Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının kapanması petrol ve emtia fiyatlarını nasıl etkiler?
22.07.2026 - 14:22 | Son Güncellenme: 30.07.2026 - 11:19
Dünya petrol ve emtia ticaretinin en önemli geçiş noktaları arasında yer alan Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında gerilimin tırmanması, deniz taşımacılığı sektörünü son derece hassas bir sürece sürüklüyor.
Güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte sigorta ve navlun maliyetlerinde dikkat çekici yükseliş yaşanırken, olası aksaklıkların küresel ekonomiye ve enerji fiyatlarına kadar uzanabileceği uyarıları yapılıyor.
Hürmüz ve Babülmendep krizi küresel ticareti tehdit ediyor
Kamuoyuna yansıyan tahminlere göre, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası ilan etmesinin ardından Kızıldeniz’de savaş riskine karşı uygulanan sigorta maliyeti, gemi değerinin yaklaşık yüzde 0,3’ünden yüzde 0,75’ine yükseldi. Bu durum, değeri 100 milyon dolar olan bir geminin tek sefer için yaklaşık 750 bin dolarlık ek sigorta maliyetiyle karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.
Gözden Kaçmasın
Öte yandan, Babülmendep Boğazı’nın kapanması ihtimali daha büyük bir risk oluşturuyor. Böyle bir gelişmenin dünya petrol arzının yüzde 7’sine kadar olan bölümünü etkileyebileceği belirtiliyor. Bu durumda gemiler rotalarını değiştirmek ve Güney Afrika’daki Ümit Burnu’nun çevresinden dolaşmak zorunda kalacak. Bu da sefer sürelerinin uzamasına ve işletme maliyetlerinin artmasına yol açacak.
Hürmüz Boğazı’nda ise sigorta primlerinin bazı durumlarda yüzde 10’a kadar ulaştığı, gemi trafiğinin de neredeyse durma noktasına gerilediği ifade ediliyor.
Bölge, deniz taşımacılığının en tehlikeli dönemlerinden birini yaşıyor
Denizcilik ve uluslararası taşımacılık uzmanı Amr Kataya, bölgedeki mevcut durumun deniz taşımacılığının karşı karşıya kaldığı en tehlikeli dönemlerden biri olduğunu söyledi. Kataya, Hürmüz Boğazı’nda tırmanan kriz ve Babülmendep’te tekrarlanan tehditlerin deniz trafiğini ciddi biçimde etkilediğini belirtti.
Gemilerin, yüklerin ve mürettebatların her iki boğazda da saldırı riskiyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Kataya, bunun Orta Doğu’daki deniz taşımacılığı sisteminde kapsamlı bir aksaklığa yol açtığını dile getirdi.
Kahire’den Al-Araby TV’ye konuşan Kataya, mevcut şartların alternatif güzergâh arayışını zorunlu hale getirdiğini ancak bu seçeneklerin son derece yüksek maliyetli olacağını söyledi.
Kataya, gemilerin, yüklerin ve mürettebatın sigorta maliyetlerindeki büyük artışın yanı sıra çalışanların tehlikeli bölgelerden geçişini sağlamak amacıyla maaşlarının da yükseltildiğine dikkat çekti.
Mevcut durumun devam etmesi halinde deniz taşımacılığının sonunda durma noktasına gelebileceğini ve tedarik zincirlerinin alternatif yöntemlere yönelmek zorunda kalacağını belirten Kataya, olası senaryoların önümüzdeki günlerde daha net hale geleceğini ifade etti.
Artan taşıma maliyetleri tüketiciye yansıyacak
Nakliye şirketlerinin sigorta maliyetlerini tek başına karşılayıp karşılamadığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kataya, tüm sigorta türlerinin taşıma maliyetlerine eklendiğini ve bunun taşınan ürünlerin fiyatlarına doğrudan yansıdığını söyledi.
Nihai olarak bu yükü tüketicilerin üstlendiğini vurgulayan Kataya, fiyatların yüzde 50’ye kadar artabileceğini, hatta bazı durumlarda iki katına çıkabileceğini ifade etti.
Deniz taşımacılığı sektöründe en fazla konuşulan senaryolara da değinen Kataya, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında deniz trafiğinin durmaya devam etmesi halinde gemilerin Ümit Burnu üzerinden dolaşmak zorunda kalacağını belirtti.
Bu seçeneğin maliyetleri iki katına çıkarabileceğini ve yolculuk süresine yaklaşık 15 gün ekleyebileceğini söyleyen Kataya, bunun daha fazla yakıt tüketimine ve tedarik zincirlerinde gecikmelere neden olacağını kaydetti.
Kataya, krizin etkilerinin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmayacağını, küresel ekonomiye ve uluslararası ticarete de yayılacağını vurguladı. Temel ürünlerde ve enerji kaynaklarında yaşanabilecek kıtlığın dünyayı giderek büyüyen zorluklarla karşı karşıya bırakacağını ifade etti.
Kaynakça : Al-Araby TV