Suriye'nin Yeni Ordu Yapılanması: Kaygılar, Beklentiler ve Umutlar

Suriye’de Esed rejiminin devrilmesinin ardından yeni ordunun nasıl şekilleneceği tartışılıyor. Savunma Bakanlığının planladığı kapsamlı yeniden yapılanma, silahlı grupların tek çatı altında toplanmasından komuta kademesinin yenilenmesine ve altı kolordulu yeni sisteme kadar uzanıyor. 
suriye-nin-yeni-ordu-yapilanmasi-kaygilar-beklentiler-ve-umutlar.jpg

19.08.2026 - 12:09  |  Son Güncellenme:  19.08.2026 - 12:36

Pratikte, devrik rejimin çökmesi ve Esed’in suçlarla anılan ordusunun dağılmasıyla birlikte Suriye’de yeni devlet yönetimi, Savunma Bakanlığı eliyle profesyonel bir Suriye ordusu kurmayı öncelikli görevlerinden biri haline getirdi.

Dünyadaki gelişmiş ordularda olduğu gibi bu ordunun da sağlam temellere oturan, uzmanlaşmış ve birbirini tamamlayan kurumsal bir komuta yapısı üzerine inşa edilmesi gerekiyor. Bu yapı, uzun devrim yılları boyunca askerî alanda faaliyet gösteren insan kaynağını bir araya getirip yönetebilmeli; coğrafi, bölgesel ve siyasi birçok etkenin sonucu olarak ortaya çıkan çok sayıdaki grup ve oluşumu yalnızca sayısal bir güç olmaktan çıkararak nitelikli, disiplinli ve ortak bir askerî anlayışa sahip bir yapıya dönüştürebilmelidir.

Hedef; uzmanlaşmış, esnek, yüksek kabiliyet ve hareket gücüne sahip bir silahlı kuvvet oluşturmaktır. Bu ordunun ülkenin sınırlarını ve güvenliğini koruması, karşı karşıya olduğu tüm tehditlere karşı vatanı savunması, ülkede güvenlik ve istikrarın yerleşmesine katkı sağlaması ve etnik ya da mezhepsel ayrım gözetmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin kazanımlarını koruması bekleniyor.

Kaçınılmaz gereklilikler

Çok sayıdaki silahlı grubun Suriye Devrimi’nin seyrinde ve dönüm noktalarında, Esed ordusu ve milisleri ile bunların bölgesel ve uluslararası destekçilerine karşı yürütülen uzun mücadelede derin bir etkisi olduğu kuşkusuz.

Esed ordusu

Bilindiği üzere silahlı grupların çeşitlenmesi, başlangıçta belirli bölgelerde kendiliğinden ortaya çıkan savunma amaçlı silahlı yapılanmalarla başladı. Bunların ilk ve en önemli hedefi, sivilleri devrik rejimin ordusu ile mezhepçi milislerinin baskısından korumaktı.

Ancak zaman içinde devrimin uzaması, farklı ajandalar arasındaki mücadelelerin çoğalması, bağlılıkların, ideolojilerin ve bölgesel ya da uluslararası ilişkilerin çeşitlenmesi tabloyu değiştirdi. Daha da önemlisi, silahlı mücadeleyi ortak öncelikler doğrultusunda yönetecek, üzerinde uzlaşılmış, yetkin tek bir askerî ve siyasi liderliğin ortaya çıkmaması bu süreci daha da karmaşık hale getirdi.

Bunun sonucunda söz konusu yapılanmalar giderek bir yük haline geldi; birbirleriyle rekabet eden silahlı gruplara ve askerî oluşumlara, hatta ayrı nüfuz ve kontrol alanlarına dönüştü. Bu durum askerî operasyonları ve taktikleri olumsuz etkilerken ortak hedef etrafındaki birliği de zayıflattı. Aynı zamanda müşterek koordinasyonu ve hedefe yönelik kolektif hareket kabiliyetini aşındırdı. Tüm bunlar devrimin seyrini önemli ölçüde etkilerken, karşı karşıya kalınan yükleri de artırdı.

