Iraklı Gruplar İran'ı Savunmak İçin Savaş Çanlarını Çalıyor: Bağdat Bölgesel Çatışmanın Merkezinde
28.01.2026 - 16:32 | Son Güncellenme: 06.02.2026 - 10:08
ABD ile İran arasındaki karşılıklı tehditlerin artmasıyla birlikte Irak, yeniden bölgesel endişelerin odağı haline geldi.
Iraklı grupların, İran’ın ABD ya da İsrail tarafından hedef alınması halinde Tahran’ın yanında askeri olarak sürece dahil olmaya hazır olduklarını ilan etmesi, teyakkuz seviyesini yükseltirken, ülkeyi bir kez daha bölgesel çatışmanın merkezine taşıyabilecek senaryoları gündeme getirdi.
Bu bağlamda, son günlerde Irak’taki önde gelen gruplardan art arda gelen açıklamalar dikkat çekiyor.
“Ketaib Hizbullah” ile başlayan çıkışlar, “Bedir Örgütü” ve “Nuceba Hareketi”nin açıklamalarıyla devam etti.
Ortaya çıkan tablo, İran’ın coğrafi sınırlarını aşan kapsamlı bir çatışmaya hazırlık söyleminin güçlendiğini ve Irak’ın olası gerilimlerin ön cephesine sürüklendiğini gösteriyor.
Bu çerçevede, Bedir Örgütü bünyesindeki İdeolojik Rehberlik Ofisi yaptığı açıklamada, İran’ın savaşa maruz kalması halinde destekleyecekleri yönündeki tutumlarını teyit etti.
Açıklamada, “ABD-İsrail kibri” karşısında İran İslam Cumhuriyeti’ni liderliği ve halkıyla birlikte destekleme yönündeki kararlı ve ilkesel duruş vurgulandı.
Söz konusu açıklamada, “Bugün yaşananlar geçici bir olay değil, hak ile batıl cephesi arasında inancın küfürle tamamen karşı karşıya geldiği, tarafsızlığa, tereddüde ya da sessizliğe yer olmayan kesin bir savaştır” ifadeleri yer aldı.
Açıklamada ayrıca tüm kadrolara ve destekçilere ideolojik bilinci güçlendirme, direniş kültürünü pekiştirme, liderliğin etrafında kenetlenme ve fitne ile bölünme girişimlerini reddetme çağrısı yapıldı.
Bundan önce Irak Hizbullah Tugayları, İran’a destek amacıyla “kapsamlı bir savaşa” hazırlık çağrısında bulunarak tüm “mücahitleri” seferberliğe davet etti ve hedef aldıkları tarafları “yeryüzünün Siyonistleri” olarak nitelendirdi.
Irak’taki en etkili silahlı gruplarından biri olan “Nuceba Hareketi” de, İran’a yönelik herhangi bir saldırıya karşılık verileceğini açıkladı.
Hareket, İran halkının bir saldırıya maruz kalması halinde Necef’teki dini mercilerden destek fetvaları çıkmasının da ihtimal dışı olmadığını belirtti.
“Nuceba Hareketi” Siyasi Büro üyesi Firas el-Yasir, konuya ilişkin basına yaptığı açıklamada, İran’a yönelik herhangi bir saldırının Körfez ülkeleri ve Irak’ı da kapsayan daha geniş bir bölgesel çatışmayı tetikleyeceğini söyledi.
Yasir, özellikle geçen haziran ayında İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla yaşanan 12 günlük savaşın ardından, olası yeni saldırıların daha sert olmasının ve İran’ın vereceği karşılığın hedeflerin niteliği ile vurulacak üsler açısından alışılmışın dışında gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti.
Irak’taki direnişin bölgenin güvenliği ve istikrarının savunulmasında kilit bir rol oynayacağını savunan Yasir, İran’ın zayıflatılmasının gelecekte Irak’ın hedef alınmasına yönelik bir hazırlık aşaması olduğunu dile getirdi.
Direniş unsurlarının yalnızca Irak’ta değil, bölge genelinde hazırlıklı olduğunu vurgulayan Yasir, grupların çatışmanın Irak’a sıçramasını beklemeyeceğini ve İran’a yönelik herhangi bir saldırının ilk anlarından itibaren karşılık verileceğini kaydetti.
Bu tırmanış, Bağdat’taki geçici hükümeti son derece hassas bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.
Sınırlı yetkilere sahip hükümet, bir yandan iç siyasi bölünmüşlükle mücadele ederken, diğer yandan Irak topraklarının bölgesel hesaplaşmaların sahasına dönüşmesini engellemesi yönünde artan uluslararası baskılarla karşı karşıya bulunuyor.
Silahlı gruplara bağlı platformlar, “İslam halkını savunmak” amacıyla hazırlanan “şehitler” olarak tanımladıkları kişilerin fotoğraflarını paylaştı.

Bazı görüntülerde, Irak Hizbullah Tugayları Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi’nin kendi “şehit” formunu doldurduğu anlar yer aldı.
Irak karmaşık senaryolarla karşı karşıya
Gözlemciler, siyasi, askeri ve ideolojik rollerin iç içe geçtiği mevcut tabloda hükümetin silahlı grupların temposunu kontrol etme kapasitesinin sınırlı olduğuna dikkat çekiyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir hükümet yetkilisi, Al Araby Al Jadeed gazetesine yaptığı değerlendirmede, açık bir çatışmaya sürüklenmenin Irak’a güvenlik istikrarı, kırılgan ekonomi ve özellikle ABD ile komşu ülkelerle ilişkiler açısından ağır bedeller ödetebileceğini söyledi.
Söz konusu yetkili, hükümetin sakin diplomatik kanallar üzerinden gerilimden uzak durmaya ve ülkeyi savaşın sonuçlarından korumak için temaslarını yoğunlaştırmaya çalıştığını belirtti.
Ancak grupların giderek sertleşen söyleminin bu çabaları zayıflattığını ve dış dünyaya çelişkili mesajlar verdiğini ifade etti.
Aynı yetkili, tehditlerin fiiliyata dönüşmesi halinde Irak’ın, toprakları içindeki ABD çıkarlarının hedef alınmasından karşılıklı askeri tepkilere, hatta bölgedeki güvenlik boşluğundan faydalanabilecek radikal grupların yeniden sahneye çıkmasına kadar uzanan karmaşık senaryolarla karşı karşıya kalabileceğini vurguladı.
Hükümetin bu grupları kontrol altına almak için her türlü çabayı gösterdiğini de sözlerine ekledi.
Öte yandan Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, geçen hafta İran’ın başkenti Tahran’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi.
Ziyarette, İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması başta olmak üzere, bölgede artan ABD tehditleri ile siyasi ve askeri hareketlilik çerçevesinde çeşitli konular ele alındı.
Bu temaslar, Bağdat’ın, bölgedeki geniş çaplı herhangi bir tırmanışın Irak’ın siyasi ve güvenlik istikrarı üzerinde doğrudan etkiler yaratacağı yönündeki farkındalığını ortaya koyuyor.
Kaynak : Al Araby Al Jadeed