Gazze’deki Deneysel İnsani Bölge Planının Hedefi Ne? Tehcir mi, Siyasi Baskı mı?
10.07.2026 - 16:35 | Son Güncellenme: 13.08.2026 - 14:50
ABD Başkanı Donald Trump’a bağlı Barış Konseyi’nin Gazze Şeridi’nin güneyinde deneysel bir insani bölge kurmaya hazırlanması, İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırım savaşı sırasında hayata geçirmeye çalıştığı insani baloncuklar planını yeniden gündeme getirdi.
İnsani baloncuklar planı, savaşın ilk aylarında dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant tarafından ortaya atılmıştı. Plan, Hamas’a veya diğer direniş gruplarına bağlı olmadıkları güvenlik incelemeleriyle tespit edilen Filistinlilerin deneysel insani bölgelere taşınmasını öngörüyordu. Filistinliler için bu bölgelerde barınma alanları kurulacak, ancak bölgeden ayrılmalarına izin verilmeyecekti.
Gazze’de deneysel insani bölgeler kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Barış Konseyi’nden bir yetkilinin dün, çarşamba günü, Fransız haber ajansı AFP’ye açıkladığı son plana göre Gazze’de deneysel bir insani bölge kurulması değerlendiriliyor.
Gözden Kaçmasın
Söz konusu bölgenin, savaş sonrası geçiş döneminde Gazze’nin günlük işlerini yönetmekle görevlendirilen Filistinli teknokratlar komitesinin çalışmalarına başlayacağı bir başlangıç noktası olması planlanıyor.
Yetkiliye göre konsey, projenin Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinde hayata geçirilmesini değerlendiriyor. Bölgenin güvenliğini ise Uluslararası İstikrar Gücü’ne bağlı çok uluslu bir kuvvet sağlayacak. Söz konusu alanın, Filistinli siviller ile İsrail güçleri arasında tampon bölge işlevi görmesi öngörülüyor.
Öte yandan bu planın gündeme gelmesi, Hamas ile arabulucular arasında devam eden siyasi temaslar ve müzakerelerle aynı döneme denk geldi. Hamas heyeti de müzakereleri sürdürmek üzere çarşamba akşamı bölgeye ulaştı.
Bu ziyaret, Hamas’ın birkaç gün önce yaptığı çarpıcı açıklamanın ardından gerçekleşti. Hareket, Gazze’deki Hükümet Acil Durum Komitesi’nin feshedildiğini açıklamış, komite başkanı Muhammed el-Ferra da görevinden istifa etmişti. Bu adımlar, Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi’nin bölgeye gelme sürecini tamamlamak amacıyla atılmıştı.
Gazze’ye yönelik soykırım savaşı sırasında ve ateşkes anlaşmasına varılmasının ardından Filistinlileri yerinden etmeyi hedefleyen çok sayıda proje gündeme geldi. Bunlar arasında insani baloncuklar, Şaron’un parmakları, Generaller Planı ve Yeşil Refah planı yer aldı.
Ancak bu planlardan hiçbiri hayata geçirilemedi. Düzinelerce ülke, Gazze’den çıkarılacak Filistinlileri kabul etmeyi reddetti. İsrail dış istihbarat servisi Mossad da kısa süre önce bu durumu kabul etti.
Bunun üzerine İsrail, Filistinlileri Gazze’den çıkarma sürecinin adını değiştirerek serbest geçiş ifadesini kullanmaya başladı. İsrail yönetimi, bu yeni adlandırmayla ülkelerin Gazzelileri kabul etme meselesine farklı yaklaşmasını umut ediyor.
Bu sırada İslami Cihad Hareketi Sözcüsü Muhammed el-Hac Musa, hareketin deneysel insani bölgeler planını bütünüyle reddettiğini söyledi. Musa, söz konusu girişimin bir yardım projesi değil, üzerinde uzlaşılan düzenlemeleri aşmayı ve yabancı vesayeti dayatmayı amaçlayan güvenlik ve siyaset temelli bir tasfiye planı olduğunu belirtti.
El-Hac Musa, Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, deneysel insani bölgeler projesinin temelinde Gazze Şeridi’ni birbirinden kopuk alanlara ayırma hedefinin bulunduğunu söyledi.
Musa’ya göre bu bölgeler, elektronik kontrol mekanizmalarına ve güvenlik incelemesine tabi tutulacak. Böylece yerleşim alanları, hem içeriden hem de dışarıdan tam kontrol altında tutulan kapalı güvenlik bölgelerine dönüştürülecek.
El-Hac Musa, projenin Filistinlileri kendi topraklarında işçi ve ücretli çalışanlara dönüştürmeyi hedeflediğini söyledi. Musa’ya göre Filistinliler, ABD Başkanı Donald Trump ve sözde Barış Konseyi üyelerinin planladığı ekonomik projelerde çalıştırılmak isteniyor.
Musa, deneysel insani bölgelerin Gazze içindeki coğrafi parçalanmayı daha da kalıcı hale getireceğini belirtti. Buna göre Gazze’nin geniş kesimleri bu bölgelerin dışında bırakılacak, buralardaki insani koşullar daha da kötüleşecek ve halk temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılacak.
El-Hac Musa, gündemdeki planın Gazze’nin yeniden inşa edilmesine yönelik bir proje değil, Filistin halkı pahasına işgale ve onun hedeflerine hizmet eden bir mühendislik çalışması olduğunu ifade etti.
Musa, planın insani baloncuklar modelinin kopyalanması ve birebir uygulanması anlamına geldiğini belirtti. Projenin Gazze’yi birbirinden kopuk adalara dönüştürmeyi, halkı sınıflandırmayı ve güvenlik incelemesine tabi tutmayı amaçladığını söyledi.
