Ahmedinejad İsrail Düşmanlığından İran’ı Değiştirecek Bir Araca mı Dönüştü?
14.07.2026 - 17:47 | Son Güncellenme: 14.08.2026 - 08:57
Orta Doğu’da kalıcı düşmanlıklardan çok, değişen çıkarlar vardır. İstihbarat teşkilatlarının tarihi de siyasi şartlar değiştiğinde rakip konumundaki isimlerin birer araca dönüştürüldüğü örneklerle doludur.
Bu çerçevede New York Times’ın yayımladığı kapsamlı araştırma, İran-İsrail çatışmasının tarihindeki en tartışmalı iddialardan birini gündeme taşıdı.
Gazeteye göre İsrail dış istihbarat servisi Mossad, eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı yalnızca istihbarat elde etmek amacıyla değil, İran yönetiminin devrilmesinin ardından ülkeye liderlik edecek isim olarak hazırlamak için yıllarca çalıştı.
Gözden Kaçmasın
Söz konusu iddialar büyük ölçüde kimliklerinin açıklanmasını istemeyen Amerikalı, İsrailli ve İranlı yetkililerin anlatımlarına dayanıyor. Ahmedinejad’ın ofisi ise haberi yalanlayarak iddiaları Hollywood senaryosu olarak nitelendirdi.
Bununla birlikte böylesine ayrıntılı bir araştırmanın New York Times gibi etkili bir gazete tarafından yayımlanması, İran ile İsrail arasında perde arkasında yürütülen istihbarat savaşının boyutlarını ortaya koyuyor. Haber aynı zamanda Tel Aviv’in İran yönetimi içindeki ayrışmalara ne ölçüde yatırım yaptığını da gözler önüne seriyor.
Mossad’a kapıyı açan değişim
Ahmedinejad hakkındaki iddiaları anlayabilmek için 2013’te cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmasının ardından yaşanan gelişmelere bakmak gerekiyor.
Bir dönem İsrail’e karşı en sert tutumu benimseyen İran cumhurbaşkanlarından biri olarak gösterilen ve İsrail’in ortadan kaldırılması yönündeki açıklamalarıyla tanınan Ahmedinejad, zamanla kendisi hakkında tamamen farklı bir görüntü vermeye başladı.
Son yıllarda devrimci söylemini yumuşatan Ahmedinejad, İran devletinin kurumlarını eleştirdi ve ülkeyi yöneten seçkinleri yolsuzlukla suçladı. ABD Başkanı Donald Trump ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a açık mektuplar gönderdi.
Öte yandan Batı’ya karşı daha açık bir dil kullanmaya başladı, farklı kıyafetlerle kamuoyunun karşısına çıktı, İngilizce konferanslar verdi ve “ortak insanlık” ile yeni dünya düzeni gibi kavramlardan söz etti.
Habere göre bu değişim yalnızca düşünsel bir dönüşüm değildi. Ahmedinejad, cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasının üç kez engellenmesinin ardından İslam Cumhuriyeti’nin kurumları üzerinden yeniden iktidara gelmesinin imkânsız olduğuna inanmaya başladı.
Bu durum, Ahmedinejad ile İran’ın dini lideri ve güvenlik kurumları arasındaki mesafenin giderek açılmasına yol açtı.
İsrail bu ayrışmadan nasıl yararladı?
New York Times’a göre İsrail istihbaratı, Ahmedinejad ile İran yönetimi arasındaki anlaşmazlığı nadir görülen stratejik bir fırsat olarak değerlendirdi.
İsrail, İran dışında yaşayan ve ülke içinde güçlü bir halk desteği bulunmayan muhalif bir isim aramak yerine, rejimin çökmesi durumunda daha gerçekçi bir seçenek olabilecek Ahmedinejad’a yöneldi.
Ahmedinejad daha önce cumhurbaşkanlığı yapmış, devlet kurumlarını yakından tanıyan ve yoksul ve muhafazakar bazı kesimlerde toplumsal karşılığı bulunan bir isimdi. Aynı zamanda devlet yönetimi konusunda deneyimliydi ve sistemin içinden çıkmış bir siyasetçi olarak sunulabilirdi.
Gazetenin iddiasına göre Mossad, İran dışındaki görüşmeler üzerinden Ahmedinejad ile gizli bir iletişim kanalı kurmaya başladı. Bu görüşmelerin en dikkat çekicisi, akademik konferans görüntüsü altında Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de gerçekleştirildi.
Ahmedinejad’ın yurt dışı seyahatleri sırasında başka görüşmeler de yapıldığı, seyahat ve konaklama masraflarının karşılanması amacıyla kendisine mali destek sağlandığı öne sürüldü.
Haberde ayrıca eski Mossad Başkanı David Barnea’nın görüşmelerden birine bizzat katıldığı iddia edildi. Bu ayrıntı, İsrail’in söz konusu projeye verdiği önemin göstergesi olarak değerlendirildi.
Budapeşte konferansların değil istihbaratın merkezi oldu
Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Budapeşte’deki Ludovika Üniversitesinin Ahmedinejad ile Mossad görevlileri arasındaki gizli görüşmeler için paravan olarak kullanıldığı iddiası oldu.
Üniversitenin rektörü, Macar hükümetinden bir yetkilinin Ahmedinejad’ın iklim değişikliği konulu bir konferansa davet edilmesini istediğini söyledi. Rektör, daha sonra gerçek amacın Ahmedinejad ile İsrailli yetkililer arasındaki gizli görüşmeleri kolaylaştırmak olduğunu öğrendiğini belirtti.
