Son Dakika Yasaları: İsrail Hükümeti Devleti ve Kimliğini Yeniden Şekillendiriyor

Knesset feshedilmeden hemen önce kabul edilen tartışmalı yasalar, İsrail’de yargının konumundan din-devlet ilişkilerine, askerlikten yükseköğretim ve medyaya kadar birçok alanı yeniden şekillendiriyor. Muhalefet ve sivil toplum, düzenlemelerin yalnızca mevcut hükûmet dönemini değil, ülkenin gelecekteki siyasi ve kurumsal yapısını da kalıcı biçimde etkileyeceği uyarısında bulunuyor.
web-odak-son-dakika-yasalari-israil-hukumeti-devleti-ve-kimligini-yeniden-sekillendiriyor-ahmed-el-cendi.

28.07.2026 - 13:07  |  Son Güncellenme:  13.08.2026 - 13:40

İsrail Parlamentosu Knesset’in 17 Temmuz’da feshedilmesinden önceki iki günde yaşananlar, İsrail siyasetinde alışılmış bir tablo değildi. Hükûmetin seçimlere kadar görevini sürdüreceği geçici yönetim dönemine girmesinden hemen önce, iktidar koalisyonunu oluşturan partiler, her bir tarafın öncelik verdiği yasa paketlerinin kabul edilmesini garanti altına almak amacıyla birbirlerine destek verdi.

İsrail basını bu süreci, tartışmalı düzenlemelerin kabul edilmesi için başlatılan yoğun yasama kampanyası olarak nitelendirdi.

Ancak yaşananları sıra dışı kılan, İsrail siyasetinde zaten sıkça görülen yoğun yasama faaliyeti değildi. Asıl dikkat çekici olan, kabul edilen yasaların niteliğiydi. Söz konusu düzenlemeler; İsrail’deki siyasi sistemin temelini, kuvvetler arasındaki ilişkiyi, yargının konumunu, devletin kimliğini, dinî kurumların giderek artan rolünü, askerlik, yükseköğretim ve medya gibi temel alanları doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle düzenlemeleri yalnızca teknik yasalar ya da belirli toplumsal kesimlerin taleplerine verilen cevaplar olarak görmek oldukça güç.

Üstelik yasaların büyük bölümünün siyasi etkisi yalnızca önümüzdeki haftalarla veya aylarla sınırlı kalmayacak, yıllar boyunca devam edecek. Bu durum, hükûmetin ekim ayı sonunda yapılması planlanan Knesset seçimlerine gitmeden önce elindeki kısa süreyi siyasi ve kurumsal oyunun kurallarını yeniden belirlemek için kullanmaya çalıştığını gösteriyor.

Hükûmet tartışmalı dosyaları yeniden açtı

İktidar koalisyonunun hareket ettiği siyasi ortam son derece istikrarsızdı. Hükûmete duyulan güven gerilemiş, savaşın devam etmesinin yol açtığı sonuçlar giderek ağırlaşmıştı.

Öte yandan Yedioth Ahronoth gazetesinden Dana Simah’ın yazdığı gibi, İsrailli analistler 2026 Dünya Kupası’nın sona ermesinden sonra İran’la yoğun çatışmalara yeniden dönülebileceğini öngörüyordu.

Böylesi bir ortamda hükûmetten yeni tartışma başlıkları açmaktan kaçınması beklenebilirdi. Ancak İsrail hükûmeti bunun tam tersini yaptı. Daha önce İsrail tarihinin en büyük iç krizlerinden birini tetikleyen yargı düzenlemeleri başta olmak üzere, din ile devlet arasındaki ilişkiyi doğrudan etkileyen birçok tartışmalı dosyayı yeniden gündeme taşıdı.

Tablonun daha iyi anlaşılması için Knesset’in kesin olarak kabul ettiği ve kamuoyunda büyük tartışmalara yol açan yasaları tek tek ele almak gerekiyor. Muhalefetin tamamı bu düzenlemelere karşı çıkıyor.