Projenin müzakere sürecine etkisine de değinen Musa, bunun ateşkes anlaşmasına ulaşma çabalarını engellemeye yönelik açık bir girişim olduğunu dile getirdi.
Musa, direniş gruplarının kan dökülmesini durdurmak ve anlaşmanın başarıya ulaşmasını sağlamak amacıyla müzakerelere olumlu ve son derece esnek yaklaştığını, buna karşın İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçmayı sürdürdüğünü belirtti.
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Merkez Komite Üyesi Muhammed el-Gul ise Gazze’de deneysel insani bölgeler kurulmasına yönelik planın, öncelikle İsrail’in yaklaşımına hizmet eden şüpheli bir proje olduğunu söyledi.
El-Gul, planın Filistinlileri insani yardım görüntüsü altında kapalı coğrafi alanlara ve kantonlara hapsetme politikasını kalıcı hale getirmeyi amaçladığını belirtti.
Al-Araby Al-Jadeed’e konuşan El-Gul, bu bölgelerin hiçbir şekilde insani olmadığını, aksine en temel insani değer ve ilkelerle çelişen güvenlik merkezli tecrit alanları olduğunu söyledi.
El-Gul’a göre söz konusu plan, Filistinlilerin ulusal hakları pahasına İsrail’in yaklaşımıyla uyum sağlandığını ortaya koyuyor.
El-Gul, arabuluculara ve ilgili tüm taraflara acilen müdahale çağrısında bulundu. Teknokratlar komitesinin Gazze Şeridi’nin tamamında görev yapabilmesinin güvence altına alınmasını istedi.
Ayrıca ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında öngörülen insani protokolün hızla uygulanması, yardımların Gazze’ye girişinin sağlanması ve halkın yaşadığı sıkıntıların hafifletilmesi gerektiğini vurguladı.
El-Gul, Barış Konseyi’ne İsrail’in yaklaşımından yana tavır alma politikasından vazgeçme çağrısı yaptı. Bunun yerine Filistin halkının meşru haklarının yanında durulmasını ve Gazze’de bölünme ile tecridi kalıcı hale getirecek tüm adımların durdurulmasını istedi.
Hamas temsilcileri ve hareketin önde gelen isimleri ise Barış Konseyi’nin Gazze Şeridi’nin güneyinde deneysel insani bölgeler kurma planına ilişkin Al-Araby Al-Jadeed’in sorularına yanıt vermedi.
Hamas’tan bir yetkili yalnızca, hareketin bir heyetinin anlaşmanın ikinci aşamasına geçişi ve ilk aşamanın uygulanmasını görüşmek üzere Kahire’de bulunduğunu söylemekle yetindi.
Uygulanabilir bir plandan çok siyasi baskı aracı
Yazar İyad el-Karra ise mevcut önerilerin uygulanabilir planlar olmaktan çok siyasi baskı amacı taşıdığı görüşünde.
Al-Araby Al-Jadeed’e konuşan El-Karra, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması veya yeni idari yapıların kurulması gibi düzenlemelerin, açık bir siyasi anlaşmaya dayanmadığı sürece uygulamada hiçbir karşılığının olmayacağını söyledi.
El-Karra’ya göre İsrail tarafı, müzakerelerin sonuçsuz kalması halinde başka seçeneklere sahip olduğu mesajını Hamas’a vermeye çalışıyor.
Bu kapsamda uluslararası denetim altında bölgeler kurulması veya bazı alanların yönetimi için yerel yapıların devreye sokulması gibi planlar gündeme getiriliyor. Ancak bu fikirlerin hayata geçirilmesini son derece zorlaştıran hukuki, siyasi ve askeri engeller bulunuyor.
El-Karra, Filistinlileri Gazze’nin içinde veya dışında belirli alanlara hapsetmeyi amaçlayan her türlü girişimin, ister doğrudan İsrail denetimi altında ister özel güvenlik düzenlemeleri yoluyla uygulansın, fiilen İsrail’in yerinden etme politikalarının bir parçası olduğunu belirtti.
Bu tür planların insani veya idari başlıklar altında sunulmasının da gerçeği değiştirmediğini vurguladı.
Anlaşmaya varılma ihtimaline değinen El-Karra, herhangi bir uzlaşının başarıya ulaşabilmesi için ABD’nin İsrail’e gerçek anlamda baskı yapması gerektiğini söyledi.
El-Karra’ya göre İsrail’in, şeklen de olsa anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmeye zorlanması gerekiyor. Bunlar arasında bazı bölgelerden çekilmesi, uluslararası güçlerin belirli alanlarda konuşlandırılmasına izin vermesi ve Ulusal İdare Komitesi’nin görevine başlamasının sağlanması yer alıyor.
Ancak El-Karra, İsrail’in iç siyasi hesapları nedeniyle bu senaryonun başarı şansının hâlâ sınırlı olduğuna işaret etti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun mevcut süreçte taviz olarak yorumlanabilecek herhangi bir adımı kamuoyuna bir başarı olarak sunmasının zor olduğunu belirten El-Karra, bu nedenle Netanyahu’nun Gazze’deki mevcut durumu sürdürmeyi tercih edebileceğini söyledi.
Bu çerçevede İsrail’in, kapsamlı bir çözüme gitmeden, belirli bir seviyede tuttuğu saldırıları ve ateşkes ihlallerini sürdürmesi ihtimali öne çıkıyor.
Kaynakça: Al-Araby Al-Jadeed