Suriye’de Yeni Para Kafa Karıştırıyor: Sıfırlar Silindi, Alışkanlıklar Kaldı
01.09.2026 - 13:20 | Son Güncellenme: 01.09.2026 - 13:43
Bir taksi şoförü Ümmü Rabi'den 170 yeni lira istediğinde, rakam karşısında şaşıran kadın ödemeye itiraz etti. Ancak şoför, bu tutarın eski para birimine göre 17 bin liraya denk geldiğini açıklayınca durum anlaşıldı. Ümmü Rabi, "Bunu hemen kavrayabilmemiz o kadar kolay değil" diyor.
Bu olay, Suriye lirasından iki sıfırın atılmasının ardından Suriyelilerin yeni para birimine geçiş sürecinde yaşadığı kafa karışıklığının bir yönünü özetliyor. Kağıt üzerinde denklem oldukça basit görünüyor: Her 100 eski lira, satın alma gücünde herhangi bir değişiklik olmaksızın 1 yeni liraya eşit. Ancak banknotlardan silinen rakamlar, insanların hafızasından aynı hızla silinmedi. Birçok kişi fiyatları ve ücretleri hâlâ eski ölçeğe göre hesaplıyor, ardından zihninde yeni para birimine çeviriyor.
İki para biriminin birlikte kullanıldığı dönem 30 Temmuz'da sona ererken, para değişimi teknik bir işlem olmaktan çıkarak piyasaların ve tüketicilerin yeni sisteme uyum kapasitesini sınayan günlük bir sürece dönüştü. Özellikle yaşlılar, küçük işletme sahipleri ve yıllarca yüz binler ile milyonları bulan rakamlarla işlem yapmaya alışmış kişiler için bu geçiş daha da zor oldu.
1 Milyon liradan 10 bin liraya
Para değiştirme süreci 2026'nın başında başladı. Eski banknotlardan iki sıfırın atılmasının ardından yeni banknotlar 3 Ocak'ta tedavüle girdi. Belirlenen dönüşüm oranına göre 1 milyon eski Suriye lirası, satın alma gücü değişmeden 10 bin yeni liraya eşit hale geldi.
İki para biriminin birlikte kullanılacağı ilk dönem, uzatılma ihtimaliyle birlikte 90 gün olarak belirlendi. Ancak Suriye Merkez Bankası bu süreyi birkaç kez uzatarak 30 Temmuz gününün sonuna kadar devam ettirdi. Bu dönemde eski para birimi yasal geçerliliğini korudu. Buna rağmen bazı satıcılar ve vatandaşlar sürenin dolmasını beklemeden eski banknotları kabul etmeyi bıraktı. Bu durum da piyasadaki kafa karışıklığını artırırken alım satım yapanların seçeneklerini daralttı.
Gözden Kaçmasın
31 Temmuz itibarıyla eski banknotların borç ödeme aracı olarak yasal geçerliliği sona erdi ve finansal işlemlerde kullanılması artık mümkün olmaktan çıktı. Bununla birlikte eski banknotları elinde bulunduranlar, beş yıl boyunca bunların karşılığını almak için başvuruda bulunabilecek. Ancak bu işlem yalnızca Şam'daki Suriye Merkez Bankası üzerinden yapılabilecek, diğer banka şubeleri aracılığıyla gerçekleştirilemeyecek.
Merkez Bankası, başvuruda herhangi bir kupürden en az 100 banknot bulunması şartını getirdi. İnceleme ve onayın ardından hak edilen tutar, herhangi bir komisyon, ücret veya vergi kesilmeden yeni Suriye lirası üzerinden belirtilen bir banka hesabına aktarılacak. Ancak bu şart, elinde az sayıda eski banknot kalan kişilerin bunların karşılığını tek başlarına geri alamayabileceği anlamına geliyor.
Eksik kupür küçük alışverişleri zorlaştırıyor
Yaşanan kafa karışıklığı yalnızca rakamların değişmesinden kaynaklanmıyor. Günlük kullanım, küçük kupürlerde önemli bir boşluk bulunduğunu da ortaya çıkardı. Eski 500 liralık banknot 5 yeni liraya denk gelirken, yeni banknotlar 10 liradan başlıyor. Bunun yanında 25, 50, 100, 200 ve 500 liralık banknotlar bulunuyor.
Dolayısıyla eski 500 liralık banknota doğrudan karşılık gelen yeni bir banknot bulunmuyor. Bu durum özellikle halk pazarlarında, küçük perakende işletmelerinde ve toplu taşıma araçlarında düşük tutarlı ödemelerin yapılmasını ve para üstünün verilmesini zorlaştırıyor.
