2026 Davos Zirvesi “Diyalog Ruhu” Temasıyla Devam Ediyor
21.01.2026 - 17:21 | Son Güncellenme: 29.01.2026 - 13:13
Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 56. Yıllık Toplantısı, bu yıl 19-23 Ocak’ta İsviçre’nin Davos kasabasında “Diyalog Ruhu” temasıyla başladı.
Zirveye 65’i devlet veya hükümet başkanı olmak üzere 400’ü aşkın üst düzey siyasetçi ve yetkili katılıyor. Toplamda 130 ülkeden yaklaşık 3 bin kişi zirveye davetli ve bunlar arasında Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, IMF ve NATO gibi kurumların üst düzey yöneticileri ile dünya çapında 850’den fazla şirket CEO’su yer alıyor.
Zirveye kimler katılıyor?
ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Belçika Başbakanı Bart De Wever, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, Ekvador Devlet Başkanı Daniel Noboa Azin, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, zirveye katılacak liderler arasında.
Zirvenin gündeminde ne var?
Bu yıl "Diyalog Ruhu" temasıyla düzenlenecek toplantılarda, küresel görünümü yeniden şekillendiren ekonomik, jeopolitik ve teknolojik gelişmeler 200'ün üzerinde oturumda masaya yatırılacak.
Zirvenin gündeminde ekonomik istikrar, teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma gibi konular öne çıkarken, yapay zeka da tartışılacak en önemli başlıklardan biri oldu.
Gözden Kaçmasın
Öne çıkan konular arasında küresel ekonomi, iklim değişikliği, enerji dönüşümü ve bölgeler arası çatışmalar da yer alıyor.
Liderlerden çarpıcı açıklamalar
“Bu savaşı biz başlatmadık ama biz bitirmeliyiz”
Foruma çevrim içi katılan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, küresel liderlere “Bu savaşı biz başlatmadık ama biz bitirmeliyiz” sözleriyle seslendi ve şu ifadelere yer verdi:
"Ukrayna'ya hava savunma sistemlerinin tedariği, Rusya'nın bir sonraki hava saldırılarını geride bırakmalı. Ukrayna'da barış ve güvenliğin yeniden tesis edilmesi, Rusya'nın diğer ülkelerdeki güvenlik ve barışa yönelik saldırılarını geride bırakmalı. Bu savaşı biz başlatmadık ama biz bitirmeliyiz. Bu savaşı daha hızlı bitirmemize yardımcı olun."
“ABD ile bir ticaret kavgası istemiyoruz”
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise ABD ile ticari gerilimi azaltma mesajı vererek “ABD ile bir ticaret kavgası istemiyoruz. Ancak uygun olmadığını hissettiğimiz gümrük vergileriyle karşı karşıya kalırsak, karşılık vermek durumdayız” ifadesini kullandı.
Benzer şekilde Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil de "Biz, Almanya ve Fransa, şantaja boyun eğmeyeceğimiz konusunda hemfikiriz" sözleriyle Avrupa’nın ortak tutumuna vurgu yaptı.
“Çıkarlarımızı koruyacağız”
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergisi tehditleri karşısında Avrupa Birliği’nin (AB) “Zorlama Karşıtı Aracı”nı devreye koyabileceğini dile getirerek, “Çıkarlarımızı ve üreticilerimizi koruyacağız” dedi.
"Günümüz dünyası kalkınma yolunda muazzam zorluklarla karşı karşıyadır"
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Filistin meselesinin bölgesel istikrarın özü ve adil bir barışın temel dayanağı olduğunu vurguladı.
Sisi, "Herkes için daha müreffeh ve adil bir gelecek inşa etmek olan ortak hedefimize ulaşmak için çaba gösterirken, günümüz dünyası kalkınma yolunda muazzam zorluklarla karşı karşıyadır" şeklinde konuştu.
"Kararlıyız..."
Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ün tek devlet olarak egemen ve bağımsız birleşmesinin sağlanması konusunda kararlı olduklarına dikkat çekti.
Birleşmiş Milletlerin yaklaşık 160 üyesinin Filistin Devleti'ni tanıdığını hatırlatarak "Gazze meselesiyle yalnızca halkımızın ihtiyaçlarının ele alınması açısından değil ayrıca günün sonunda Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ün tek devlet olarak egemen ve bağımsız birleşmesi açısından ilgilenmeye kararlıyız" ifadelerine yer verdi.
Davos Zirvesi'nin tarihi
WEF'in temelleri 1971'de ekonomi profesörü Klaus Schwab tarafından atıldı. Schwab, 1971'de WEF'in altyapısını oluşturan Avrupa Yönetim Forumu'nu kurduğunda Cenevre Üniversitesi'nde ekonomi profesörü olarak görev yapıyordu.
1974’te ilk defa siyasi liderler Davos’a davet edildi ve iki yıl sonra da dünyanın 1000 büyük şirketi için üyelik sistemi başlatıldı. 1987’de ise Avrupa Yönetim Forumu ismi Dünya Ekonomik Forumu (WEF) olarak değiştirildi ve dünyanın diyalog merkezi olmaya başladı.
1988'deki yıllık toplantıda “Davos Deklarasyonu” Türkiye ve Yunanistan tarafından bu iki ülkeyi savaş eşiğinden döndürmek adına imzalandı. 1989’da Kuzey ve Güney Kore ilk bakanlık düzeyinde toplantılarını yaparken, aynı yıl Doğu ve Batı Almanya Davos'ta birleşmeyi konuştu.
İsviçre’nin kayak merkezi Davos kasabasının güvenlik ve lojistik açısından dünyanın elitlerini toplamak için ideal bir yer olduğunu düşünen Schwab, bu nedenle WEF’in yıllık toplantılarını burada yapmaya karar verdi.
Dünyanın "en güçlü ve varlıklı" insanlarının katılımıyla her yıl yapılan Davos'taki yıllık toplantılar, iş dünyasından finansa, politikadan sivil topluma farklı sektörlerden çok sayıda insanı, lideri bir araya getirirken, WEF bu toplantıların hedefini "dünyanın durumunu iyileştirmek" olarak açıklıyor.
Öte yandan, özellikle Avrupa’da halkların popülist ve ırkçı söylem geliştiren liderlere yönelmesi, küresel ticaret ve teknoloji savaşları, artan eşitsizlik ve hayat pahalılığı krizleri organizasyonun hedefini gerçekleştirip gerçekleştiremediğine yönelik soru işaretlerini artırmaya başladı.
Kaynak: Anadolu Ajansı