7 Ekim Öncesinde Mısır İsrail'i Uyardı mı?
29.09.2026 - 10:48 | Son Güncellenme: 29.09.2026 - 10:48
Mısır Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Abbas Kamil, 2023 Ekim ayı başında giderek artan bir kaygı içindeydi. İsrail, Gazze Şeridi'nden yakın bir saldırıya işaret eden istihbarat verilerine dair Mısır'dan gelen iki uyarıyı görmezden gelmişti. Bunun üzerine Kamil, üçüncü bir uyarıyı iletmek için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu bizzat aradı. Wall Street Journal'ın Pazar günü bir Arap hükümetindeki yetkililere dayandırdığı habere göre bu bilgi, The Atlantic sitesinin Cuma günü yayımladığı kapsamlı bir soruşturmayla da örtüşüyor.
Sadece birkaç gün sonra, 7 Ekim'de "Aksa Tufanı" saldırısı gerçekleşti; bu saldırı Gazze'de büyük ve benzeri görülmemiş bir savaşı ateşledi. İsrail bu savaş boyunca soykırım işledi ve etkileri, ordunun her gün sürdürdüğü katliamlarla birlikte bugün hâlâ devam ediyor.
Kamil'in Netanyahu'yu araması, saldırı öncesinde Netanyahu ve diğer İsrailli yetkililere ulaşan birden fazla erken uyarıdan yalnızca biriydi; bu bilgi, söz konusu Arap hükümetindeki yetkililer ve konuya vakıf başka kişiler tarafından doğrulandı. Gelecek ay yapılacak Knesset seçimleri öncesinde bu haberler, İsrail başbakanının savaş öncesindeki tutumunu yeniden gündeme taşıdı.
Mısırlı yetkililer İsrailli muhataplarını Gazze'deki durumun gergin olduğu konusunda uyarmış, İsrail'i Hamas ile müzakere masasına dönmeye teşvik etmişti
Önceki uyarılar
Netanyahu, 2023 Eylül ayında Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed ile yaptığı bir telefon görüşmesinde de Hamas'ın olası bir saldırısına işaret eden verilerden haberdar edilmişti. Ancak Arap yetkililer ve konuya yakın kişilere göre İsrail başbakanı bu konuda ikna olmuş görünmüyordu. Haaretz gazetesi bu ayın başında yayımladığı bir soruşturmada, söz konusu görüşmenin ayrıntılarını ifşa etmişti.
İsrail başbakanı daha önce, saldırı öncesinde BAE devlet başkanından şahsen bir uyarı almadığını iddia etmişti.
Hamas'ın Gazze'den gerçekleştirdiği saldırının ardından geçen ilk günlerden bu yana, Netanyahu'nun savaşı önleme fırsatlarını kaçırıp kaçırmadığı meselesi İsrail içinde geniş bir ilgi görüyor.
Netanyahu'nun başarısızlıkları
Netanyahu, saldırılara yol açan başarısızlıklarda hükümetinin sorumluluğunu araştıracak bağımsız bir komisyon kurulmasına karşı çıktı ve böyle bir komisyonun, kendisine karşı taraflı davrandığını iddia ettiği ülkenin Yüksek Mahkemesi'nin denetimine tabi olmaması gerektiğini savundu. Kamuoyu yoklamaları, İsraillilerin büyük çoğunluğunun bağımsız bir soruşturmayı desteklediğini gösteriyor.
Ancak 27 Ekim'de yapılması planlanan İsrail seçimleri yaklaştıkça, Netanyahu'nun 7 Ekim saldırısına ilişkin başarısızlıklardaki sorumluluğu, seçim kampanyasının başlıca konularından biri olarak yeniden öne çıktı. İsrail Demokrasi Enstitüsü'nün Eylül ayında yaptığı bir ankete göre, İsrailli Yahudilerin yüzde 68'i 7 Ekim olaylarını hangi partiye oy vereceklerini belirlerken temel bir etken olarak görüyor.
İsrail ordusunun eski komutanlarından ve muhalefetin öne çıkan adaylarından Gadi Eisenkot, Netanyahu'nun 7 Ekim saldırısının sorumluluğundan kaçtığını söyledi.
Eisenkot Cumartesi günü şöyle konuştu: "Son aylarda ortaya çıkan gerçeklerin birikimi -İsrail güvenlik kurumunun üst düzey yetkilileri ve çeşitli yabancı ülkelerden gelen uyarılara ilişkin- hiçbir şüpheye yer bırakmıyor: Netanyahu, İsrail'i körlük, kibir ve sorumsuzlukla tarihinin en büyük felaketine sürükledi."
Toplamda 19 yıl boyunca çeşitli dönemlerde başbakanlık yapan Netanyahu ise sorumluluğu güvenlik yetkililerine yükledi ve kendisini yakın bir saldırı konusunda uyarmakta başarısız olduklarını öne sürdü.
