Mısır’da Bağımsız Medyaya Ağır Darbe: 6 Gazeteci Gözaltında

Mısır'da bilgi doğrulama platformu "Matsadaash"in altı gazetecisinin evlerine düzenlenen baskınlarla gözaltına alınması geniş bir şaşkınlık ve kaygı yarattı. İçişleri Bakanlığı gazetecilerin Müslüman Kardeşler ile bağlantılı yanlış bilgi yayma faaliyetleri nedeniyle yakalandığını duyururken, hak örgütleri ve Mısır Gazeteciler Sendikası bu durumu basın özgürlüğüne yönelik ağır bir darbe olarak nitelendirdi.
Mısır’da Bağımsız Medyaya Ağır Darbe: 6 Gazeteci Gözaltında

01.10.2026 - 16:39  |  Son Güncellenme:  01.10.2026 - 16:39

Geçtiğimiz 20 Ağustos'ta, kendisinin "zorunlu bir açılım" olarak nitelendirdiği bir oturum sırasında Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Ziya Reşvan, Mısır'da medya ve özgürlükler düzenine ilişkin tartışmaları ele almak üzere her yıl Aralık ayında toplanacak yıllık bir toplantı düzenlemeye hazır olduğunu açıklamıştı. Bu adımın, farklı görüşlere alan açmayı ve muhalif sese daha geniş bir ifade zemini sağlamayı hedefleyen cumhurbaşkanlığı talimatları doğrultusunda atıldığı belirtilmişti.

Bu açıklama o dönemde Mısırlıların geniş kesimlerinde bir iyimserlik dalgası yaratmıştı; yıllardır tek sesli söylemin egemenliği ve çoğulculuk alanlarının daralması nedeniyle hak örgütlerinden tekrarlanan eleştirilere maruz kalan medya ortamında, muhalif görüşün gerçek bir ifade alanı bulabileceği, kucaklayıcı ve farklılıkları kabul eden yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanmıştı.

21 Eylül'de bakan, lisanslı birkaç internet sitesinin yayın yönetmenleriyle bir araya gelerek, elektronik ortamda çalışan gazetecileri korumak amacıyla bu sitelerin kurum olarak katılacağı "birleşik bir yapı" kurulması önerisini gündeme getirdi.

Bazı kesimler bu adımı, önceki "açılım" oturumunun verdiği mesajların bir devamı ve gerek Mısır Gazeteciler Sendikası üyesi olsun olmasın tüm gazetecileri ve basın çalışanlarını destekleyip koruması beklenen yeni bir yönelimin ek göstergesi olarak değerlendirdi.

Ancak gazetecilik ve hak çevreleri bu mesajların somut bir gerçekliğe dönüşmesini beklerken, açıklanan rotayı büyük bir soru işaretine dönüştüren ani gelişmeler yaşandı. Mısır kamuoyu, "Matsadaash" (İnanma) platformunda çalışan altı gazetecinin bir anda gözaltına alındığı haberiyle sarsıldı.

24 saatten kısa bir sürede platformun tüm haber odası tutuklandı; bu, modern Mısır tarihinde eşi görülmemiş bir vaka olarak kayıtlara geçti. Olay bir şaşkınlık ve kaygı dalgası yarattı; ifade alanlarının genişletilmesinden ve gazetecilerin korunmasından söz eden resmî söylemle, bunun tam tersi yönde seyreden sahadaki olaylar arasında çarpıcı bir çelişki ortaya çıkınca, aralıksız süren kınama ve çağrı dalgası başladı.

Hak örgütleri ve meslek kuruluşları, altı gazetecinin tutuklanmasının, son yıllarda medya çalışanlarının maruz kaldığı baskıların sürdüğünün bir yansıması olduğunu değerlendiriyor; zira gazeteci ve yazarların yayın ve ifade özgürlüğüyle bağlantılı davalar nedeniyle gözaltına alınması ve tutuklu yargılanması vakaları tekrarlanıyor.

Neler yaşandı?