Birleşik ordu önündeki engeller

Dar aidiyetleri aşan birleşik bir askerî kurumun kurulmasına yönelik sonraki süreç ise çok sayıda grubun ve liderlerin sınırlı çıkarlarının belirleyici olduğu yapıdan, birleşik devlet ve tek ordu anlayışına geçiş bakımından ciddi engel ve zorlukları beraberinde getirdi.

Bu noktada, kurtuluş sürecinin başlamasıyla Savunma Bakanlığı silahlı grupları Suriye Ulusal Ordusu bünyesine dahil etmek için adımlar attı. Ancak bu adımların o dönem için geçici bir zorunluluk olduğu, hedeflenen sonucu karşılamakta yetersiz kaldığı söylenebilir.

Söz konusu hızlı adımlar, kurtuluş operasyonundan önce var olan şartlar ve Esed rejiminin devrilmesinden sonraki ilk dönemin dayattığı koşullar doğrultusunda atıldı. Bununla birlikte bana göre, o dönem taşıdığı öneme rağmen bu uygulamalar geçici bir düzenlemeden öteye geçmedi.

Bu yaklaşım, Suriye’deki askerî kurumun geleceğine ilişkin gerçek tabloya yeterince hizmet etmediği gibi mevcut ve gelecek dönemin ihtiyaçları ile tehditleriyle de örtüşmüyor. Dolayısıyla ilgili kurumların Suriye askerî yapılanmasını ordularda kabul gören bilimsel ve askerî esaslar temelinde yeniden düzenlemesi ve inşa etmesi gerekiyor.

Bu yapılanmanın ortak ve gerçek bir askerî doktrin ile ulusal bir vizyona dayanması; kayırmacılık, klikleşme, dar bölgesel veya aşiret aidiyetlerinden uzak tutulması gerekiyor. Aynı şekilde farklı şartların öne çıkardığı ancak gerekli yeterliliğe sahip olmayan belirli kişi ve komutanlara bağlılık anlayışının da geride bırakılması önem taşıyor.

Yeni ordu için stratejik adımlar

Gelişmeler takip edildiğinde Suriye Savunma Bakanlığının daha önce devrim sürecinde yer alan askerî isimler ile ordu subayları ve komutanlarını kapsayan geniş çaplı bir değerlendirme süreci başlattığı görülüyor. Bu süreçte askerî ve saha komutanlarında bulunması gereken niteliklere ilişkin test ve kriterler esas alındı.

Böyle bir değerlendirme yalnızca idari ya da organizasyonel boyutuyla değil, stratejik açıdan da büyük önem taşıyor. Zira bu süreç, profesyonel Suriye ulusal ordusunun sağlam temeller üzerinde kurulmasına ve geliştirilmesine katkı sağlayacak gerçek bir başlangıç noktası ve kurucu unsur niteliği taşıyor.

Nitekim dünyadaki tüm ordularda önceden planlanan dönemsel değerlendirme ve testler uygulanıyor. Bu değerlendirmeler, komuta yeterliliği ve profesyonellik düzeyini belirlemek, aynı zamanda normal, yüksek ve tam olmak üzere farklı seviyelerde muharebe hazırlığını korumak amacıyla askerî kurumun tamamını kapsıyor.

Gelişmiş ordular da temelde komuta, disiplin ve mesleki performansı düzenli olarak inceleyen hassas sistemlere dayanıyor. Bu kapsamda komutanların operasyonel şartlar altında doğru karar verme kabiliyeti değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra kapsamlı ve uzmanlık gerektiren askerî bilgi düzeyi, planlama ve taktik kabiliyeti ile ordunun bütün birimlerindeki insan kaynağını yönetme becerisi de ölçülüyor.