Bazı satıcılar ise geçici ve pratik çözümlere yöneldi. Kasaların yanına şeker, çikolata veya düşük fiyatlı başka ürünler koyan esnaf, para üstü yerine müşterilere bu ürünleri vermeye başladı. Basit gibi görünen bu yöntem, küçük kupür eksikliğinin piyasada oluşturduğu boşluğun boyutunu gösterirken fiyatların tüketici aleyhine yukarı yuvarlanabileceği yönündeki endişeleri de artırıyor.
Suriyeliler yeni para konusunda ikiye bölündü
Suriyelilerin yeni para birimine ilişkin görüşleri farklılık gösteriyor. Bazıları değişikliğin günlük hayatı kolaylaştırdığını düşünürken, bazıları hâlâ rakamların gerçek değerini anlamakta zorlanıyor.
Bir mağaza sahibi olan Muhammed, karar sayesinde en temel ihtiyaçlarını satın almak için bile büyük banknot desteleri taşımaktan kurtulduğunu ve mağazadaki sayım ile hesaplama işlemlerinin kolaylaştığını söylüyor. Muhammed ayrıca değişimin sembolik ve siyasi yönüne de dikkat çekiyor. Yeni banknotlarda devrik Beşşar Esed'ın fotoğrafları ve kişileri yücelten semboller yer almıyor. Bunların yerine zeytin, narenciye, buğday ve gül gibi Suriye'nin doğası ile çevresini yansıtan unsurlar kullanılıyor.
Ancak Muhammed, paranın daha kolay taşınmasının kullanımının da aynı ölçüde kolaylaştığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Günlük işlemlerde hesaplama hataları hâlâ yaşanıyor. Eski ve yeni rakamların birbirine karıştırılması veya alıcının satın aldığı ürünlerin gerçek maliyetini hızlı biçimde hesaplayamaması, hem müşterilerin hem de satıcıların zarar etmesine neden olabiliyor.
Cep telefonu kontörü satışı ve yüklemesi yapılan bir dükkânda çalışan Alaa da bu riskle her gün karşılaşıyor. Bazı müşterilerin kontör yükleme ya da elektronik ödeme hizmeti aldıktan sonra, rakamı yeni para birimiymiş gibi hesaplayıp eski banknotlarla ödeme yaptığını anlatıyor. Bunun kimi zaman yanlışlıkla, kimi zaman ise dönüşüm sırasındaki kafa karışıklığı nedeniyle gerçekleştiğini belirten Alaa, böyle bir durumun satıcının sınırlı kâr marjını aşan anlık bir zarara yol açabileceğini söylüyor.
Ebu Hüsam ise yaşadıklarını, "Bankaya eski paralarla dolu büyük bir torbayla girdim. Yeni paraya çevirdikten sonra, görevlinin de söylediği gibi aynı değeri taşıyan küçük bir torbayla çıktım" sözleriyle anlatıyor.
Üniversite öğrencisi Hani, yeni para birimine hızla alıştığını ve bunun hesaplama ile ödeme işlemlerini hızlandırdığını söylüyor. Ancak Ümmü Rabi için durum daha zor. O hâlâ fiyatları zihninde eski para biriminin değerine göre hesaplıyor ve karşısına çıkan rakamları binlik değerler üzerinden düşünüyor. Ardından fiyatın uygun olup olmadığına karar veriyor.
Nitekim taksi şoförü kendisinden 170 lira istediğinde, Ümmü Rabi bunun eski para sistemindeki alışkanlıkla 170 bin lira anlamına geldiğini düşündü. Oysa şoför 170 yeni lirayı, yani eski parayla 17 bin lirayı kastediyordu.
Piyasalar yeni sisteme çözüm arıyor
Geçiş süreci, hizmet ve ticaret sektörlerini sistemlerini ve fiyatlandırma yöntemlerini değiştirmeye yöneltti. Ancak uyumun hızı kurumlar ve piyasalar arasında farklılık gösterdi.
İki para biriminin birlikte kullanıldığı dönemde bazı satıcılar, müşterilerin fiyatları daha kolay karşılaştırabilmesi ve hesaplama hatalarının azaltılması amacıyla ürünlerin fiyatlarını hem eski hem de yeni para birimiyle göstermeye başladı. Sürenin sona ermesinin ardından ise teslimat uygulamaları, ulaşım hizmetleri, döviz şirketleri ve elektronik ödeme platformları yalnızca yeni para birimini kullanmaya başladı. Devlet kurumları da çalışanlarına bütün resmi işlemlerde yeni parayı kullanma zorunluluğu getirdi.