Mısır Kişisel Haklar Girişimi'nin belgelediğine göre -ki bu kuruluş "Matsadaash" ekibinin hukuki temsilciliğini üstleniyor- güvenlik güçleri 28 Eylül Pazartesi akşamı gazeteciler Muhammed Eşref Ebu Umeyra ile Abdullah Kadri'nin evlerini bastı, cep telefonlarına ve bilgisayarlarına el koydu.

Takip eden saatlerde güvenlik operasyonlarının kapsamı genişledi: Garbiye vilayetindeki evinden gazeteci İslam Berekat, Port Said'den Ömer Hilal gözaltına alındı; ardından Kahire sokaklarından birinde Muhammed Mahmud ve Muhammed Adil de tutuklandı. Böylece gözaltındaki gazeteci sayısı, platformun haber odasının tamamını oluşturan altıya ulaştı.

Bu, "Matsadaash" çalışanlarından birinin gözaltına alındığı ilk olay değil. Platform editörlerinden Kerim Esad, Ağustos 2023'te Şuruk kentindeki evinin sabaha karşı basılmasının ardından gözaltına alınmış, bir güvenlik biriminde yaklaşık 48 saat tutulduktan sonra serbest bırakılmıştı.

"Matsadaash", 2018 yılında faaliyete başlayan, bilgi doğrulama ve haber denetimi konusunda uzmanlaşmış bağımsız bir medya platformu. Platform, bağımsız gazeteci ve araştırmacılardan oluşan bir ekiple Mısır'da ve çeşitli Arap ülkelerinde yanlış bilgi ve asılsız iddiaları tespit edip çürütmeye odaklanıyor.

İçişleri Bakanlığı yanıt verdi

Mısır İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Matsadaash"te çalışan altı gazetecinin, Müslüman Kardeşler örgütüyle bağlantılı olduğunu iddia ettiği ve istikrarı zedelemeyi amaçlayan yanlış bilgi ve söylenti yayma faaliyetlerine yönelik takip çalışması kapsamında yakalandığını resmen duyurdu.

Bakanlık açıklamasına göre söz konusu sayfa lisanssız ve ülke dışından yönetiliyor; yönetiminin Abdurrahman Şükrü Ali Abdulcelil Mansur'a ait olduğu, Mısır içindeki bazı unsurların ise dış kaynaklı finansman karşılığında içerik hazırlayıp yayına gönderdiği öne sürüldü.

Bakanlık, yürütülen soruşturmalar sonucunda sayfayla bağlantılı "medya komitesi" üyesi olduğunu iddia ettiği altı kişinin yakalandığını, bunlardan birinin Gazeteciler Sendikası'na kayıtlı olduğunu, diğerlerinin ise sendika üyesi olmadığını belirtti. Açıklamada ayrıca Gazeteciler Sendikası Başkanı'nın, söz konusu gazetecinin yakalanması ve güvenlik işlemlerine dayanak oluşturan gerekçeler konusunda bilgilendirildiği ifade edildi.

İlk defa olmuyor

Altı gazetecinin tutuklanması, hak örgütleri ve meslek kuruluşlarının, son yıllarda medya çalışanlarına yönelik baskıların sürdüğüne dair değerlendirmesini doğrulayan bir bağlamda gerçekleşti; zira yayın ve ifade özgürlüğüyle ilişkili davalar kapsamında gazeteci ve yazarların gözaltına alınması ile tutuklu yargılanması vakaları tekrar tekrar yaşanıyor.

Bu vakaların en dikkat çekenlerinden biri, 22 Temmuz 2024'te yaşandı. Hak örgütlerinin belgelediğine göre, sivil kıyafetli bir güvenlik ekibi, "El-Mensa" sitesinin karikatüristi Eşref Ömer'i evinden gözaltına alarak, elleri kelepçeli ve gözleri bağlı şekilde bilinmeyen bir yere götürdü; gazeteci daha sonra Devlet Güvenliği Yüksek Savcılığı önüne çıkarıldı.

