Suriye’de Geçiş Süreci: Yönetişim, Kurumsal Çerçeve ve Güçler Dengesi
01.09.2026 - 16:21 | Son Güncellenme: 01.09.2026 - 16:35
Suriye, Aralık 2024'ten itibaren devlet kurumlarını yeniden inşa etmeye ve önceki dönemden miras kalan güvenlik ile anayasal boşluğu gidermeye yönelik bir geçiş sürecine girdi. Bu süreç; kamu otoritelerinin yeniden yapılandırılmasını, askerî kurumların birleştirilmesini, dürüstlük ve geçiş dönemi adaleti mekanizmalarının işletilmesini ve uluslararası diplomatik varlığın güçlendirilmesini kapsıyor.
Olumlu gelişmelere karşın geçiş süreci, yetki bütünleşmesiyle bağlantılı yapısal engelleri aşmayı, yargı ve denetim bağımsızlığını pekiştirmeyi ve kurumsal istikrar ile hukukun üstünlüğünü güvence altına almak amacıyla siyasi ve sivil katılımı genişletmeyi gerektiriyor.
Birinci eksen: Anayasal çerçeve, katılımcılık ve kurumsal bütünleşme
Mart 2025'te yayımlanan geçici anayasa bildirisi, vatandaşlık, özgürlük ve hukukun üstünlüğü ilkeleri temelinde beş yıllık geçiş döneminin yönetimini düzenlemeye yönelik önemli bir adım niteliği taşıyor. Bildiri, teknik ve uzman bir çerçevede hazırlanmasını sağlamak amacıyla hukuk uzmanlarından oluşan bir komisyon tarafından kaleme alındı.
Gözden Kaçmasın
Bu anayasal çerçevenin etkisini artırmak ve kabul tabanını genişletmek isteyen ulusal güçler, farklı toplumsal bileşenlerin ve siyasi aktörlerin devletin ve yönetim sisteminin şekillenmesine katkı sunabileceği katılımcı bir kurucu sürece doğru ilerlemeyi hedefliyor.
Yetki dağılımı, mevcut anayasal çerçevenin temel eksenlerinden birini oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı kurumu; atamalar, dış politika ve olağanüstü hal yönetimi gibi kritik alanlarda belirleyici bir rol üstlenirken Anayasa Mahkemesi ile Halk Meclisi'nin oluşturulmasında da etkin bir işlev görüyor. Bu durum, güçler dengesinin nasıl güçlendirileceğine ilişkin tartışmaları canlı tutmaya devam ediyor.
Yasama alanında Halk Meclisi, bir kısmı atama bir kısmı seçimle belirlenen 210 üyeden oluşuyor. Ulusal güçler, farklı bileşenlerin ve bölgelerin katılımını ve temsilini genişletmek amacıyla önümüzdeki seçim deneyiminin geliştirilmesini; Meclis'in denetim işlevini ve genel bütçeyi takip etme kapasitesini artıracak araçlarla donatılmasını hedefliyor.
Yargı alanında ise reform vizyonları, başta Anayasa Mahkemesi üyeleri olmak üzere hâkimlerin seçimine yönelik katılımcı mekanizmalar geliştirerek yargı bağımsızlığını güçlendirme yönünde şekilleniyor. Bu yaklaşım, hukukun üstünlüğünü pekiştirmeyi ve devlet kurumlarının bütünleşmesini desteklemeyi amaçlıyor.
Cumhurbaşkanlığı kurumunda yetkilerin yoğunlaşması, mevcut anayasal çerçevenin belirgin özelliklerinden biri olmayı sürdürüyor. Atamalar, dış politika ve olağanüstü hâl onayı ile Anayasa Mahkemesi ve Halk Meclisi'nin oluşturulmasına uzanan bu yetki genişliği, güçler dengesinin güçlendirilmesi ihtiyacını daha da belirgin kılıyor.
İkinci eksen: Askerî ve güvenlik kurumlarının yeniden yapılandırılması
Silahlı grupların birleştirilmesi ve askerî kurumun yeniden inşası, devletin güç kullanımı üzerindeki tekeli yeniden tesis etmesi açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Geçiş hükûmeti, silahlı oluşumları başarıyla feshederek mensuplarını resmî devlet kurumlarına entegre etti; böylece çatışma yılları boyunca hâkim olan askerî çoğulculuk sona erdirildi.
Birleşme çabaları, Ağustos 2026'da Suriye Demokratik Güçleri ile imzalanan anlaşmayla taçlandı. Söz konusu anlaşma, bu güçlerin devlet kurumlarına entegrasyonunu ve bölgeler ile kaynaklar üzerindeki kontrolün merkezî hükûmete devredilmesini öngörüyor.
