Gazze Çocuklarının Uçurtmaları: Netanyahu ve Kats’ın İddialarına Yanıt

Gazze yönetimi, İsrail’in uçurtma, balon ve İHA iddialarını saldırıları meşrulaştırmak için kullanılan bir bahane olarak değerlendirdi. Hamas ve Filistinli gruplar, çocukların uçurduğu uçurtmaların hedef gösterilmesinin ateşkesi baltalama girişimi olduğunu savundu. İsrail ordusunun daha önce ele geçirilen uçurtmalarda herhangi bir tehlikeli maddeye rastlanmadığını açıkladığı hatırlatıldı.
gazze-cocuklarinin-ucurtmalari-netanyahu-ve-kats-in-iddialarina-yanit.

25.08.2026 - 15:31  |  Son Güncellenme:  25.08.2026 - 15:49

Gazze Şeridi Hükümet Medya Ofisi, İsrail işgal ordusunun Savunma Bakanı Yisrael Kats'ın Gazze'den çevre yerleşim bölgelerine yönelik balon, uçurtma ve insansız hava aracı fırlatıldığına ilişkin iddialarını kesinlikle reddetti. Ofis, söz konusu iddiaların, saldırganlığı tırmandırmayı meşrulaştırmak ve savunmasız sivillere yönelik yeni bir suç dalgasını kamuoyuna kabul ettirmek amacıyla yürütülen sistematik bir kışkırtma kampanyasının parçası olduğunu vurguladı.

Hükümet Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabit, işgalin "ciddi savaş eylemleri" olarak sunduğu şeylerin aslında çocukların ellerindeki naylon torbalar ve tahta çubuklardan yaptıkları basit oyuncaklardan ibaret olduğunu açıkladı. Sevabit, bu oyuncakların çocukların savaşın ve boğucu kuşatmanın yarattığı psikolojik baskıdan kurtulmak için başvurduğu masum bir nefes alma çabası olduğunu belirterek, işgalin bu kendiliğinden gelişen oyunları abartma hevesinin, sivil mahalleleri ve sivilleri hedef almayı meşrulaştırmak için sürekli bahane arayan kanlı bir zihniyeti yansıttığını ifade etti.

Hamas ise işgal ordusunun Gazze Şeridi'nin mülteci ve yerinden edilmiş kişilerle dolu Orta Bölgesi'ne bir çocuğun uçurtma uçurmasını gerekçe göstererek düzenlediği hava saldırısını, Filistin halkına yönelik vahşi suçların sürdürülmesi ve uluslararası insancıl hukuk ile sözleşmelerin açıkça çiğnenmesi olarak nitelendirdi.

Hareket, Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaların ve çocuk oyunlarını bahane göstererek Gazze'de bölgeleri hedef alıp halkı yerinden etme tehditlerinin, saldırganlığı sürdürme ile yerinden etme ve soykırım planlarını hayata geçirme konusundaki önceden tasarlanmış niyeti gözler önüne serdiğini vurguladı.

Hamas sözcüsü Hazım Kasım ise işgalin "uçurtma fırlatma" olarak nitelendirdiği eylemlere ilişkin iddia ve tehditlerin tehlikeli boyutuna dikkat çekti. Kasım, söz konusu uçurtmaların özünde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kamplardaki çocukların oyuncakları olduğunu hatırlatarak, İsrail ordusunun Gazze topraklarının yaklaşık yüzde yetmişini işgal altında tuttuğu bu dönemde bu tür tehditlerin Filistinlilere yönelik saldırganlığı ve ihlalleri sürdürmenin bahanesi olduğunu söyledi.

Hamas, ABD yönetimini, arabulucu ve garantör devletleri ile Barış Konseyi'ni işgali bu saldırganlık çılgınlığını durdurmaya zorlamaya davet etti. Hareket ayrıca Filistin tarafının tam olarak uyduğu ateşkes sürecini baltalama girişimlerine son verilmesini talep ederek işgal hükümetinin Gazze'de gerçek bir ateşkese giden yol haritasına bağlı kalmasını, sivillerin korunmasını ve insani acının giderilmesini güvence altına alacak adımların atılmasını istedi.

Filistin'in Kurtuluşu için Demokratik Cephe de Netanyahu ve savaş konseyinin tehditlerinin tehlikeli olduğu konusunda uyardı. Cephe, bu tehditlerin yerinden edilmiş kişilerin çocuklarının uçurduğu uçurtmaları sözde "güvenlik tehdidi" olarak göstermek gibi asılsız bahaneler üzerinden ateşkesi dinamitlemeye zemin hazırladığını belirtti. Cephe ayrıca bu bahanelerin, işgale "meşru müdafaa adına serbest hareket etme hakkı" kapsamında kılıf sağlayan "Kushner-Netanyahu mutabakatı" olarak bilinen düzenlemeyle bağlantılı olduğunu ve bunun 9-10 Ekim 2025'te imzalanan ateşkes anlaşması ile 13 Ekim 2025'te ilan edilen "Şarm el-Şeyh Şartı"nın gerekliliklerini açıkça ihlal ettiğini vurguladı.

