyi unuttu. Fransız ordusu bu bölgede konuşlanmamış olmasaydı, bugün hiçbiri egemen bir devlet olamazdı” ifadelerini kullandı.
Bazı analistlere göre Macron bu ifadeleriyle, Afrika ülkelerinin Fransa’nın rolü olmadan yönetilemeyeceği mesajını vermek istemiş olabilir.
Konuya ilişkin Fokus Plus’a konuşan Çadlı araştırmacı Said Abkar, “Ben meseleyi çok farklı analiz ediyorum. Müslüman kuzey ile Hristiyan güney bölgesi arasında gerçek bir güç mücadelesi var” dedi.
İktidarın Ağustos 1960’taki bağımsızlıktan 1980’e kadar güneyde olduğunu söyleyen Abkar ayrıca şunları söyledi:
“O zamandan bu yana sosyal adaletin yokluğu, ekonomik uçurumun artması, ırkçı ve bölgeselci söylemlerin benimsenmesiyle iktidardan mahrum kaldılar. Güneyli partiler, eğitimde daha şanslı oldukları, devlet kurumlarını işlevsel olarak kontrol ettikleri ve özgürlükler ve haklar konusundaki farkındalıkları daha fazla olduğu için durumdan huzursuz olmaya başladılar.”
Abkar, Ekim 2022’de bu kesimin sokaklara döküldüğü kitlesel gösterilerin, Devlet Başkanı Muhammed İdris Debi tarafından şiddetle bastırıldığını dile getirerek, bu durumun “intikam” arzusuna neden olabileceğini vurguladı.
Çadlı araştırmacı, 8 Ocak’ta Devlet Başkanlığı Sarayı’na yönelik düzenlenen saldırının bu olaylarla ilgili olabileceğini söyledi.
Bu saldıranlardan bazılarının, 20 Ekim’de bastırılan kanlı protestolarda yakınlarının ölümüne neden olan başkanlık muhafızlarından intikam almak istemiş olabileceğini de ekledi.
Çad, Kasım 2024 sonunda Fransa ile askeri anlaşmalarını feshettiğini açıklayarak, bağımsızlığından bu yana süren 60 yıllık askeri işbirliğini sona erdirdi.
Bu karar, Çad Gölü bölgesinde Boko Haram tarafından düzenlenen ve Çad ordusunda çok sayıda kayıpla sonuçlanan saldırıların ardından alındı.
Söz konusu gelişmeler, Çad’da artan güvenlik ve siyasi zorluklara işaret ettiği gibi ülkenin güvenlik durumuna ilişkin endişeleri de arttırıyor.