Orduda kapsamlı yeniden yapılanma

Temel bir ilke olarak yeni bir ordu inşa etmek yalnızca idari, organizasyonel veya silahlanmaya ilişkin düzenlemelerle sınırlı kalamaz. Sürecin, orduların temelini oluşturan ulusal askerî doktrinin yeniden şekillendirilmesini de kapsaması gerekiyor.

Silahlı kuvvetlerin faaliyetleri anayasa ile ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde düzenlenmeli. Bununla birlikte askerî kurum, siyasi, partisel ve bölgesel çekişmelerden uzak tutulmalı. Böylelikle ordunun mutlak bağlılığının yalnızca vatana ve Suriye halkına olması güvence altına alınmalıdır.

Bu doğrultuda Suriye Savunma Bakanlığı da yeni Suriye ordusunun yeniden inşa edilmesi sürecinin yalnızca geçici reformlardan ibaret olmaması, kapsamlı ve kurucu bir nitelik taşıması gerektiği görüşünden hareket etti.

Bakanlık kısa süre önce geniş kapsamlı organizasyon kararları aldı ve yeni bir yapılanmaya gitti. Bu kapsamda çok sayıda tugay ve tümenin komuta kademelerinde geniş çaplı ve gerçek değişikliklerin yapılması öngörüldü.

Söz konusu düzenlemeler, yeni Suriye ordusunun yeniden şekillendirilmesi ve inşa edilmesine yönelik kapsamlı planların parçasını oluşturuyor. Aynı zamanda ordunun uzmanlaşmış komuta yapısının yeniden düzenlenmesini ve dağılımının değiştirilmesini hedefliyor.

Planın, mevcut askerî yapı ve organizasyonun ortadan kaldırılmasını öngördüğü belirtiliyor. Halihazırda çok sayıda tümenden oluşan yapının yerine, Suriye’nin tamamına yayılan altı ana kolordu temelinde yeni bir operasyonel yapılanmaya geçilmesi hedefleniyor.

Bu kapsamda subayların da siyasi ve askerî liderliğin uygun gördüğü şekilde yeniden görevlendirilmesi öngörülüyor. Böylelikle bölgesel ve grup temelli kümelenmelerin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Yeni Suriye ordusu

Aynı zamanda profesyonel Suriye ulusal ordusunun oluşturulmasına yönelik etkin ve hedef odaklı çalışma anlayışının güçlendirilmesi hedefleniyor. Yeni ordunun faaliyetlerini çerçeveleyen, yönlendiren ve denetleyen profesyonel askerî ve kurumsal kriterlere dayanması bekleniyor.

Bu yapının, askerî kurumun varlık amacı ve sürekliliğine hizmet etmeyen bölgesel, aşiretsel ve silahlı grup temelli çekişmelerden tamamen uzak tutulması gerekiyor. Böylelikle ordunun kurulmasındaki temel ve büyük hedefin korunması amaçlanıyor.

Askerî güçten devlet mantığına geçiş

Sonuç olarak mevcut değerlendirmeler ve analizler ışığında, Suriye Savunma Bakanlığının ordunun organizasyon ve komuta yapısının yeniden düzenlenmesine ilişkin son talimat ve kararları yalnızca askerî kurumun yeniden inşa edilmesi ve düzenlenmesi meselesinden ibaret değil.

Bana göre bu süreç, daha derin bir siyasi meseleye de işaret ediyor. Bu mesele, güç mantığı ile devletin inşası ve devamlılığı arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanmasıyla ilgili.

Suriye’de savaş ve devrim yıllarında sahadaki askerî güç, bir şekilde kararları belirleyebiliyor ya da onları etkileyebiliyordu. Oysa devletin doğal işleyişinde bunun tam tersi bir denklem geçerlidir.

Bu denklemde yalnızca uygun siyasi karar belirleyici olmalıdır: Güç nereye, ne zaman ve kime karşı kullanılacak?

Kaynakça : Syria TV