ABD-İran Anlaşmasındaki Zorluklar ve Temkinli İyimserlik
26.05.2026 - 15:38 | Son Güncellenme: 26.05.2026 - 15:48
ABD’li kaynaklar, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin, daha kapsamlı görüşmelere alan açmak amacıyla savaşı 60 gün süreyle durduracak bir mutabakatın hazırlanmasına yönelik temkinli adımlarla ilerlediğini belirtiyor. Ancak anlaşmanın resmen ne zaman açıklanacağı hala bilinmezliğini korurken, maddeleri de şu ana kadar açıklanmadı.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı’ndaki İran limanları ve gemilerine yönelik ablukanın, anlaşmaya varılıp resmi olarak kabul edilerek imzalanmasına kadar süreceğini belirtti.
Trump ayrıca, “her iki tarafın da acele etmemesi ve en doğru adımları atması” gerektiği yönünde açıklamalarda bulundu.
Trump’ın bölge liderleriyle temasları
Başkan Trump, geçtiğimiz pazar günü dikkat çekici bir diplomatik adım atarak, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn liderleriyle telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
İran ile anlaşmanın son aşamalarını değerlendiren Trump ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de ayrı bir görüşme yaptı.
Trump, görüşmelerin “çok iyi geçtiğini” ve tarafların İran ile barış mutabakatına ilişkin tüm başlıkları ele aldığını söyledi.
Temasların hemen ardından Trump, anlaşmanın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” ve detaylarının “yakında açıklanacağını” duyurdu. Ancak daha sonra yaptığı açıklamada daha temkinli bir ton benimseyerek, anlaşmayı tamamlamak için “acele etmediğini” ve “zamanın kendi lehine işlediğine” inandığını ifade etti.
Bölgesel tepkiler kapsamında Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, Trump’ın barış çabalarını “olağanüstü” olarak nitelendirerek, görüşmeleri “son derece faydalı ve yapıcı” şeklinde değerlendirdi.
Şerif, temasların bölgesel durum ve barış çabalarının ilerletilmesine yönelik fikir alışverişi için önemli bir fırsat sunduğunu da söyledi.
Öte yandan, Fox News’un aktardığına göre görüşmeler temkinli fakat olumlu bir atmosferde gerçekleşti ve İran ile yürütülen müzakerelerde kaydedilen ilerlemeye yönelik geniş bölgesel desteği ortaya koydu.
Bölge liderleri, Trump ile yaptıkları görüşmelerde özellikle hayati deniz ticaret yollarının ve küresel enerji piyasalarının istikrarının korunmasının önemine dikkat çekerken, yeni bir askeri gerilimin önlenmesi için siyasi sürecin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Çözülemeyen anlaşmazlık konuları
Taraflar arasında İran’ın nükleer hedefleri, Tahran’ın yaptırımların kaldırılması talebi, yabancı bankalarda dondurulan milyarlarca dolarlık petrol gelirlerinin serbest bırakılması ve İsrail’in Lübnan’da Hizbullah’a karşı yürüttüğü savaşın durdurulması gibi birçok hassas konuda görüş ayrılıkları sürüyor.
Bununla birlikte Reuters’a konuşan bir ABD’li yetkili, ABD’nin deniz ablukasını kaldırması karşılığında, İran’ın prensipte Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı kabul ettiğini bildirdi.
Aynı yetkili, Washington’un İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in anlaşmanın genel çerçevesini onayladığını düşündüğünü, ancak İran tarafından henüz resmi bir teyit yapılmadığını belirtti.
İran’ın nükleer dosyadaki sert tutumuna ilişkin konuşan yetkili, anlaşmazlığın İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokundan tamamen vazgeçmeyi reddetmesinden değil, bu stokun nasıl imha edileceğine ilişkin mekanizmadan kaynaklandığını ifade etti.
Performansa bağlı teşvikler
Washington Post gazetesinin haberine göre, Trump’ın müzakere ekibinin sunduğu teklifler, uzlaşının ardından ortaya çıkacak ekonomik fırsatlara odaklanıyor.
Teklif, savaş sonrası dönemde büyük yatırımlar yapılmasını ve İran’ın nükleer dosyasına ilişkin kısıtlamalara bağlı kalması şartıyla yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını içeriyor.
Konuya yakın yetkililere göre önerilen anlaşmanın ana maddeleri üç eksen etrafında şekilleniyor.
Bunlar, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı derhal ve herhangi bir ücret talep etmeksizin yeniden açmayı kabul etmesi, nükleer silah edinme arayışına girmeyeceğine dair taahhütte bulunması ve buna karşılık kendisine yönelik düşmanca eylemlerin durdurulması, dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması ile ABD yaptırımlarının aşamalı olarak kaldırılması.
ABD ayrıca, nükleer müzakerelerin ayrıntılarının görüşüleceği 60 günlük süreç boyunca İran’ın yükümlülüklere bağlı kalmasını sağlamak amacıyla “ne kadar fazla taviz, o kadar fazla ödül” ilkesine dayalı teşvik mekanizmaları önerdi.
İran, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını şart koşuyor
İran tarafında en büyük endişe, dondurulmuş mali varlıkların serbest bırakılması meselesi üzerinde yoğunlaşıyor.
İran haber ajansı Tasnim, ABD’nin “çözülememiş olan dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması” meselesi başta olmak üzere, anlaşmanın bazı maddelerini engellemeyi sürdürdüğünü aktardı.
Ajans, İran’ın herhangi bir ön anlaşmanın en azından bu varlıkların bir kısmının serbest bırakılması şartına bağlı olması konusunda ısrar ettiğini ve tüm dondurulmuş fonların aşamalı biçimde serbest bırakılmasını garanti edecek net bir mekanizma talep ettiğini belirtti.
İran’ın Fars Haber Ajansı ise olası mutabakatın, müzakere süresi boyunca petrol, doğalgaz ve petrokimya sektörlerine yönelik ABD yaptırımlarının geçici olarak kaldırılmasını da kapsayacağını bildirdi.
Nükleer dosya sonraki turlara bırakılıyor
Axios’un aktardığına göre üst düzey bir ABD’li yetkili, Beyaz Saray’ın görüşüne göre Tahran’ın anlaşmaya resmi onay vermesinin birkaç gün sürebileceğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise kapsamlı bir nükleer anlaşmaya ulaşmanın “teknik meselelerin çözümü için zamana ihtiyaç duyduğunu” belirterek, mevcut mutabakatın Trump’ın hedeflediği sonuca giden yolun başlangıç noktası olacağını ifade etti.
New York Times gazetesi de, mutabakatın İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun geleceğini netleştirmeyeceğini, bu dosyanın sonraki müzakere turlarına bırakılacağını yazdı.
ABD eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve bazı Demokrat Partili siyasetçiler, anlaşmanın 2015 yılında eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan ve Trump’ın ilk başkanlık döneminde çekildiği nükleer anlaşmadan bir fark taşımadığını savunarak sert eleştiriler yöneltti. Trump ise bu iddiaları reddediyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) verilerine göre İran, şu anda saflık oranı yüzde 60’a ulaşan 440 kilogramdan fazla zenginleştirilmiş uranyuma sahip bulunuyor.
Ajans, İran’ın silah düzeyi kabul edilen yüzde 90 zenginleştirme seviyesine ulaşabilecek kapasitede olduğuna dikkat çekiyor.
İranlı kaynaklar ise ilerleyen aşamalarda bu dosyanın çözümü için, uranyum zenginleştirme oranının Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetiminde düşürülmesi de dahil olmak üzere “pratik formüllerin” gündeme gelebileceğini ifade etti.