Mevcut kamuoyu yoklamaları, Netanyahu'nun Knesset'te yönetici bir çoğunluk sağlamasının pek olası olmadığını gösteriyor. Ancak muhalefetin de çoğunluğu oluşturacak sayıda koltuk kazanıp kazanamayacağı henüz belirsiz.
Mısır ne dedi?
Bir Arap hükümetinde görevli yetkililere göre, Mısır'ın İsrail'e yönelik ilk uyarısı 2023 Haziran'ında yapıldı ve genel, belirsiz bir nitelik taşıyordu. Mısırlı yetkililer, İsrailli muhataplarını Gazze'deki durumun gergin olduğu konusunda uyarmış ve İsrail'i Hamas ile müzakere masasına dönmeye teşvik etmişti.
Yetkililere göre Abbas Kamil, Eylül ayında daha ciddi bir uyarı iletmek için uçakla İsrail'e gitti. Kamil, İsraillilere Gazze'deki durumun son derece kötü olduğunu ve herkesin yüzüne patlayabileceğini bildirdi.
Ancak İsrailli yetkililer Kamil'e durumun kontrol altında olduğunu söylediler.
Arap hükümetindeki yetkililer, Kamil'in Netanyahu'nun ofisiyle yaptığı görüşmenin saldırıdan sadece birkaç gün önce gerçekleştiğini belirtti. Yetkililerden biri, Mısırlıların saldırıdan 48 saat öncesine kadar İsrail'i uyarmaya devam ettiğini ekledi.
Mısır'ın yanı sıra, Emirlikli yetkililer de Hamas konusunda giderek artan bir kaygı taşıyor, kendi aralarında istihbarat değerlendirmeleri paylaşıyor ve bunları ABD ile de paylaşıyorlardı; bu bilgi de Arap hükümetindeki yetkililerce doğrulandı.
Yetkililere göre, Hamas lideri Yahya Sinvar'ın söyleminde ve tehditlerindeki tonun değiştiği fark edilmişti ve Arap istihbarat servisleri, Hamas ile Gazze'deki İslami Cihad hareketi arasında tekrarlanan toplantılar tespit etmişti.
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı, Teksas Cumhuriyetçi Kongre üyesi Michael McCaul, 2023 yılında Mısır'ın İsrailli yetkilileri yakın bir operasyon konusunda uyardığını açıklamıştı.
McCaul o dönemde gazetecilere şunları söylemişti: "Mısır'ın İsraillileri, böyle bir olayın gerçekleşebileceği konusunda üç gün önceden uyardığını biliyoruz."
Diğer göz ardı edilenler
Bu bağlamda, İsrailli ulusal güvenlik analistleri, saldırının önlenememesindeki başarısızlığın yalnızca Netanyahu'ya mal edilemeyeceğini söylüyor.
İsrail'in iç güvenlik teşkilatı Şin Bet, Gazze içinde Hamas'ın planlarını ortaya çıkarabilecek insan istihbaratı kaynaklarından yoksundu. İsrail ordusu da Gazze sınırındaki kadın gözlemcilerin Hamas'ın artan tatbikatlarına dair uyarılarını görmezden geldi; öte yandan ordu, Hamas'ın saldırı planının bir taslağını ele geçirmiş ancak bunu gerçekçi bulmayarak dikkate almamıştı.
Bazı eski yetkililer, bu uyarıların sonuçta bir fark yaratmayabileceğini, çünkü Hamas'ın bu büyüklükte bir saldırıyı asla gerçekleştiremeyeceğine dair inancın İsrail hükümet yetkilileri arasında derinlemesine yerleşmiş olduğunu söylüyor.
Uyarı detaylarının tamamı
Ayrıntılara göre The Atlantic'in İsrailli, Mısırlı, Arap, Amerikalı ve Avrupalı yetkililerden aktardığı bilgide, Kamil'in İsrail hükümetine, çatışmanın patlak vermesini önlemek için Hamas'a ekonomik tavizler vermesini önerdiği belirtiliyor. Mısırlı yetkili şu sözlerle uyarmıştı: "Eğer rotanızı değiştirmezseniz, Gazze yüzünüze patlayacak."
Farklı ülkelerden yedi kaynak, Kamil'in ziyaretinin İsrail hükümetinin en üst kademelerinde alarm zillerini çalması gerektiğini vurguladı.
İsrail hükümetiyle yapılan görüşmelere katılan eski üst düzey bir Amerikalı yetkili şunları söyledi: "Her nedense Batı Şeria'nın onların önceliği olduğu açıktı. Durumun kontrol altında olduğuna dair kendilerinden son derece emin, hatta kibirliydiler."
5 Ekim'de Mısır'dan İsrail'e gönderilen bir mesaj da durumun artık sürdürülemez hâle geldiği yönündeki endişeleri bir kez daha tekrarladı.
Sitenin kaynaklarına göre, Ürdün istihbarat başkanı da İsrailli muhataplarına, özellikle Batı Şeria'da durumun patlamaya hazır hâle geldiğine ve acil müdahale gerektirdiğine dair kaygılarını iletti.
Kaynak: UltraSawt