İtalya, Hicaz Demir Yolu’nun Yeniden Canlandırılmasında Ticari Fırsat Arıyor
26.09.2026 - 23:32 | Son Güncellenme: 27.09.2026 - 17:49
Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferin karşı karşıya kaldığı sorunlar, ticaret ve enerji güzergâhlarının çeşitlendirilmesine yönelik arayışları hızlandırdı.
Küresel ticaretin sınırlı sayıdaki stratejik deniz geçiş noktasına bağımlılığı sürerken, kara ve demir yolu projeleri tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırabilecek alternatifler arasında öne çıkıyor.
Bu kapsamda tarihi Hicaz Demir Yolu’nun yeniden canlandırılması da Avrupa, Türkiye, Orta Doğu ve Arap Yarımadası arasındaki bağlantıları güçlendirebilecek projelerden biri olarak yeniden tartışılıyor.
İtalyan ekonomi gazetesi Il Sole 24 Ore'nin değerlendirmesine göre proje, yalnızca tarihi bir demir yolu hattının yeniden işletilmesinden ibaret değil, bölgede şekillenen yeni ticaret ve lojistik ağlarının bir parçası olarak görülüyor.
İtalya projede ekonomik fırsat görüyor
İtalyan basınında yer alan değerlendirmelerde, Hicaz Demir Yolu ve bağlantılı ulaşım koridorlarının İtalya ve ülkenin sanayi sektörü açısından yeni fırsatlar oluşturabileceğine dikkat çekiliyor.
Özellikle demir yolu altyapısı, mühendislik, teknoloji, güvenlik ve bakım alanlarında faaliyet gösteren İtalyan şirketlerinin bölgedeki yatırımlarda rol üstlenebileceği değerlendiriliyor.
Bu yöndeki adımlardan biri de İtalya Devlet Demir Yolları Grubu (FS) ile Suudi Arabistan Demir Yolları (SAR) arasında haziranda imzalanan mutabakat zaptı oldu.
Anlaşma, demir yolu altyapısının yanı sıra sürdürülebilirlik, dijitalleşme, güvenlik ve teknolojik inovasyon alanlarında uzun vadeli işbirliğini öngörüyor. Taraflar ayrıca Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da ortak demir yolu ve ulaşım projeleri geliştirmeyi hedefliyor.
İtalya'nın Suudi Arabistan'ın altyapı yatırımlarına yönelik ilgisi yalnızca demir yollarıyla sınırlı değil. Roma yönetimi, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu kapsamında ulaşım ve sürdürülebilir altyapı alanlarında yürüttüğü yatırımları İtalyan şirketleri açısından önemli bir ekonomik alan olarak değerlendiriyor.
Hürmüz'e alternatif değil, tamamlayıcı güzergâh
Aziz V. Pius Siyasi Araştırmalar Enstitüsüne bağlı Akdeniz Gözlemevinden İtalyan analist Dr. Giuseppe Dentice ise Hicaz Demir Yolu projesinin öneminin Hürmüz Boğazı'nın yerini almasından ziyade Körfez ülkelerinin deniz güzergâhlarına bağımlılığını azaltabilecek alternatif bağlantılar oluşturmasında yattığını belirtti.
Dentice, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin mevcut lojistik sistemin kırılganlığını daha görünür hale getirdiğini ifade ederek, alternatif bir kara güzergâhının deniz yoluyla taşınan yük miktarının tamamını karşılayamasa dahi bölgesel tedarik zincirlerinin esnekliğini artırabileceğini kaydetti.
Bu çerçevede Hicaz Demir Yolu, tek başına deniz taşımacılığının alternatifi olmaktan çok kriz dönemlerinde kullanılabilecek tamamlayıcı bir ticaret ve lojistik koridoru olarak değerlendiriliyor.
Türkiye'nin Körfez ile Avrupa arasındaki rolü güçlenebilir
Projenin öne çıkan boyutlarından birini de Türkiye'nin güzergâhtaki konumu oluşturuyor.
Hicaz Demir Yolu ve bağlantılı hatların yeniden işler hale gelmesine yönelik senaryolar, Körfez ülkelerinden başlayan ticaret akışının Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye, buradan da Avrupa pazarlarına ulaştırılmasını öngören daha geniş bir ulaşım ağı içerisinde değerlendiriliyor.
Dentice, Suudi Arabistan'ın ulaştırma ve lojistik alanındaki yatırımlarının 2030 Vizyonu'nun temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, Riyad'ın ülkeyi Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında önemli bir lojistik merkeze dönüştürmeyi hedeflediğini ifade etti.
Bu bağlantının aynı zamanda Türkiye'nin Körfez ile Akdeniz ve Avrupa pazarları arasındaki geçiş konumunu güçlendirebileceğini kaydeden Dentice, Hicaz Demir Yolu'nun yalnızca ulaştırma açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Dentice'ye göre proje, siyasi ve ekonomik sonuçları bulunan daha geniş bir bölgesel entegrasyon sürecinin parçası niteliğinde.
Yeni ticaret koridorları jeopolitik rekabetin parçası
Hicaz Demir Yolu'nun yeniden canlandırılması tartışmaları, bölgede son yıllarda hız kazanan alternatif ticaret koridoru arayışlarıyla da kesişiyor.
İtalyan basınındaki değerlendirmelerde Körfez ülkeleri, Türkiye ve Avrupa'nın mal, enerji ve veri akışında alternatif güzergâhlar geliştirme arayışının küresel lojistik sistemindeki daha geniş dönüşümün bir parçası olduğu belirtiliyor.
Suudi Arabistan da bu süreçte demir yolu altyapısını genişletmeye devam ediyor. Ülkenin doğusundaki sanayi bölgelerini ulusal demir yolu ağına bağlamaya yönelik yeni yük hattı yatırımları, fabrikalar, limanlar ve lojistik merkezleri arasındaki taşımacılık kapasitesinin artırılmasını hedefliyor.
İtalyan değerlendirmelerine göre Hicaz Demir Yolu'nun yeniden işler hale gelmesi halinde hattın stratejik değeri, Hürmüz Boğazı'nı tamamen devre dışı bırakmasından çok, Körfez'den Türkiye ve Avrupa'ya uzanan tamamlayıcı ve daha esnek bir güzergâh oluşturabilmesinden kaynaklanacak.
Bu çerçevede proje, tarihi bir demir yolunun yeniden canlandırılmasının ötesinde, Körfez, Şam, Türkiye ve Avrupa arasındaki ekonomik bağlantıların yeniden şekillenmesinin muhtemel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Al-Araby Al-Jadeed