İsrail’de Ordu Silahları Suç Örgütlerinin Eline Geçti
22.09.2026 - 10:56 | Son Güncellenme: 22.09.2026 - 11:08
İsrail içindeki Arap toplumunda organize suçun yayılmasına ilişkin kaygılar giderek büyüyor. İsrail medyasında yer alan haberler, tanksavar roketleri ve patlayıcı yüklü insansız hava araçları (İHA) gibi gelişmiş askeri silahların, ordu depolarından çalınarak suç örgütlerinin eline geçtiğini ortaya koyuyor.
Haberlere göre, Gazze'ye yönelik savaş sırasında çalınan silahlar artık suç örgütleri arasında dolaşıma girmiş durumda. İsrail polisi ise bu silahların gelecekte kendi merkezlerine yönelik saldırılarda kullanılabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
İsrail Yayın Kurumu, ordunun depolarından çalınıp dışarıya sızan silah ve mühimmatın gerçek boyutundan haberdar olmayabileceğini belirtti. Aynı zamanda suç örgütlerinin askeri silah ve İHA kullanımında kayda değer bir artış gözlendiğini vurguladı.
Kurum, bu hafta içinde Arap yerleşimleri olan Sacur ve Cilcülye bölgelerinde "LAW" tipi askeri roketlerin kullanıldığı iki olay yaşandığını aktardı.
İsrail'in 12. Kanalı, polis komuta kademesinde artan bir kaygıya işaret ederek bir polis yetkilisinden aktardığı bilgiye göre, Üçgen Bölgesi (Vadi el-Ara) ve İsrail'in kuzeyindeki suç örgütlerinin elinde yaklaşık on adet "LAW" roketi ve onlarca havan mermisi bulunduğunu belirtti. Bu mühimmatın bir kısmının patlayıcı düzeneklerin hazırlanmasında da kullanıldığı ifade edildi.
İsrail'deki kaygının şu an odak noktası, bu silahların güvenlik hedeflerine karşı kullanılma olasılığı. 12. Kanal, güvenlik birimlerinin geçen hafta Sacur bölgesinde bir sınır muhafız polisinin evine yönelik "LAW" roketi atışını soruşturduğunu açıkladı.
Görüntülerde, maskeli bir kişinin roketi eve doğru fırlattıktan sonra olay yerinden kaçtığı görülüyor. Kanal, bir polis yetkilisinin "bir dahaki sefer bir polis merkezine roket atılabilir" uyarısını aktardı.
Söz konusu yetkili, İsrail ordusuna ait üslerin -kendi ifadesiyle- suç örgütleri için bir silah kaynağına dönüştüğünü söyledi. Bu örgütlerin buralardan bomba, patlayıcı düzenek ve çeşitli mühimmat çaldığını belirterek, bu silahların yayılmasının sürmesi halinde "büyük bir felaketle" sonuçlanabileceği konusunda uyardı.
Kaygılar sadece taşınabilir roketlerle sınırlı değil. İsrail Yayın Kurumu, suç faaliyetlerinde İHA kullanımının da arttığını belirterek, bu hafta Nasıra kentinde bir İHA'dan el bombası atıldığı bir olayı örnek gösterdi.
Kurum, el bombası kullanılan suç olaylarının sayısının 2023'te 75'ten 2024'te yaklaşık bin olaya yükseldiğini, bunun da yıl boyunca günde ortalama üç bomba atma olayına karşılık geldiğini kaydetti.
Kurumun aktardığı bir değerlendirmeye göre İsrail, İHA'ların oluşturduğu tehdidin büyüklüğünü kavramakta halen geride kalıyor. Bu araçların kullanımının suç faaliyetlerinden güvenlik güdümlü saldırılara kayması riskine dikkat çekildi.
Bu gelişmeler, söz konusu silahların özellikle Arap bölgelerindeki suç örgütlerine nasıl ulaştığı sorusunu gündeme getiriyor.
İsrail askeri polisi soruşturmalarından elde edilen verilere göre, son iki yılda askeri üslerden yaklaşık 200 büyük çaplı hırsızlık olayı kayda geçti. Bu durum, silah ve mühimmatın ordu depolarından yasadışı piyasaya sızmasının sürdüğüne dair kaygıları artırıyor.
Sosyal medya kullanıcıları, İsrail içindeki Arap toplumunda silah ve suçun yayılmasına ilişkin haberlere yoğun tepki gösterdi.
Bir kullanıcı, İsrail'in hedefinin Filistin şehirlerinde suç ve mafya yapılarını güçlendirmek olduğunu yazdı; bu sayede halkın hayatının tehlikeye atılarak insanların köylerini ve kasabalarını terk etmeye zorlandığını, İsrail'in bunu işgale odaklanmak yerine tercih ettiğini savundu.
Başka bir kullanıcı, işgal altındaki Filistin topraklarında suç oranındaki artışın birden fazla nedeni olduğunu belirtse de, bazı suç çetelerinin -kendi görüşüne göre- İsrail güvenlik birimlerinden koruma gördüğünü öne sürdü ve işgalin önce sorunu yarattığını, ardından kendisini çözüm olarak sunduğunu ifade etti. Bir kadın kullanıcı ise çetelerin gençleri öldürdüğünü ve bazı durumlarda katilin kimliğinin bile bilinmediğini belirterek kanlarının heba edildiğini yazdı.
İğneleyici bir yorumda ise bir kullanıcı, işgal altındaki Filistin topraklarındaki suç olgusunun ileride yayın platformlarında suç dizilerine malzeme olabileceğini yazdı.
Kaynakça : Alaraby TV