Kuzey, güney ve kıyı bölgelerinin bir kısmında yaşanan güvenlik zorluklarına karşın güvenlik kurumlarının birleştirilmesinin tamamlanması ve tüm oluşumların hukukun otoritesine tabi kılınması, geçiş döneminin istikrarını destekleyen temel dayanak olmayı sürdürüyor.
Üçüncü eksen: Yolsuzlukla mücadele ve denetim kurumlarının inşası
Hükûmet, idari yapıların geliştirilmesi, dijital dönüşüm, kadro eğitimi ve kara para aklamayla yasa dışı servet edinimi ile ihbarcıların korunmasına yönelik özel birimler kurulması aracılığıyla denetim ve yolsuzlukla mücadele mekanizmalarını yeniden düzenleme adımları attı.
Geçiş dönemi adaleti, kayıp kişiler, kalkınma ve yeniden yapılanma, toplumsal barış ve eğitim alanlarında yeni kurumlar oluşturuldu. Bu yapılar, savaşın izlerini silmek ve devleti yeniden inşa etmek açısından önemli araçlar olmakla birlikte başarıları; yürütme erkinden bağımsızlıklarına, görev alanlarının açıklığına ve hesap verebilirlik ile kamuoyu denetimine tabi olmalarına bağlı.
Rejimin çöküşünün ardından geçen ilk dönemde sivil faaliyetlerde kayda değer bir genişleme yaşandı; yerel inisiyatifler hizmet sunumu, insani yardım ve toplulukların örgütlenmesinde etkin roller üstlendi. Ancak bu açılım, karar alma süreçlerinin merkezîleşmesi ve sivil toplum kuruluşlarının anayasa bildirisi ile diyalog süreçlerine yeterince dâhil edilmemesi nedeniyle sonraki aşamada geriledi.
Sivil toplumun önemi, katılım ve hesap verebilirlik kanalları sağlama kapasitesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle derneklerin bildirim esasına göre düzenlenmesi, kamusal alana erişimlerinin kolaylaştırılması ile toplanma, ifade ve bilgiye erişim özgürlüklerinin güvence altına alınması, daha açık bir kurumsal sistem inşası için zorunlu unsurlar olarak öne çıkıyor.
Geçiş hükûmeti, geniş çaplı diplomatik faaliyetler ve Suriye'nin uluslararası platformlara yeniden katılımı aracılığıyla bölgesel ve uluslararası ilişkilerin yeniden tesisinde önemli bir ilerleme kaydetti. Uluslararası ekonomik yaptırımların kaldırılması ise yatırım, yeniden yapılanma ve ekonomik canlanma önünde yeni fırsatlar açtı.
Bununla birlikte uluslararası açılım, siyasi reform ve insan hakları konusundaki artan beklentilerle eş zamanlı ilerledi. IŞİD ile bağlantılı savaşanların ve tutukluların durumu da geçiş hükûmetinin uluslararası ortaklarıyla ilişkisini etkileyen başlıca dosyalar arasındaki yerini korudu.
Geçiş dönemini pekiştirmek için öncelikli reformlar
Geçiş döneminin sağlam temellere oturtulması, birbiriyle bağlantılı bir dizi reformu zorunlu kılıyor:
1. Bağımsız ve şeffaf bir yargı atama mekanizması kurularak yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi.
2. Halk Meclisi'nin hükûmeti, bütçeyi denetleme ve yetkililerin performansını soruşturma kapasitesinin artırılması.
3. Genel hak ve özgürlüklerin zorunluluk ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde, yargı denetimi altında güvence altına alınması.
4. Kadınların, etnik ve dinî toplulukların ve farklı bölgelerin temsilini sağlayacak biçimde siyasi katılımın genişletilmesi.
5. Sivil toplumun anayasal diyalog ve kamu politikası yapım süreçlerine dâhil edilmesi.
6. Denetim kurumlarının bağımsızlığının güvence altına alınması ve bu kurumların seçici ya da siyasi amaçlarla kullanılmasının önlenmesi.
Sonuç
Geçiş döneminin çıktıları, anayasal, güvenlik, diplomatik ve denetim eksenlerinde devlet temellerinin güçlendirilmesinde somut adımlar atıldığını ortaya koyuyor. Yapısal beklentiler ise kurumsal dengenin tamamlanması yönünde şekilleniyor: Güçler ayrılığı mekanizmalarının geliştirilmesi, siyasi katılım ile coğrafi temsil alanının genişletilmesi ve yargı ile sivil toplum bağımsızlığının desteklenmesi bu beklentilerin başında geliyor.
Bu sürecin etkinliği; kapsamlı bir ulusal diyalog ve anayasal çerçevenin aşamalı olarak geliştirilmesi yoluyla kalıcı ve bağımsız yapılara sistematik biçimde geçişe dayanıyor. Böyle bir geçiş, siyasi sistemin istikrarını ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin kökleşmesini güçlendirecek.
Kaynak: Syria TV