Tevrat eğitimi temel değer hâline getirildi

Kabul edilen düzenlemelerin başında Tevrat eğitimi yasası geliyor. Temel yasa statüsünde kabul edilen düzenleme, Tevrat eğitiminin temel bir değer olduğunu hükme bağlıyor.

Bu yasa, gelecekte dinî kurumlara askerlik, finansman veya eğitim gibi alanlarda özel statü tanıyan düzenlemelerin ve politikaların savunulmasında hukuki dayanak olarak kullanılabilir. Çünkü düzenleme sıradan bir yasa değil, temel yasa niteliği taşıyor.

Bunu, askerlikten kaçanların tutuklanmasının dondurulması yasası izledi. Düzenleme, askerlik hizmetinden kaçan kişilere yargısal takibata karşı koruma sağlıyor.

Yasa, İsrail Genelkurmay Başkanı’nın düzenlemenin İsrail ordusunun değerleriyle bağdaşmadığı yönündeki uyarısına rağmen kabul edildi. Ancak İsrail Yüksek Mahkemesi, temmuz ayı sonunda dokuz yüksek mahkeme yargıcından oluşan genişletilmiş heyetin gerçekleştireceği duruşmaya kadar yasanın uygulanmasını geçici olarak durdurdu.

Bennett-Lapid

Knesset ayrıca, Lapid-Bennett hükûmeti döneminde çıkarılan kaşerut reformunu, yani Yahudi dinî hukukundaki helal gıda düzenlemesini iptal eden yasayı da kabul etti. Yeni yasa, bu alandaki yetkiyi yalnızca İsrail Hahambaşılığına vererek kurumun konumunu güçlendiriyor.

Hükûmetin uzun süredir hayata geçirmek istediği en önemli düzenlemelerden biri de hükûmetin hukuk danışmanının görevini zayıflatan yasa oldu.

Düzenlemeyle hukuk danışmanının hükûmeti Yüksek Mahkeme önünde temsil etme görevi kaldırıldı. Danışmanın atanması ve görevden alınması kolaylaştırılırken makam, Adalet Bakanı’nın denetimine bağlandı.

Üniversitelerde cinsiyet ayrımı genişletiliyor

Knesset, akademik çevrelerde kadınlarla erkeklerin ayrılmasını öngören yasayı da kabul etti.

Düzenleme, bazı lisans programlarında uygulanan kadın-erkek ayrımının lisansüstü eğitim programlarına da yayılmasını amaçlıyor.

Bunun yanı sıra muhalefetin medyayı zayıflatma yasası olarak tanımladığı medya düzenlemesi de onaylandı.

Muhalefete göre yasa, hükûmete yakın medya kuruluşlarına mali avantajlar sağlıyor. Aynı zamanda izlenme oranlarının ölçülmesini ve reklam bütçelerini kontrol altına almayı, reklam ve sponsorluk koşullarına yönelik mevcut yasakları kaldırmayı hedefliyor.

Knesset ayrıca İsrail ordusundaki personel yetersizliği sorununa çözüm bulmak amacıyla zorunlu askerlik süresini 30 aydan 32 aya çıkaran yasayı da kabul etti. 

Kabul edilen yasalar üç önemli noktayı ortaya koyuyor: Bunlardan ilki, söz konusu düzenlemelerin üç farklı başlık altında sınıflandırılabilecek olması.

Birinci grupta, devletin kimliğini değiştirebilecek, dinî niteliğini güçlendirecek ve hahamların mevcut yetkilerine yeni dinî yetkiler ekleyecek yasalar yer alıyor.

Temel yasa statüsü kazanan Tevrat eğitimi yasası bu düzenlemelerin başında geliyor. Bu yasayla birlikte İsrail’deki temel yasaların sayısı 15’e yükseldi.

Kaşerut reformunun iptal edilmesi ve lisansüstü eğitimde kadınlarla erkeklerin ayrılmasını öngören düzenleme de aynı kategoride bulunuyor.

