Mısır’da İnsan Hakları Tartışmaları: Tahliyeler ve Yeni Parti Gündemde
31.12.2024 - 16:17 | Son Güncellenme: 31.12.2024 - 16:42
Mısırlı yetkililer kısa bir süre önce, bölgedeki güvenlikle bağlantılı olarak gözaltına alınan ve bir kısmı Sina’da ikamet eden yeni bir grup tutuklunun serbest bırakıldığını duyurdu.
İnsan hakları gruplarının raporlarına göre, serbest bırakılanları içeren listede yargılanmadan ya da belirsiz suçlamalarla yıllarca hapislerde tutulan tutuklular yer alıyor. Bu hamle, özellikle bölgede devam eden askeri operasyonlar ışığında, Sina sakinleriyle ilişkileri geliştirme çabası olarak görülüyor.
Atılan bu adımla, geçmiş yıllarda barışçıl gösteriler düzenledikleri veya sosyal medya aracılığıyla görüşlerini ifade ettikleri için tutuklanan gençler ve aktivistler de serbest bırakıldı.
Mısır hapishanelerindeki tutuklular
Bu adımlara rağmen, insan hakları örgütleri, Mısır hapishanelerinde hala sayıları on binlerle ifade edilen çok sayıda siyasi tutuklunun bulunduğuna dikkat çekti.
Söz konusu örgütler, bu tahliyelerin insan hakları durumunu iyileştirmeye yönelik gerçek bir niyet ya da uluslararası baskıyla başa çıkmak için atılan “göz boyayan” adımlar olup olmadığı konusunda soruları gündeme getirdi.
Mısır medyasında yer alan haberlere göre güvenlik güçleri, Şarkiye ilinde 11 yıl cezaevinde kalan bir tutuklunun serbest bırakılmasının ardından bölgede gözaltı operasyonlarını sürdürdü. Bu bağlamda, Şarkiye’de dört kişi serbest bırakılmalarından iki gün sonra yeniden gözaltına alındı. Bu durum da hükümetin insan haklarını iyileştirme konusundaki ciddiyeti hakkında soru işaretleri yarattı.
İnsan hakları konusunda ilerleme sağlamak isteyen Mısır hükümeti, son dönemde attığı adımları desteklemeleri için hükümet yanlısı bazı partilerin yardımını aldı.
Mısır’daki bir kesim, tutukluların serbest bırakılmasını, hükümetin özgürlüğü artırma konusundaki ciddiyetinin bir kanıtı olarak değerlendirdi. Bu taraflar, düzenlenen seminerler ve sosyal medya aracılığıyla hükümetin attığı adımları “övgüye değer başarılar” olarak nitelendirdi.
Bu çerçevede, Mısır’daki otorite kendisine sadık siyasi hareketi güçlendirmek için yeni siyasi oluşumlar yaratmaya çalışıyor.
Mısır Devlet Enformasyon Servisi (SIS) Başkanı Diaa Rashwan, geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada, siyasi katılımı teşvik etmeyi amaçlayan yeni bir siyasi oluşum kurma planını açıkladı. Buna ek olarak, milletvekili Basil Adel liderliğinde “Farkındalık Partisi” adında yeni bir partinin kurulduğu duyuruldu.
Gözlemciler bu adımları, ülkede siyasetin zayıflaması ve muhalefet partilerinin rolünün azalmasıyla ortaya çıkan boşluğu doldurma girişimi olarak görüyor. Bazı kesimler ise bu hamlelerin, anayasayı değiştirmeye ya da önemli seçimler öncesinde hükümetin siyaset üzerindeki kontrolünü güçlendirmeye yönelik düzenlemelerin bir parçası olma ihtimaline işaret ediyor.
Planlı bir parti mi, gerçek mi?
Siyaset sosyolojisi profesörü Ammar Ali Hasan konuya ilişkin Al Araby Al Jadeed gazetesine yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Siyasette kurulacak oluşumlar, otoritenin belirli hedeflere ulaşmak için yarattığı araçlardan başka bir şey değildir. Bunlardan bazıları siyasette sahte bir çoğulculuk ve farklı yollar varmış gibi göstermeyi amaçlıyor. Ancak gerçek, tüm bu oluşumların mutlak otoritenin kontrolü altında olduğunu ve otoritenin iradesine göre hareket ettiğini ortaya koyuyor.”
Hasan, gerçek siyasi partilerin halkın iradesiyle kurulduğunu, bu nedenle elverişli bir sosyal zeminde geliştiği, toplumun çıkarlarını ifade ettiğini ve savunduğunu vurguladı.
Kurulması planlanmış partilerin ise bu kavramları içermediğinin altını çizen Hasan, “Bu partilerin liderleri, otoriteyle yakın bir ilişki içinde. Sanki aralarında kalın bir göbek bağı varmış gibi, bu oluşumları belirli hedeflere ulaşmanın bir aracı haline getiriyorlar" diye konuştu.
Uluslararası baskıların ardından gelen adımlar
Mısır’ın bazı tutukluları serbest bırakma adımı, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde Kahire’nin insan hakları konusunda kapsamlı ve periyodik olarak incelenmesi yönünde baskı olduğu bir süreçte atıldı.
Diğer yandan, ABD geçtiğimiz Eylül ayında, insan haklarında yeterli ilerleme kaydedilmemesi nedeniyle Mısır’a yaptığı askeri yardımın bir kısmını askıya aldığını duyurdu. Ancak geçtiğimiz günlerde ABD hükümeti, Mısır’a 5 milyar doları aşan değerlerde askeri ekipman satışı için onay verdi.
Washington merkezli Orta Doğu Enstitüsü’nün Mısır Programı Direktörü Mirette Mabrouk, Al Araby Al Jadeed gazetesine verdiği demeçte, Kahire’ye iç politikaları konusunda baskı yapmanın zor olduğunu söyledi. Mabrouk, ABD’nin askeri yardımın bir kısmını keserek, Mısır’ın insan hakları sicilini düzeltmek için baskı yapmaya çalıştığında hemen bir değişiklik olmamasını buna örnek olarak gösterdi.
Mısır’ın herhangi bir dış baskıya doğrudan tepki olarak değil, kendi vizyonu ve çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini de dile getirdi.
Kahire’ye silah satışının birçok boyutu olduğuna dikkat çeken Mabrouk, “Ancak bu Kahire ve Washington arasında bir yakınlaşma anlamına gelmiyor. Zira Mısır-ABD ilişkileri özellikle Gazze’de yaşananlar nedeniyle şu anda gergin bir dönemden geçiyor” dedi.
Orta Doğu Enstitüsünün Mısır Programı Direktörü, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin İsrail’i güçlü bir şekilde desteklediğini ve bunun da iki taraf arasındaki ilişkilerde kargaşaya neden olduğunu sözlerine ekledi.