Bundan birkaç gün önce, 16 Temmuz 2024'te gazeteci Halid Memduh Kahire'deki evinden gözaltına alınmış, altı gün boyunca ailesinin ve avukatının nerede tutulduğunu bilmediği bir şekilde kaybolmuştu. Devlet Güvenliği Yüksek Savcılığı önüne 21 Temmuz'da çıkarılan Memduh hakkında, terör örgütüne üye olma ve sahte haber ile beyanat yayma gibi suçlamaları içeren bir soruşturma açılmıştı.

Mısırlı hak örgütleri ve meslek kuruluşlarının raporları, 2026 yılı boyunca ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilişkili tutuklama ve soruşturma davalarının sürdüğünü ortaya koyuyor. Bununla birlikte hak örgütleri ve ilgili komisyonlar, düşünce davalarında tutukluluğun sona erdirilmesi ve basın-medya çalışanları için hukuki güvencelerin genişletilmesi yönünde tekrarlayan çağrılar yapıyor.

Bu tablo, Mısır'ın medya özgürlükleri sıralamasına da yansıdı. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, 2026 yılı endeksinde ülkedeki basın özgürlüğü durumunu dünya genelinde en düşük seviyeler arasında sınıflandırdı. Yerel ve uluslararası örgütler, tutuklu ve yargılanan gazetecilerin vakalarını belgelemeye devam ederken, basın özgürlüğü dosyası Mısır'daki en öne çıkan insan hakları konularından biri olmayı sürdürüyor.

Başsavcıya rapor

Mısır Gazeteciler Sendikası ise İçişleri Bakanlığına bir şikayet, Başsavcılığa da bir ihbar dilekçesi sunarak altı gazetecinin akıbetinin açıklanmasını ve serbest bırakılmalarını talep etti. Sendika, avukat ve meslektaşlardan gelen şikâyetlerde son iki gün içinde gazetecilerin gözaltına alınıp bilinmeyen bir yere götürüldüğünün bildirildiğini, bunlardan birinin sendika üyesi olduğunu belirtti.

Sendika, ihbar dilekçesinde yer aldığı üzere gazetecilerin tutuklanmasının, anayasa ve kanunun güvence altına aldığı temel haklara aykırı şekilde gerçekleştiğini vurguladı; bunlar arasında gözaltına alınan kişiye özgürlüğünün kısıtlanma nedenlerinin bildirilmesi, avukatıyla görüşme imkânı tanınması ve 24 saat içinde soruşturma makamına çıkarılması yer alıyor. Sendika, gözaltı yerlerinin ve tutuklama gerekçelerinin açıklanmasını ya da sendika temsilcileri ve avukatların hazır bulunabileceği şekilde soruşturma tarihi, yeri ve isnat edilen suçlamaların belirtilmesini talep etti.

Gazeteciler Sendikası Başkanı Halid el-Belşi de, hukuk birimini altı gazetecinin durumunu takip etmekle görevlendirdiğini, sendikanın serbest bırakılmaları için hukuki ve mesleki tüm araçları kullanmaya devam edeceğini bildirdi. Sendikanın Özgürlükler Komitesi de gözaltındaki gazetecilerin serbest bırakılması talebini yineledi; sendika, haklarında resmî suçlama yöneltilmesi hâlinde soruşturma makamları önüne çıkmalarını güvence altına almaya hazır olduğunu açıkladı.

Topluluk desteği

Olay, çok sayıda kurum, kamuoyu figürü ve hak savunucusunun geniş çaplı tepkisine yol açtı. Bu kesimler yaşananlardan duydukları kaygıyı dile getirerek altı gazetecinin gözaltı yerlerinin açıklanmasını, hukuki haklarının güvence altına alınmasını ve serbest bırakılmalarını talep etti.

Bu bağlamda Demokratik Sivil Hareket bir açıklama yayımlayarak, platform gazetecilerine yönelik "eşi görülmemiş tırmanış" olarak nitelendirdiği gelişmeden duyduğu derin kaygıyı ifade etti. Hareketin açıklamasına göre, tutuklamalar sonucunda altı gazetecinin gözaltına alınmasıyla yayın kurulunun tamamı gözaltında kalmış oldu. Açıklamada, olayın sonuçlarının yalnızca altı gazetecinin akıbetiyle sınırlı kalmadığı, bağımsız bir medya platformunun bilgi doğrulama çalışmalarını sürdürme kapasitesini de tehdit ettiği vurgulandı.