Bu yasalar, İsrail’de genel olarak dinî akımların, özellikle de Haredilerin etkisinin giderek arttığını gösteriyor.

İkinci kategoriyi ise halkın, denetleyici kurumların ve medyanın gücünü sınırlandıran, aynı zamanda hükûmet içindeki yolsuzluk riskini artıran yasalar oluşturuyor.

Hükûmetin hukuk danışmanının yetkilerini zayıflatan düzenleme ile medya yasası bu yaklaşımın en açık örnekleri olarak öne çıkıyor.

Son kategoride ise görünürde İsrail ordusundaki personel eksikliğini çözmeyi amaçlayan, ancak gerçekte toplumsal yükün paylaşılmasındaki eşitsizliği daha da derinleştiren yasalar bulunuyor.

Bu düzenlemeler, toplumun farklı kesimlerinin üzerine daha fazla yük bindirirken Haredilerin askerlikten kaçınmasına imkân tanıyor ve daha önce askerlikten kaçan Haredilerin takip edilmesini sağlayan yasaları ortadan kaldırıyor.

İkinci önemli nokta, bu yasalara yönelik geniş çaplı itirazların yalnızca muhalefet partileriyle sınırlı kalmaması.

Üniversiteler, insan hakları örgütleri ve araştırma merkezleri de düzenlemelere karşı çıktı. Bu geniş itiraz dalgası, yasaların etkisinin mevcut hükûmet dönemini aşarak devletin gelecekte alacağı biçimi doğrudan etkileyeceğine yönelik farkındalığı yansıtıyor.

Bu nedenle İsrail medyası, yaşanan gelişmeleri mevcut hükûmetin kurulduğu ilk günden itibaren koalisyonun çalışma şeklini belirleyen ve son günlerde daha da belirginleşen uzlaşmalarla ilişkilendirdi.

Knesset

Likud ile koalisyon ortakları arasında, Knesset feshedilmeden önce her partinin öncelik verdiği yasaların kabul edilmesini öngören bir yasama anlaşması yapıldı.

Haredi partiler, Tevrat eğitiminin statüsü, askerlik ve bazı yükseköğretim programlarında kadınlarla erkeklerin ayrılmasıyla ilgili yasaların kabul edilmesi için baskı yaptı.

Likud ve müttefikleri ise yargı reformu projesinin bazı unsurlarını yeniden hayata geçirmek için çalıştı. Hükûmet ile hukuk danışmanı arasındaki ilişkiyi değiştiren ve söz konusu makamı gerçek içeriğinden uzaklaştırarak sembolik bir pozisyona dönüştüren düzenlemeler gündeme getirildi.

Bunlara ek olarak medya ve soruşturma komisyonlarının oluşturulma mekanizmalarıyla ilgili başka yasalar da kabul edildi.

Geniş çaplı itirazların ardından İsrail Yüksek Mahkemesine bu yasaların iptali için başvurular yapıldı. Dolayısıyla mahkeme kesin kararını verene kadar düzenlemeler tartışılmaya devam edecek.

Üçüncü ve en önemli nokta ise bu yasaları yalnızca koalisyon pazarlıklarının sonucu olarak değerlendiren yaklaşımın yetersiz kalması.

Siyasi anlaşmalar, İsrail’in parlamenter sisteminin her zaman temel özelliklerinden biri oldu. Bu pazarlıklar, hükûmetlerin kurulması ve görevlerini sürdürmesi açısından önemli bir mekanizma işlevi gördü.

Ancak bu kez yapılan anlaşmalar yalnızca çıkarların, bakanlıkların veya bütçelerin paylaşılmasıyla sınırlı kalmadı.

Uzlaşmanın merkezinde devletin kurumsal yapısını etkileyen, kuvvetler arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlayan veya yakın zamana kadar yasal düzenlemelerden ziyade siyasi uzlaşmalarla yönetilen dinî değerlere ve uygulamalara yeni bir hukuki statü kazandıran yasalar yer aldı.