Ancak halk pazarları ve küçük işletmeler açısından uyum süreci daha karmaşık ilerledi. Bu noktalarda işlemlerin hızlı yapılması gerekiyor, elektronik ödeme araçlarının kullanımı sınırlı kalıyor ve küçük kupürlere sürekli ihtiyaç duyuluyor. Böyle bir ortamda hesaplama hataları artık yalnızca geçici bir kafa karışıklığı olmaktan çıkıyor; satıcının gelirinin bir bölümünü kaybetmesi ya da tüketicinin ödemesi gerekenden daha fazla para vermesi ihtimalini beraberinde getiriyor.
Türkiye tamamladı, İran'ın süreci devam ediyor
Diğer ülkelerin deneyimleri, paradan sıfır atılmasının işlemleri kolaylaştırabileceğini ancak tek başına enflasyona veya para birimindeki değer kaybına çözüm olmadığını gösteriyor.
Türkiye 2005 yılında liradan altı sıfır attı. Ancak bu adım, enflasyonu yüksek seviyelerden tek haneye düşüren ekonomik istikrar programı ile mali ve parasal reformların ardından geldi. Bu nedenle Türkiye deneyiminin başarısı, yalnızca banknotların üzerindeki rakamların kısaltılmasına değil, para biriminin yeniden değerlenmesinden önce ve bu süreçle birlikte uygulanan politikalara bağlandı.
İran'da ise 2020'den bu yana paradan dört sıfır atılmasına yönelik planlar gündemdeydi. Ancak süreç yıllarca aksadıktan sonra, 2025'in sonlarında yürürlüğe giren yeni bir yasal düzenleme kabul edildi. Mevcut plana göre 1 yeni İran riyali, 10 bin eski riyale eşit olacak. Para biriminin adı "riyal" olarak kalırken kıran alt para birimi olarak kullanılacak.
Hazırlık aşamasının 2027 sonuna kadar devam etmesi, ardından eski ve yeni paranın üç yıl boyunca birlikte kullanılması ve eski para biriminin 2030'a kadar tamamen tedavülden kaldırılması öngörülüyor.
İran'ın izlediği süreç, parasal değerlerin yeniden adlandırılmasının veya rakamların kısaltılmasının, enflasyonun nedenleri ile ekonomik ve para politikasındaki dengesizlikler giderilmediği sürece satın alma gücündeki aşınmayı durduramayacağını gösteriyor.
Rakamları küçültmek krizi bitirmiyor
Suriye Merkez Bankası, para değiştirme ve eski banknotları tedavülden kaldırma sürecinin temel aşamasını tamamladı. Ancak teknik işlemin sona ermesi, bunun beraberinde getirdiği toplumsal ve psikolojik dönüşümün de tamamlandığı anlamına gelmiyor. Yıllar süren enflasyon döneminde ihtiyaçlarını yüz binler ve milyonlarla fiyatlandırmaya alışan Suriyelilerin, yeni rakamları hesaplamada otomatik ölçü haline getirebilmesi için daha fazla zamana ihtiyacı var.
İki sıfırın kaldırılması, taşınan banknot miktarını azaltırken para sayımını ve fiyatların yazılmasını da kolaylaştırdı. Öte yandan yeni banknotlarda Esed'ın fotoğrafları ile yöneticiyi yücelten sembollerin kaldırılması, değişime sembolik bir anlam da kazandırdı.
Ancak eski 500 liraya karşılık gelen bir kupürün bulunmaması, küçük ödemelerde pratik bir sorunu ortaya çıkardı ve piyasayı ürünle para üstü verme gibi geçici çözümlere yöneltti. Bu tür uygulamaların, küçük kupür yapısının tamamlanmasının kalıcı bir alternatifi olması ise mümkün görünmüyor.
Yeni rakamların sağladığı kolaylık ile eski alışkanlıkların ağırlığı arasında Suriye'nin para dönüşümündeki başarısı, banknotların görüntüsünün ve üzerlerindeki sıfır sayısının çok ötesindeki adımlara bağlı. Küçük kupürlerin piyasaya sunulması, elektronik ödeme araçlarının yaygınlaştırılması, vatandaşların bilinçlendirilmesi ve satın alma gücünü koruyarak fiyat artışlarını sınırlayacak ekonomik politikaların uygulanması bunların başında geliyor.
Sokakta ise soru hâlâ her gün aynı ve oldukça basit: Yazılan fiyat eski lirayla mı, yeni lirayla mı?
Bu soru, iki sıfırın bir kararla silindiğini ancak insanların zihninden silinmesinin çok daha uzun zaman alacağını gösteriyor.
Kaynakça : Syria TV