İran'ın İki Cepheli Savaşı: Dışarıda Ateş, İçeride Ekonomik Çöküş

ABD’nin yeni yaptırım paketi ve Hürmüz Boğazı’ndaki abluka kıskacındaki İran, tarihinin en ağır ekonomik sınavlarından birini veriyor. Serbest piyasada doların 2 milyon riyali aşması ve yıllık enflasyonun %66'ya tırmanmasıyla halk benzin istasyonlarında saatlerce kuyruk beklerken; Washington yönetimi Tahran'ın "ekonomik savaşı kaybettiğini" savunuyor.
iran-in-iki-cepheli-savasi-disarida-ates-iceride-ekonomik-cokus.png

02.09.2026 - 10:27  |  Son Güncellenme:  02.09.2026 - 10:45

İran, altı aydır süren ABD ile savaşın gölgesinde ekonomik krizinin yeni ve daha ağır bir evresine giriyor. Washington'ın "ekonomik çıkarma günü" olarak nitelendirdiği ikincil yaptırımlar ve sıkılaştırılan abluka, ülkeyi her geçen gün biraz daha köşeye sıkıştırıyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, büyük bir petrol ülkesinde yakıt istasyonlarında oluşan uzun kuyrukların İran liderliğini şok içinde bıraktığını söylerken, ulusal para birimi art arda kırılan rekorlarla dolar karşısında iki milyon riyalin üzerine çıktı; yıllık enflasyon ise yüzde 66'ya yaklaştı. Öte yandan İran Merkez Bankası, ülke ekonomisinin çöküşe dirençli olduğunu ve döviz rezervlerinin bu fırtınayı göğüslemeye yeteceğini ısrarla savunuyor.

Bessent: İran liderleri zor bir ekonomik durumda

ABD Hazine Bakanı Bessent, G20 liderler toplantısında yaptığı açıklamada İran liderliğinin ekonomik tablonun yarattığı şokla boğuştuğunu vurguladı. "Son on günde İran siyasi liderliğinin söylediklerine bakıldığında, ekonomilerinin durumundan derin bir şok içinde oldukları görülüyor. Yakıt istasyonlarında kuyruklar oluştuğuna tanık oluyoruz. Dünyanın en büyük üçüncü enerji rezervlerine sahip bir ülkenin benzin ithal etmek zorunda kalmasını hayal edebilir misiniz?" diye sordu. Bessent, kuyruklarda üç-dört saate, hatta geceye uzayan bekleyişlerin yaşandığını belirterek İran'ın "ekonomik alanda kaybettiği için askerî karşılık verdiği" değerlendirmesini yaptı.

Savaş, büyük ölçüde ekonomik bir çatışmaya dönüşmüş durumda. Temmuz sonu itibarıyla bu nitelik belirginleşti. Çatışma, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlamıştı. Şu anda her iki taraf da Körfez'deki deniz trafiğine yönelik karşılıklı abluka baskısının rakibini geri adım atmaya zorlayacağına güveniyor.

Washington son dönemde İran'ı ve ticaret ortaklarını hedef alan yaptırım baskısını önemli ölçüde artırdı. İran petrolü satın alan üçüncü ülkeleri hedef alan ikincil yaptırımlar devreye sokulurken, ABD İran ile ticari ilişki sürdüren her aktörün Amerikan yaptırımlarıyla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. ABD Hazine Bakanlığı ise yaklaşık altı aylık savaşın ardından Tahran üzerindeki baskıyı daha da artırmak amacıyla "ekonomik çıkarma günü" olarak tanımladığı yeni bir yaptırım paketini açıklamaya hazırlanıyor. Bessent, haftalık ikincil yaptırımlar uygulanacağını da açıkladı.

İran riyali ve enflasyon

İran para birimi son haftalarda art arda tarihî düşük seviyelere geriledi. Serbest piyasada dolar kuru iki milyon riyal sınırını aşarak, Tahran ile Washington arasındaki son sınırlı askerî gerilimin ardından yaklaşık iki milyon yüz bin riyale ulaştı. Bu rakam, İran Merkez Bankası'nın belirlediği yaklaşık bir buçuk milyon riyallik resmî kurdan ciddi biçimde sapıyor; ancak İranlıların büyük çoğunluğu günlük işlemlerinde gayriresmî piyasa kurunu esas alıyor.