Bu nedenle söz konusu yasaların ortak noktası, ele aldıkları konular değil, yerine getirdikleri işlevdir.

Bu işlev, siyasi yapısı ne olursa olsun gelecekteki hükûmetlerin çalışacağı hukuki ve kurumsal ortamı yeniden şekillendirmektir. Elbette bunun gerçekleşmesi, yasaların Yüksek Mahkemeye yapılan iptal başvurularından kurtulmasına bağlı olacak.

Bu çerçevede, Knesset feshedilmeden önce İsrail’de yaşananların devleti üç paralel düzeyde yeniden şekillendirme girişimini yansıttığı söylenebilir.

Birinci düzey, hükûmet ile yargı, yürütme organı ile denetleyici kurumlar arasındaki güç dengelerinin değiştirilmesi yoluyla siyasi sistemin yeniden yapılandırılmasıdır.

Harediler

İkinci düzey, kamusal alandaki dinî varlığı güçlendiren, Haredi ve dinî Siyonist anlayışın eğitim, hukuk ve kamu politikaları üzerindeki etkisini artıran yasalar aracılığıyla devletin kimliğinin yeniden şekillendirilmesidir.

Üçüncü düzey ise bu dönüşümlerin kurumsal yapıya yerleştirilmesidir. Böylece gelecekte bu düzenlemelerden geri dönülmesi çok daha zor hâle getirilmektedir.

Yargı reformu farklı bir yöntemle sürdürülüyor

Yasa paketinin içeriğinin ortaya koyduğu önemli sonuçlardan biri de hükûmetin üç yılı aşkın süre önce yargı reformu adı altında başlattığı projeden vazgeçmemiş olmasıdır.

Hükûmet, o dönemde geniş çaplı toplumsal protestolar nedeniyle projeyi dondurmak zorunda kalmıştı. Ancak daha sonra reformu farklı bir yöntemle yeniden gündeme getirebileceği uygun fırsatı bekledi.

Bu yeni yöntem, düzenlemelerin tamamını tek bir paket hâlinde sunmak yerine reformun unsurlarını aşamalı biçimde yasalaştırmaya dayanıyor. Böylece 2023’te yaşandığı gibi geniş protestoların yeniden patlak vermesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Koalisyon, o dönemde parlamentoda çoğunluğa sahip bir hükûmetin, seçilmemiş kurumların sürekli engellemeleriyle karşılaşmadan programını uygulayabilmesi gerektiğini savunuyordu.

Ancak bu iddialar, son günlerde kabul edilen yasaların büyük bölümünün içeriğiyle örtüşmüyor.

Çünkü düzenlemelerin çoğu, hükûmetin hareket özgürlüğü veya siyasi programlarını uygulama hakkına ilişkin değil. Bu yasalar doğrudan devletin kimliğini etkiliyor ve toplumun farklı kesimleri arasında ayrım oluşturuyor.

Bu düzenlemelerin önemi yalnızca doğrudan içerikleriyle sınırlı değil. Yasaların kabul edildiği zamanlama ve siyasi ortam da büyük önem taşıyor.

Hükûmet, Knesset’in feshedilmeye doğru gittiğinin ve ülkenin parti haritasını yeniden şekillendirebilecek bir seçim sürecine girdiğinin farkındaydı.

Buna rağmen hükûmet, dar parti çıkarlarını herhangi bir gelecek hükûmet döneminde de varlığını koruyacak hukuki ve kurumsal kurallara dönüştürmeyi tercih etti.

Bu düzenlemelerle birlikte İsrail’de devletin yapısı ve kimliği üzerine yürütülen mücadelede yeni bir dönemin başladığı görülüyor. Üstelik bu mücadelenin yakın zamanda sona ermesi beklenmiyor.

Kaynakça: Al-Araby Al-Jadeed

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.