Rusya’nın Libya’ya Yönelmesi Yeni Bir Çatışma Riski Mi Oluşturuyor?

Moskova’nın Suriye’deki nüfuzunu kısmen kaybetmesinin ardından Libya’ya yönelmesi, başkent Trablus’taki uluslararası tanınırlığa sahip hükümet ile ülkenin doğusundaki General Halife Hafter güçleri arasındaki çatışmayı yeniden alevlendirebilecek yeni bir tehdit oluşturuyor.
Rusya’nın Libya’ya Yönelmesi Yeni Bir Çatışma Riski Mi Oluşturuyor

25.01.2025 - 15:37  |  Son Güncellenme:  04.09.2025 - 16:01

Rusya, Suriye’den kısmi olarak çekilmesiyle birlikte bölgesel nüfuzunu arttırmak için yeni bir platform olarak Libya’ya yöneldi. 

Moskova, S-300 ve S-400 gibi gelişmiş hava savunma sistemlerini Libya’nın doğusuna transfer ederek, güvenilir bir ortak olarak kendisine olan güveni yeniden tesis etmek istiyor. 

Rusya, Libya’nın istikrarsız güç dengesiyle ilişkili siyasi risklerine rağmen, ülkede daha güçlü bir askeri varlığın uzun vadede nüfuzunu artıracağına inanıyor. 

Libya eski lideri Muammer Kaddafi’nin 2011’de devrilmesinden sonra ülke siyasi kaosa sürüklenirken, Rusya Bingazi’nin doğusunda El Kazim üssünü ve Libya’nın Akdeniz kıyısına yakın bölgede Jufra Hava Üssü’nü kurdu. 

Bu askeri üsler, ülkenin doğusundaki Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Halife Hafter lehine yapılan Wagner Grubu liderliğindeki askeri müdahaleyi destekledi. 

Aynı zamanda Moskova’nın bu üsleri, Rusya’nın Sudan ve Mali’deki askeri operasyonları için lojistik merkezler olarak hizmet verdi. 

Öte yandan Türkiye, Libya’nın batısında bulunan, Abdülhamid Dibeybe liderliğindeki uluslararası alanda tanınan Ulusal Birlik Hükümeti’nin kurulmasına yardımcı olan ana ortak oldu. Bu da, o dönemde Libya siyasetinin yeniden dengelenmesini sağladı. 

Rusya’nın Libya’nın doğusuna güçlü bir şekilde geri döneceği konuşulurken, bu arada Libya’daki çeşitli taraflar nüfuzlarını korumak için siyasi hamleler yaptı. 

Hafter ve Mısır: Zorunlu ittifak 

Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter, 18 Ocak tarihinde Kahire’yi ziyaret etti. 

Hafter ve Mısır Zorunlu ittifak

Hafter ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es Sisi arasındaki görüşmeye, Mısır İstihbarat Şefi Hasan Mahmud Reşad da katıldı. 

Kapalı kapılar ardında gerçekleşen görüşmede, bölgedeki jeopolitik değişimler ele alındı. 

Suriye’deki değişim rüzgarlarının Libya’da da tekrarlanabileceğinden endişe eden Mısır, özellikle güvenlik boşluklarından yararlanabilecek radikal silahlı grupların tehdidi karşısında Hafter’le ittifakını güçlendirmek zorunda kaldı. 

Libya konusunda uzman olan Dr. Şerif Muhammed konuya ilişkin Fokus Plus’a yaptığı açıklamada, “Suriye rejiminin düşmesiyle birlikte Rusya, nüfuzunu güçlendirmek için yeni bir platform olarak Libya’ya odaklanmaya başladı” dedi. 

Muhammed, Rusya’nın Libya’nın doğusuna büyük miktarlarda silah ve teçhizat göndermesi ve Mısır sınırına yakın bölgelerdeki askeri üsleri kontrol etmesinin, Moskova’nın Kuzey Afrika’daki nüfuzunu genişletme stratejisini yansıttığını vurguladı. 

Özellikle bu gelişmeler Libya’nın doğusunun iç ve dış gerginliklere sahne olduğu bir dönemde yaşandığı için bu hamlenin Mısır için büyük güvenlik kaygılarına yol açtığını da ekledi. 

Muhammed, Hafter ve Mısır arasındaki ilişki hakkında ise şu yorumu yaptı: 

“Hafter ve Mısır rejimi arasında uzun süredir devam eden ittifaka rağmen, son dönemde Sudan ve Libya’daki Rus varlığı gibi konulardaki anlaşmazlıklar nedeniyle gerginlikler yaşandı. Mısır bu gerginliklerin batı sınırının istikrarsızlaşmasına yol açmasından endişe ediyor. Bu da Kahire’yi, Hafter’le ilişkileri yeniden düzenlemeye itti.” 

Türkiye-Libya ortaklığı: İşbirliğinde yeni bir aşama 

Öte yandan Libya’nın batısındaki Ulusal Birlik Hükümeti’nin Başkanı Abdülhamid Dibeybe, Türkiye ile ilişkilerini sürekli güçlendirerek elindeki kartları yeniden düzenliyor. 

Türkiye-Libya ortaklığı İşbirliğinde yeni bir aşama

Dibeybe’nin geçtiğimiz hafta Ankara’ya yaptığı ziyaret ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi, iki taraf arasındaki yüksek koordinasyon düzeyini yansıtıyor. 

Dr. Şerif Muhammed, Dibeybe’nin Türkiye ziyaretinin iki taraf arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirme çabalarının bir parçası olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: 

“Ankara geçtiğimiz yıllarda Ulusal Birlik Hükümeti’nin desteklenmesinde önemli bir rol oynadı. Taraflar arasında artan koordinasyon, on yıl aradan sonra Bingazi’ye uçuşların yeniden başlaması gibi yeni ekonomik ve güvenlik projeleri yoluyla bu işbirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.” 

Türkiye ve Libya arasındaki ortaklık, uluslararası desteğin bazı bölgelerde göreceli bir istikrara nasıl katkıda bulunabileceğini gösteriyor. 

Ancak aynı zamanda, Rusya ve Mısır gibi diğer taraflarla rekabeti yoğunlaştırarak, Libya sahnesini daha da karmaşık hale getiriyor. 

Libya için çıkarımlar 

Uluslararası ve bölgesel müdahaleler ışığında, Libyalılar karmaşık bir durumla karşı karşıya kaldı. 

Büyük güçler arasında devam eden nüfuz çatışması, ülkede yeniden yapılanma ve ulusal uzlaşma gibi iç meselelere odaklanmaya fırsat bırakmıyor. 

Dış aktörlerin nüfuzlarını güçlendirmek için attıkları her adımla birlikte, Libya’nın egemenliğine kavuşması uzak bir hayal haline geliyor. 

Libya’nın önündeki zorluklar sadece dış müdahalelere karşı koymayı değil, aynı zamanda siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle uzun süredir ertelenen cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerini gerçekleştirebilmeyi de içeriyor. 

Mevcut durum, Libyalılar ve uluslararası güçlerin birlikte çalışarak, ülkeyi bölgesel hesaplaşmaların yapıldığı bir sahaya dönüşmeden istikrarı sağlayacak bir yol bulmalarını gerektiriyor.