Hareket, Gazeteciler Sendikası'nın tutumuna ve Başkan Halid el-Belşi'nin ihbar dilekçesine, ayrıca "Matsadaash" platformunun açıklamasına destek verdiğini bildirerek, altı gazetecinin derhâl serbest bırakılmasını, bulundukları yerlerin açıklanmasını, avukatları ve yakınlarıyla görüşme imkânı tanınmasını ve tüm hukuki güvencelerden yararlandırılmalarını talep etti. Hareket ayrıca düşünce davalarından tutuklu bulunan gazetecilerin serbest bırakılması çağrısını yineleyerek, basın özgürlüğünün anayasal bir hak ve kamu yaşamının temel bir güvencesi olduğunu vurguladı.

Yazar ve siyasetçi Dr. Muhammed Ebu'l-Gar da olayın zamanlamasına şaşkınlığını dile getirdi. Resmî makamların daha önce diyalog alanının genişletileceğine ve kamuoyunu rahatlatacak adımlar atılacağına dair verdiği mesajlar hatırlatılarak, bilgi doğrulama konusunda uzmanlaşmış bir platformda çalışan altı gazetecinin neden tutuklandığını sorguladı ve yetkili makamları olayın ayrıntılarını açıklamaya çağırdı.

Tepkiler Demokratik Sivil Hareket ve Ebu'l-Gar ile sınırlı kalmadı. Çeşitli parti, hareket, siyasi ve hak savunucusu kişiliklerden de olayı kınayan ve gazetecilerin serbest bırakılmasını talep eden açıklamalar geldi. Bu kesimler, kamusal alanın açılması ve farklı görüşlere daha geniş yer verilmesi yönündeki resmî söylemin, basın özgürlüğünü güvence altına alan ve toplumun bilgiye erişim hakkını koruyan somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Geniş kapsamlı bir dayanışma kampanyası

Sendika ve siyasi çevrelerin girişimlerine paralel olarak, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız medya kurumlarından oluşan bir grup, "Matsadaash" gazetecilerine yönelik "tırmanan güvenlik operasyonu" olarak nitelendirdikleri gelişmeye karşı geniş çaplı bir dayanışma ve kınama kampanyası başlattı. Kampanya, Mısır makamlarından platform gazetecilerinin ve mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltında ya da tutuklu bulunan tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etti.

Kampanyaya katılan kuruluşlar, bağımsız basının, ifade özgürlüğünü ve bilgi akışını güvence altına alan her toplumun temel direği olduğunu vurgulayarak, gazetecilik faaliyetlerine yönelik baskının, Mısır makamlarının diyalog, şeffaflık ve yolsuzlukla mücadeleye bağlılık yönündeki açıklamalarıyla çeliştiğini belirtti.

Kampanyaya katılan kuruluşlar, "Matsadaash" gazetecilerinin tutuklanması ve platformun haber odasının devre dışı bırakılmasının, bağımsız medya ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskılarda kaygı verici bir tırmanışı temsil ettiğini belirterek, bu sürecin devam etmesinin kamusal alan ve vatandaşların bilgiye erişim hakkı üzerindeki olası sonuçlarına karşı uyarıda bulundu.

Açıklamaya imza atan kuruluşlar arasında Aegis Safety Alliance, Amerikan Orta Doğu Hakları Komitesi (ACMER), Arap Araştırmacı Gazetecilik Ağı (ARIJ), Düşünce ve İfade Özgürlüğü Vakfı, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), "Dareg" platformu, Arap Dünyası için Demokrasi Şimdi (DAWN) örgütü, Mısır İnsan Hakları Cephesi, Mısır Kişisel Haklar Girişimi ve Şiddet ve İşkenceye Karşı en-Nedim Merkezi yer aldı.

Kaynak: UltraSawt