BM İnsan Hakları Komiseri Mısır'ı "Rotasyon" Uygulamasına Son Vermeye Çağırdı
27.08.2025 - 15:00 | Son Güncellenme: 04.09.2025 - 15:13
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Mısır yönetimine muhalifleri hedef alan ve “tekrar tutuklama” ya da “rotasyon” olarak bilinen uygulamaya son vermesi çağrısında bulundu.
Bu uygulama, kişilerin ceza sürelerini tamamlamalarına ya da tutukluluk süresinin üst sınırına ulaşmalarına rağmen "rotasyon" adı verilen yöntemle tutuklu kalmalarını sağlıyor.
Yasa dışı bir mekanizma haline geldi
Türk, yaptığı açıklamada bu uygulamanın artık münferit vakalar olmaktan çıktığını, sistematik bir baskı aracına dönüştüğünü söyledi. Ceza süresinin bitmesi ya da tutuklunun tutukluluğun üst sınırına ulaşması durumunda, kişi kendini benzer ya da aynı suçlamalarla yeni bir davayla karşı karşıya buluyor. Mahkeme kararlarının ve yasal düzenlemelerin fiilen devre dışı bırakıldığını vurgulayan Türk, karar merciinin tamamen güvenlik kurumları olduğunu belirtti.
Öne çıkan örnekler
BM yetkilisi, özellikle şair Galal el-Bahiri’nin durumuna dikkat çekti. Bahiri, Temmuz 2021’de cezasını tamamlamasına rağmen hâlâ cezaevinde tutuluyor. Aynı kaderi paylaşanlar arasında aktivist Alaa Abdel Fattah, avukat Huda Abdel Moneim, hak savunucusu İbrahim Metwally Hegazy ve siyasi aktivist Mohamed Adel Fahmy Ali de var.
Şairlerden avukatlara, insan hakları savunucularından siyasi aktivistlere kadar geniş bir kesimin hedef alınması, amacın güvenlik tehdidini önlemek değil, eleştirel sesleri susturmak olduğunu ortaya koyuyor.
Gözden Kaçmasın
BM’nin açıklaması bir şeyleri değiştirir mi?
Türk’ün sözleri yalnızca bir insan hakları uyarısı değil, aynı zamanda uluslararası camianın Mısır’ın bu stratejiyi yaygın biçimde kullandığını kabul etmesi anlamına geliyor. Ancak akıllardaki soru şu: Bu açıklamalar gerçek bir siyasi baskıya dönüşecek mi, yoksa daha önce olduğu gibi yalnızca kınama metinlerinde mi kalacak?
Son yıllarda defalarca benzer açıklamalar yapıldı, ancak sahada ciddi bir değişim yaşanmadı.
BM’nin elinde bağlayıcı mekanizmalar olmadığı için Kahire yönetimi de bu çağrıları görmezden gelmeyi sürdürüyor.
Her şeye rağmen, bu açıklama Mısır’ın hak ihlallerine dair resmi bir uluslararası belge niteliği taşıyor. İnsan hakları örgütlerinin raporlarında “tekrar tutuklama” dosyası uzun süre gündemde kalacak gibi görünüyor.
Siyasi boyutu
Uzmanlara göre “tekrar tutuklama”, aslında muhalefeti yönetme politikasının bir parçası.
Cezasını bitirse bile özgürlüğe kavuşamayacağını bilen kişi hem umudunu kaybediyor hem de toplumun geneline caydırıcı bir mesaj veriliyor.
Dikkat çeken bir başka nokta ise, neredeyse tüm yeni suçlamaların terörle mücadele yasaları üzerinden yöneltilmesi. Oysa hedef alınanlar silahlı örgüt üyeleri değil, sivil aktivistler ve hak savunucuları.
Böylece toplumun güvenliği için var olan yasalar, muhalefeti bastırmak için kullanılan bir araca dönüşüyor.