Bu ayrıntı, Macaristan Başbakanı Viktor Orban yönetimi ile İsrail hükümeti arasındaki yakın ilişkiler dikkate alındığında daha da önem kazanıyor.
Habere göre Macaristan, bu ilişkiler sayesinde söz konusu görüşmelerin dikkatlerden uzak biçimde gerçekleştirilebileceği uygun bir ortam sağladı.
İstihbarat temasından rejim değişikliği planına
İddialar yalnızca gizli temaslarla sınırlı kalmıyor. New York Times, İsrail’in İran yönetiminin devrilmesinden sonraki dönem için kapsamlı bir plan hazırladığını da öne sürüyor.
Gazetenin dayandığı kaynaklara göre Ahmedinejad yalnızca bilgi sağlayan bir istihbarat kaynağı değildi. İsrail, rejim değişikliği operasyonunun başarıya ulaşması durumunda Ahmedinejad’ı İran’ın başına getirmeyi planlıyordu.
Haberde ayrıca Kuzey Irak’ta bulunan İranlı Kürt grupların eğitilmesi ve silahlandırılmasına yönelik paralel bir planın bulunduğu belirtildi.
Bu grupların, askeri operasyonlarla eş zamanlı olarak İran topraklarında ilerlemesinin öngörüldüğü aktarıldı. Bu durum, İsrail’in yalnızca hava saldırılarına güvenmediğini, yerel isimler ve gruplar üzerinden İran yönetimini içeriden parçalamayı da hedeflediğini ortaya koyuyor.
Başarısızlıkla sonuçlanan operasyon
İddialar, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş sırasında en çarpıcı noktaya ulaşıyor.
Gazeteye göre İsrail’e ait savaş uçakları Ahmedinejad’ın yaşadığı konut kompleksini hedef aldı. Ardından Mossad mensupları, eski İran Cumhurbaşkanı’nı İran içerisindeki güvenli bir eve götürdü.
Ancak haberde operasyonun hedeflerine ulaşamadığı belirtildi. Ahmedinejad’ın İsrail’in planına olan güvenini kaybettiği ve gizli evden ayrıldığı ileri sürüldü.
Daha sonra İran Devrim Muhafızları istihbaratının Ahmedinejad’ın İsrail ile kurduğu temasların önemli bir bölümünü ortaya çıkardığı iddia edildi.
Gazetenin görüştüğü İranlı kaynaklara göre eski İran Cumhurbaşkanı, dosyanın İran güvenlik kurumları tarafından öğrenilmesinin ardından halen ev hapsinde tutuluyor.
Ancak bu iddialar İran makamları tarafından resmen doğrulanmadı. İsrail’den de konuya ilişkin herhangi bir kabul gelmedi. Ahmedinejad’ın ofisi ise anlatılanların tamamını yalanladı.
İddialar inandırıcı mı?
Ayrıntıların doğru olup olmadığı bir yana, anlatılanların özü istihbarat faaliyetlerinin işleyiş biçimiyle çelişmiyor.
Güvenlik ve istihbarat teşkilatları tarih boyunca, kişisel veya siyasi gerekçelerle işbirliğine hazır hale geldiğini düşündükleri eski düşmanlarını kendi saflarına çekmeye çalıştı.
Ancak raporda yer alan iddiaların kapsamı, bunların doğrulanmasını son derece zorlaştırıyor. Çünkü araştırma neredeyse tamamen kimliği açıklanmayan kaynaklara dayanıyor ve iddiaları destekleyen herhangi bir belge, ses kaydı veya somut kanıt kamuoyuyla paylaşılmıyor.
Öte yandan araştırmanın yayımlandığı tarih de bazı soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Haberin amacı yalnızca bir istihbarat operasyonunu ortaya çıkarmak mı, yoksa İran ile İsrail arasındaki psikolojik ve medya savaşının bir parçası mı?
Bu tür iddialar, bütün ayrıntıları doğru olmasa bile İran yönetimi içerisindeki güç merkezleri arasında şüphe yaratabilir.
Gölge savaşı devam ediyor
İddialar bütünüyle doğru da olsa, bazı abartılar da içerse son yıllarda giderek daha görünür hale gelen bir gerçeği yansıtıyor.
İran ile İsrail arasındaki mücadele artık yalnızca askeri saldırılar ve suikastlarla sınırlı değil. Taraflar, karar alma merkezlerine sızmayı, iç ayrışmalardan yararlanmayı ve güç dengelerinin değişmesi durumunda kullanılabilecek siyasi alternatifler oluşturmayı hedefleyen kapsamlı bir istihbarat savaşı yürütüyor.
Söz konusu iddiaların doğru çıkması halinde bu operasyon, İran-İsrail çatışması tarihindeki en cesur sızma girişimlerinden biri olarak kayıtlara geçebilir. Çünkü hedef alınan kişi, bir dönem İsrail karşıtlığının sembollerinden biri olan eski bir İran cumhurbaşkanı.
İddiaların doğru olmadığının ortaya çıkması durumunda ise bu haber, çatışmaya eşlik eden medya ve psikolojik savaşın ulaştığı boyutun bir örneği olarak kalacak.
Zira bu savaşta sızıntılar da başlı başına bir silaha dönüşüyor. Amaç, rakibin kurumları içerisindeki güveni sarsmak, siyasi ve güvenlik hesaplarını altüst etmek.