Bu çöküşün ardında birden fazla etken yatıyor: Hürmüz Boğazı'nda tırmanan jeopolitik gerilimler, piyasa güvenini sarsmayı ve İran'ın dış ticaretini boğmayı hedefleyen Amerikan ekonomik savaşı ve yakında gelebilecek yeni ABD yaptırımlarına ilişkin artan kaygılar. Kur, bir dönem yaklaşık bir buçuk milyon riyale kadar geçici bir toparlanma kaydetmişti; ancak güvenlik gerilimlerinin yeniden alevlenmesiyle birlikte sert bir düşüşe geçti.

Temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 66 olarak açıklandı; bu rakam, İranlıların satın alma gücü üzerindeki birikimli baskının boyutunu gözler önüne seriyor. Krizin bir diğer göstergesi ise yakıt istasyonlarında saatlerce, hatta gece boyunca süren uzun kuyruklara dönüştü. Dünyanın en büyük üçüncü enerji rezervlerine sahip İran'da yaşanan bu çelişkiyi Amerikalı yetkililer, abluka altındaki İran ekonomi politikalarının başarısızlığının kanıtı olarak öne çıkarıyor.

Tahran: "Yeterli miktarda dövizimiz var"

İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti ise Tahran'da düzenlenen 36. İslami Bankacılık Konferansı'nda Trump'ın İran ekonomisinin çöktüğüne dair açıklamalarını "asılsız iddialar" olarak kesinlikle reddetti. Himmeti, gelir tahsilatı ve döviz kaynaklarının işlevini sürdürdüğünü, İran'ın mevcut koşullarda ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşamayacağı yurt içi rezervlere ve başka kaynaklara sahip olduğunu vurguladı.

"Amerikan başkanına şunu söylüyorum: İran'ın dövizi var ve yeterince var" diyen Himmeti, Merkez Bankası'nın dalgalanmaları frenlemek amacıyla piyasaya iki milyar dolar enjekte etmeye hazır olduğunu açıkladı. Kurdaki son yükselişin gerçek ekonomik etkenlerden değil, "psikolojik atmosfer"den kaynaklandığını savunan Himmeti, yılbaşından bu yana temel tüketim malları, ilaç ve sanayi hammaddesi ithalatı için 18 milyar dolardan fazla ödeme yapıldığını da paylaştı. Merkez Bankası'nın aldığı parasal ve ihtiyati tedbirler sayesinde İran ekonomisinin "hiperenflasyon sarmalına" girmeyeceğini de sözlerine ekledi.

Hark Adası: Hedef alma iddiaları tartışmalara yol açtı

Öte yandan, yapay zekâ tarafından üretildiği değerlendirilen ve Trump'a atfedilen bir paylaşımın Hark Adası'ndaki petrol tesislerinin tahrip edildiğine işaret etmesiyle birlikte küresel petrol fiyatları yükseldi. İranlı bir yetkili bu iddiayı "gülünç" olarak nitelendirdi; söz konusu saldırıya dair herhangi bir kanıt bulunmuyor ve bir Amerikalı yetkili de ordunun adayı hedef almadığını açıkladı.

İran kıyısından 26 kilometre uzakta, Körfez'in kuzey ucunda ve Hürmüz Boğazı'nın yaklaşık 483 kilometre kuzeybatısında yer alan Hark Adası, büyük stratejik öneme sahip. OPEC'in üçüncü büyük petrol üreticisi konumundaki İran, savaş öncesinde ham petrol ihracatının yüzde 90'ını bu ada üzerinden gerçekleştiriyordu. Ancak ABD'nin Nisan ortasında İran petrol ihracatına yönelik ablukayı başlatmasından bu yana adadan petrol akışı durma noktasına geldi. Olası bir Amerikan saldırısı, İran'ın petrol sektörü ve genel ekonomisi üzerindeki baskıyı daha da ağırlaştıracak.

Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasından bu yana uygulanan felç edici deniz ablukası

İran, Şubat sonu itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini kendisi sekteye uğrattıktan sonra ABD'nin limanlarına deniz ablukası uygulamasıyla karşı karşıya kaldı. Savaş öncesinde dünya petrol arzının beşte birini taşıyan bu kritik su yolunun kapanması, küresel petrol piyasalarını belirsizliğe sürükledi ve ham petrol fiyatlarını yukarı itti. Çatışma, doğrudan askerî yüzleşmeden uzaklaşarak uzun soluklu bir ekonomik yıpratma savaşına dönüştü.

Kaynak: Al-Araby Al-Jadeed