Hafter-Sisi Görüşmesinin Perde Arkası: Üç Çetrefilli Dosya
11.12.2025 - 17:11 | Son Güncellenme: 11.12.2025 - 17:22
Alaraby Al-jadeed'in edindiği bilgiye göre, emekli Libyalı General Halife Hafter ile oğulları Halid ve Saddam’ın, önceki gün Pazartesi günü Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile görüşmek üzere Kahire’ye gerçekleştirdikleri ziyaret, son derece hassas üç dosya çerçevesinde yapıldı. Mısırlı bilgili bir kaynak bu dosyaları, “mevcut aşamanın en patlayıcı başlıkları” olarak nitelendirdi ve görüşmenin klasik bir protokol ziyareti olmaktan çok, “birikmiş krizleri yönetmeye dönük bir toplantı” olduğunu vurguladı.
Kaynağın Alaraby Al-jadeed'e verdiği bilgilere göre, masaya yatırılan ilk dosya, BM misyonunun önümüzdeki hafta başlatmayı planladığı yapılandırılmış diyalog süreci oldu. Kahire, bu sürecin katılımcı listeleri üzerinde çıkması muhtemel anlaşmazlıklar nedeniyle yeni bir gerilim odağına dönüşmesinden ciddi endişe duyuyor. Mısır yönetimi, sürecin başarısızlığa uğraması halinde “kabilevi-siyasi bir çözülmenin” Bingazi ve Trablus’u aynı anda patlatabileceğinden kaygı ediyor. Bu nedenle Kahire, ilk tur görüşmeler başlamadan önce gerilimi düşürmek amacıyla Hafter’le doğrudan temas kurdu.
Doğu Akdeniz gazı üzerindeki çatışma
İkinci dosya, Doğu Akdeniz’de giderek tırmanan doğalgaz mücadelesi ile ilgiliydi. Kaynağa göre Kahire, bu başlığı doğrudan ulusal güvenliğinin bir parçası olarak görüyor. Yunanistan ile Türkiye arasında deniz yetki alanları üzerinden yaşanan gerilim ve Trablus hükümetinin 2019’dan bu yana Ankara ile imzaladığı anlaşmalar, bu meselenin merkezinde yer alıyor.
Kaynağa göre Mısır, Hafter’den bu konuda daha net ve açık bir tutum sergilemesini talep etti. Çünkü Kahire, Akdeniz’de atılan her Türk adımının, Batı Libya’da ek siyasi ve askeri nüfuza dönüşmesini kaçınılmaz görüyor. Mısır’a göre Doğu Libya’nın Atina’nın pozisyonunu güçlendirmesi ve deniz sınırlarının yeniden çizilmesi sürecini desteklemesi, mevcut dengelerin korunması açısından hayati önem taşıyor. Kaynak, bu dosyanın artık merkezi bir başlık haline geldiğini ve Libya’nın iki büyük bölgesel eksen arasında bir pazarlık kartına dönüştüğünü ifade ediyor.
Libya’dan Sudan’a silah kaçakçılığı
Üçüncü dosya ise tarafların en tehlikeli ve en acil meselelerden biri olarak gördüğü, Libya’dan Sudan’a uzanan silah kaçakçılığı oldu. Kaynak, Sudan’daki savaşın giderek şiddetlenmesi ve çatışmaların Libya-Çad sınırına dayanmasıyla birlikte bu konunun son derece kritik bir güvenlik tehdidi haline geldiğini belirtti.
Mısır, Hafter’e açık bir dille, silah akışının sürmesinin hem Mısır’ın hem de Libya’nın ulusal güvenliğini tehdit ettiğini ve güneyde kaostan beslenen grupların gücünü artırdığını iletti. Kaynağa göre bu ticaretin bir bölümü, genel komutanlığın denetimi dışında, güneydeki kabile ve silahlı gruplarla bağlantılı kaçakçılık ağları üzerinden yürütülüyor. Mısır ise ikmal hatları üzerinde daha sıkı güvenlik kontrolü kurulmasını ve bunun için güneydeki yönetim anlayışının ve bağlılık ilişkilerinin yeniden yapılandırılmasını gerekli görüyor.
Gözden Kaçmasın
Halid ve Saddam’ın birlikte Kahire’ye gitmesi, kaynaklara göre Doğu cephesindeki yeni güç dengesinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Genelkurmay Başkanı olan Halid Hafter, klasik askeri yapıyı ve onu destekleyen subay ağını kontrol ederken; resmî olarak başkomutan yardımcısı olan Saddam Hafter, ekonomik ve askeri dosyaların kilit ismi ve babasının dış ittifaklarını yöneten merkezi figür olarak öne çıkıyor.
Bu çerçevede Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Sudan-Güney Sudan Dairesi Başkanı Büyükelçi Hüsam İsa, Hafter’le temasın “doğal ve zorunlu” olduğunu belirtti. Kahire’nin düzenli orduların devletlerin güvenlik sigortası olduğuna inandığını vurgulayan İsa, Hafter’in Libya’daki askeri kurumu temsil ettiğini ve Mısır’a komşu sınır bölgelerini kontrol ettiğini ifade etti. Batı Libya’daki milis çatışmalarının, Dibeybe hükümetine bağlı gruplar arasında bile yaşandığını hatırlatan İsa, bunun Libya’nın genel istikrarını tehdit ettiğini söyledi. Ayrıca Sudan Hızlı Destek Güçleri’nin Mısır-Libya-Sudan sınır üçgenindeki varlığı, Kahire ile Bingazi arasındaki güvenlik koordinasyonunu zorunlu hale getiriyor.
Halife Hafter’in kabul edilmesinin zamanlaması
Libya’nın Komşu Ülkeleri Araştırmaları Merkezi Başkanı Saad Selame, Sisi’nin Hafter’i bu dönemde kabul etmesini, Libya iç dengelerinin ötesine geçen bölgesel mesajlar taşıyan bir adım olarak yorumladı. Selame’ye göre bu ziyaret, Kahire’nin Doğu hattının garantörü rolünü pekiştirmesi ve yeni şekillenen bölgesel nüfuz haritasında Doğu ekseninin pazarlık gücünü artırma girişimi anlamına geliyor. Aynı zamanda bu temas, yeni bir müzakere sürecine girilmeden önce kartların yeniden dağıtılması olarak değerlendiriliyor. Kahire, kendi çıkarlarını dışlayan hiçbir bölgesel anlaşmanın geçirilmesine izin vermek istemezken; Doğu cephesi de bölgesel meşruiyetini güçlendirerek yaklaşan müzakerelerde ana aktörlerden biri olmayı hedefliyor.
Aynı bağlamda Afrika uzmanı Necla Mer’i de görüşmede Sudan krizinin etkilerinin açık biçimde ele alındığını söyledi. Mer’i’ye göre Sudan’ın istikrarı, hem Mısır hem de Libya için bölünmez bir ulusal güvenlik meselesi. Özellikle sınır aşan silahlı grupların artan hareketliliği bu riski daha da büyütüyor. Mer’i ayrıca, Kahire’nin Libya ordusunu destekleme ve eş zamanlı cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerine götürecek siyasi süreci teşvik etme politikasını sürdürdüğünü, dış müdahalelere karşı çıktığını ve çözümün mutlaka “Libyalı-Libyalı” olması gerektiğinde ısrar ettiğini vurguladı.