Bennett-Lapid İttifakı Netanyahu’ya Karşı: Seçim Öncesi Kritik Hamle
28.04.2026 - 15:35 | Son Güncellenme: 28.04.2026 - 15:43
Naftali Bennett ile Yair Lapid arasında ilan edilen ittifak, İsrail’de yılların en kritik seçimlerinden biri öncesinde geldi. Bu adım, basit bir parti birleşmesinin ötesine geçiyor. Uzun süredir dağınık görüntü veren muhalefetin güç dengelerini yeniden kurma girişimi olarak öne çıkıyor. Karşılarında ise deneyimli bir lider var: Benjamin Netanyahu.
Netanyahu, rakiplerinin bölünmüşlüğünü defalarca kendi lehine çevirerek iktidarda kalmayı başarmıştı.
Zorunlu ittifak: Ortak hedef, farklı çizgiler
Bennett ve Lapid daha önce 2021’de kurulan hükümette birlikte yer almıştı. Ancak bugünkü ittifakları ortak bir ideolojik zemine dayanmıyor. Asıl hedef, Netanyahu’nun iktidarını sona erdirmek. Bennett, özellikle Filistin meselesinde sert tutumlarıyla bilinen milliyetçi sağ çizgiyi temsil ediyor. Lapid ise daha ılımlı, liberal ve merkezde konumlanan bir siyasetçi.
Gözden Kaçmasın
Bu farklılıklar ortadan kalkmış değil. Aksine seçim sürecinin zorunluluğu nedeniyle şimdilik geri plana itilmiş durumda. Bu yüzden ittifak, kapsamlı bir siyasi projeden çok, seçim odaklı bir güç birliği olarak görülüyor. Bu da seçim sonrası ne kadar dayanıklı olacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Muhalefette yeni denge arayışı
Bu ittifakın önemi sadece kazanabileceği sandalye sayısıyla sınırlı değil. Aynı zamanda İsrail muhalefetinin yapısını değiştirme potansiyeli taşıyor. Çok sayıda küçük ve rekabet halindeki partinin yerine, merkezde toplanan güçlü bir blok oluşturulmak isteniyor.
Anketler muhalefetin 61 sandalyeye ulaşabileceğine işaret ediyor. Bu sayı hükümet kurmak için kritik eşik olarak biliniyor. Ancak İsrail siyasetinde belirleyici olan yalnızca sandalye sayısı değil. Asıl mesele, seçim sonrası kurulacak koalisyonların dengesi.
İsrail siyasetinde dengeler değişir mi?
İsrailli analistlere göre Bennett–Lapid ittifakı, merkez ve dindar olmayan sağ seçmeni aynı çatı altında toplayarak muhalefeti yeniden şekillendirebilir. Haaretz gazetesine göre bu adım, seçim öncesi iç çekişmeleri bitirerek değişim kampını bir araya getirme hedefi taşıyor.
Ortak basın toplantısında Lapid, İsrail merkezine seslenerek Bennett’e destek çağrısı yaptı. Bennett’in hukuka bağlı liberal bir sağ çizgiyi temsil ettiğini savundu. Bu birlikteliğin, yıllardır süren iç bölünmelerin ardından değişim ihtiyacına bir yanıt olduğunu dile getirdi.
Bu ittifakın gücü yalnızca alacağı oy oranıyla ölçülmüyor. Asıl belirleyici olan, Knesset’te en az 61 milletvekiline ulaşacak bir koalisyon kurup kuramayacağı. Bennett ve Lapid’in stratejisinin merkezinde yalnızca muhalefet oylarını artırmak yok. Aynı zamanda Netanyahu’nun seçmen tabanından da destek almak var.
Bennett’in güvenlik ve toprak tavizine karşı sert söylemi sağ seçmeni ikna etmeyi hedefliyor. Lapid ise kurumsal reformlar, yolsuzlukla mücadele ve ekonomi başlıklarında güven veren isim olarak öne çıkıyor. Bu hassas denge tutarsa avantaj sağlayabilir. Ancak iki tarafı aynı anda ikna edemezse ciddi bir zafiyete dönüşebilir.
61 sandalye sorunu
İttifak seçimden birinci blok olarak çıksa bile asıl sınav sonrasında başlayacak. İsrail’de hükümet kurmak, farklı partilerle koalisyon kurmayı gerektiriyor. Bu da merkez partiler, dini partiler hatta Arap partileriyle işbirliğini gündeme getirebilir.
Ancak Bennett’in Arap partilerine dayanmayacağını açıklaması, hareket alanını daraltıyor. Bu durum, geçmişte yaşanan bir çıkmazı yeniden gündeme getirebilir: Seçimi kazanıp hükümeti kuramamak.
Siyasi cephede ilk tepkiler
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, muhalefet içindeki her türlü birlik adımını memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Yisrael Beiteinu lideri Avigdor Lieberman da ittifakı destekledi ve hedefin Netanyahu hükümetini devirmek olduğunu söyledi.
Mavi-Beyaz lideri Benny Gantz ise geniş tabanlı bir Siyonist birlik hükümeti çağrısı yaptı. Aşırılıkları dışlayan ve ülkeyi ileriye taşıyan bir yönetim gerektiğini vurguladı.
İktidar cephesinden ise sert eleştiriler geldi. Ulusal Güvenlik Bakanı ve Otzma Yehudit lideri Itamar Ben Gvir, ittifakı İsrail’i İslami harekete satma anlaşması olarak nitelendirdi. Likud’dan Kültür Bakanı Miki Zohar, bu adımın ideolojik boşluğu yansıttığını savundu. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de ittifakı kimliksiz bir birliktelik olarak eleştirdi.
Başarı ve başarısızlık ihtimalleri
Bu ittifakın kaderini üç ana faktör belirleyecek: Yeni seçmenleri çekebilme kapasitesi, Gadi Eisenkot gibi önemli isimlerin sürece dahil olup olmayacağı ve seçimlere katılım oranı.
Başarısızlık ihtimali ise hem içeriden hem dışarıdan gelebilir. İdeolojik farklılıklar yeniden su yüzüne çıkarsa ittifak dağılabilir. Netanyahu’nun karşı hamlelerle bu bloğu parçalama ihtimali de göz ardı edilmiyor.
Gerçek değişim mi, aynı krizin yeni perdesi mi?
Bennett–Lapid ittifakı, İsrail siyasetinde köklü bir dönüşümden çok, uzun süredir devam eden bir krizi yönetme girişimi olarak görülüyor. Ülkede iki güçlü blok arasındaki keskin bölünme hala devam ediyor.
Bu ittifak Netanyahu’yu iktidardan indirebilir; nitekim 2021’de bunun bir örneği yaşandı. Ancak asıl soru seçimden kimin birinci çıkacağı değil. Asıl belirleyici olan, kimin kalıcı ve istikrarlı bir hükümet kurabileceği. İsrail gibi karmaşık bir siyasi sistemde, rakibi devirmek çoğu zaman kalıcı bir alternatif oluşturmaktan daha kolay görünüyor.