Demokratik Cephe, arabulucuları, garantör devletleri ve BM Güvenlik Konseyi'ni sorumluluklarını üstlenmeye ve yalnızca kınama bildirgeleriyle yetinmemeye çağırdı. Cephe, işgalin savaşa dönmesini engelleyecek pratik ve bağlayıcı adımların atılmasını, Gazze'deki kan akışını durdurmak için derhal harekete geçilmesini ve toparlanma ile yeniden yapılanma sürecine geçilmesini talep etti. Bu kapsamda Gazze'yi yönetecek ulusal komitenin göreve başlatılması, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani yardımların kısıtlamasız akışının sağlanması da talepleri arasında yer aldı.

Daha önce Pazar akşamı Netanyahu ve Savunma Bakanı Kats, Gazze çocuklarının oynadığı uçurtmaların fırlatılmasının sürmesi halinde Gazze Şeridi'ne yönelik suikast ve bombardıman operasyonlarını tırmandıracaklarını tehdit etmişti. Netanyahu, Genelkurmay Başkanı, Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı ve ordunun üst düzey komutanlarının katılımıyla "Gazze'den İsrail'e yönelik insansız hava araçları, balon ve uçurtma fırlatma tehdidi" başlıklı bir değerlendirme toplantısı düzenledi.

Netanyahu

Netanyahu'ya yakın 14. Kanal'a göre İsrail, "Barış Konseyi'ne son bir ültimatom" vererek Gazze'den uçurtma fırlatılmasının üç gün içinde durdurulmasını, aksi takdirde Şerit genelinde yoğun hava bombardımanıyla karşılaşılacağını bildirdi.

Değerlendirme toplantısının ardından Netanyahu ve Kats ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride Hamas'a, "Gazze'den İsrail'e yönelik uçurtma fırlatma operasyonları derhal durdurulmadığı takdirde İsrail ordusunun fırlatmalardan sorumlu kişilere yönelik suikast operasyonlarını yoğunlaştıracağı" uyarısında bulunuldu. Bildiri ayrıca ordunun "uçurtma, insansız hava aracı ve balon fırlatılan bölgelerdeki halkı tahliye edeceğini" de duyurdu.

Netanyahu ise şu ifadeleri kullandı: "7 Ekim öncesindeki duruma geri dönmeyeceğiz. İsrail, Hamas terör örgütünün ya da Gazze Şeridi'ndeki herhangi bir başka unsurun kasabalarımızı tehdit etmesine ve vatandaşlarımızın güvenlik duygusunu sarsmaya devam etmesine izin vermeyecek."

Kats daha önce yaptığı açıklamada ise "Balonun hükmü uçurtmanın hükmüyle, uçurtmanın hükmü insansız hava aracının hükmüyle aynıdır; patlayıcı taşısın ya da taşımasın. Fırlatma operasyonlarını organize eden, gerçekleştiren ya da buna göz yuman herkes anında ve azami sertlikte bertaraf edilecektir" demişti.

İşgal ordusu Cumartesi günü "Nahal Oz" yerleşim bölgesi yakınındaki çitte bir uçurtma bulduğunu, ardından yürütülen tarama operasyonlarında üç uçurtma daha ele geçirildiğini açıklamıştı. Ordu, "uçurtmalarda herhangi bir şüpheli maddeye rastlanmadığını ve hiçbir aşamada kamuoyuna yönelik bir tehlike oluşmadığını" kabul etti.

Walla haber sitesine göre işgal ordusu son bir hafta içinde Gazze'den geçen altı uçurtma tespit etti. Askeri yetkililer ise uçurtmaları fırlatanların 12-13 yaşlarında çocuklar olduğunu, ancak "başka unsurlar tarafından yönlendirildiklerini ve bunların büyük ihtimalle Hamas'a bağlı kişiler olduğunu" öne sürdü; ne var ki bu iddiayı destekleyen herhangi bir kanıt sunmadı. Maariv gazetesi ise uçurtmaların "Hamas ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını" yazdı. Bu durum, işgal liderlerinin Barış Konseyi ve Trump yönetiminin baskısıyla görece yavaşlatmak zorunda kaldıkları saldırıları yeniden tırmandırmak için bu uçurtmaları araçsallaştırdığını gözler önüne seriyor.

Hamas'ın üst düzey yöneticilerinden Basim Naim ise işgalin tehditlerini "gerçeküstü bir çelişki" olarak nitelendirerek şunları söyledi: "Her gün terör uygulayan, Gazze'de soykırım yapmakla suçlanan nükleer bir devlet, enkaz yığınları arasında kaybolup giden çocukluklarını arayan çocukların Gazze'den fırlattığı uçurtmalarla 'mücadele etmek' için seferber oluyor ve emir yağdırıyor."
Kaynakça : Ultrapal.ultrasawt