Seçim Takvimi Gölgesinde Lübnan Siyaseti: Aralık Ayı Krizi
15.12.2025 - 16:17 | Son Güncellenme: 15.12.2025 - 16:22
Lübnan siyaseti açısından aralık ayları bir takvimin kapanışından ziyade, senenin önceki kısmında ertelenmiş krizlerin açıkça görünür hale geldiği dönemler olmuştur. Bu aylar, Lübnan siyasetini takip eden ilgililer için parlamento boykotlarının kurumsallaştığı, mezhepsel veto sisteminden dolayı anayasal problemlerin belirginleştiği ve parlamentonun icra gücünün sorgulandığı dönemler manasına gelmektedir. Aralık aylarında parlamento; karar üreten organ görünümünden ziyade mezhepsel dengelerin belirginleştiği ve aktörlerinin birbirini kilitlediği bir siyasal müzakere alanına dönüşmektedir.
Gerçekten de geçmiş yıllarda cumhurbaşkanlığı seçim krizleri, seçim yasaları ve takvimlerine ilişkin tartışmalar ile kamu atamalarına dair belirsizlikler çoğunlukla aralık aylarında gündeme gelmiştir. İçinde bulunduğumuz aralık ayı da Lübnan açısından benzer krizlerin daha da belirginleştiği bir dönemi ifade ediyor. Bu yılın aralık ayının temel kriz başlığı ise 2026 yılında yapılması öngörülen parlamento seçimleridir.
Lübnan siyasetinde aralık ayının hatırlattıkları
Lübnan siyasal sistemi içerisindeki pek çok kriz veya hukuki mevzuattan ya da anayasadan kaynaklanan tıkanma büyük oranda aralık ayları içerisinde belirginleşmiştir. Senenin diğer aylarında hasır altı edilen krizlerin bu ayda görünür hale gelme sebeplerinden birisi Lübnan hukuki mevzuatına göre bazı işlemlerin aralık ayında yapılmasının zorunlu olmasıdır. Örneğin; bütçe tartışmaları hükümet – parlamento ihtilaflarını belirginleştirmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine, hükümet kurma süreçlerine ve bazı üst düzey kamu atamalarına ilişkin anayasal ve teamüli takvimler aralık ayında belirlenmektedir.

Aralık ayının hatırlattıklarına ilişkin pek çok örnek vermek mümkündür. Yakın döneme bakılırsa; Lübnan’da 2009 senesinde yapılan seçimler sonrasında hükümetin kurulması konusundaki esas gündem aralık ayında belirginleşmiş, nitekim hükümet bu ay içerisinde kurulmuştu. 2005 yılı sonrasında yaşanan kriz yılları anımsanırsa aralık ayının ne kadar yoğun geçtiği anlaşılabilir. 2024 senesinin aralık ayının esas gündemi de ivedi şekilde cumhurbaşkanın seçilmesi ve akabinde hükümetin kurulmasıydı. Hatta teorik olarak halen varlığını devam ettiren Lübnan–İsrail kırılgan ateşkesi bu şarta bağlı olarak uluslararası aktörler tarafından organize edilmişti. Nitekim aralık ayındaki yoğun müzakere süreci sonrasında cumhurbaşkanın seçilmesiyle birlikte hükümet kurulabilmişti.
Son senelerde karşılaşılan en yaygın örnek Lübnan’ın defalarca yaşadığı cumhurbaşkanlığı seçim krizleridir. Örneğin 2014-2016 yılları arasında tam 29 ay boyunca onlarca cumhurbaşkanlığı seçim oturumu yapılmış, ancak bunlar sonuçsuz kalmıştı. Bu süreçte krizin en yoğun hissedildiği dönemler yine aralık ayları olmuştu.
Gözden Kaçmasın
2019 senesinin ortalarında ekonomik kriz sebebiyle başlayan protestolar sonrası aralık ayında parlamento, mali reformlar ve sermaye kontrolleri gibi meselelerde hukuki regülasyon düzenlemeleri ile ilgili tartışmalar parlamentoda alevlenmişti. 2020 senesinin aralık ayı ise Beyrut Liman patlaması sonrasında kurulacak soruşturma komisyonunun niteliği ve üyelerinin belirlenmesine yönelik tartışmalar ve teşebbüslerle geçmişti. Yine hali hazırda cumhurbaşkanı olarak görev yapan Joseph Avn, geçtiğimiz sene bu dönemlerde yaşanan krizlerin neticesinde ocak ayının ilk günlerinde göreve başlayabilmişti. Süreç ve müzakereler aralık ayında tamamlanmıştı. 2024 senesinin aralık ayının esas gündemi 2 seneyi aşkın süredir boş kalan cumhurbaşkanlığı koltuğunun doldurulmasıydı, nitekim bu kapsamda uluslararası aktörlerin arabuluculuğunda Lübnanlı aktörler arasında pek çok müzakere yürütülmüştü.
Bu aralık ayının krizi: Parlamento seçimleri
İçinde bulunduğumuz aralık ayı itibarıyla Lübnan Parlamento’sunun önünde pek çok dosya olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte bunlardan en kritik olanı ve önümüzdeki haftalarda en çok tartışılacak olanı hiç şüphesiz 2026 yılı parlamento seçimlerinin zamanlaması ve hukuki çerçevesidir. Aralık ayının ortasına yaklaştığımız şu günlerde hala seçimlerin ne zaman yapılacağı, hangi yasal çerçeveyle gerçekleşeceği ve mevcut parlamentonun süresinin uzatılıp uzatılmayacağı gibi hususlar netleşmiş değildir. Bu belirsiz durum, parlamentonun diğer bütün dosyalarının kilitlenmesine de sebep olmaktadır. Zira parlamentonun değişme ihtimali vardır ve değişiklik arifesinde parlamento üyelerinin diğer dosyalara girmeye eğilimli olmayacakları açıktır. Bir başka tabirle bütün siyasal aktörler seçim sonrasındaki muhtemel güç dengelerinin nasıl kurulacağı yönünde enerji harcamayı tercih edecektir.

Esas itibarıyla mukayeseli olarak parlamentoculuk hareketlerine bakıldığında seçim dönemlerine yakın süreçlerde parlamentoların hantallaştığı görünür. Bu dönemlerde parlamentoların icra yetenekleri zayıflar. Reform ya da çözüm üretebilme kapasitesi düşer. Bu genel durum, pek çok krizin ötelendiği Lübnan’da daha çok hissedilmektedir. Çünkü pek çok kriz vardır ve bunların tamamına yakını ivedi şekilde çözülmeyi beklemektedir. Hiçbir siyasi blok, seçim öncesinde mali reformlar, bankacılık düzenlemeleri gibi toplumsal maliyet oluşturabilecek hususlarda öne çıkma riskini üstlenmek istemeyecektir. Parlamento bloklarının bu aydan itibaren esas önceliği 2026 yılında yapılması öngörülen seçim sonrası ortamda hayatta kalma veya diğer grupları elimine etme olacaktır.
Muhtemel gelişmeler
Önümüzdeki dönemde en muhtemel gelişme; 2026 senesinde yapılması öngörülen parlamento seçimlerinin belirsizlik ve takvimlendirme sorunlarından dolayı mevcut parlamentonun görev süresinin uzatılmasının ciddi biçimde tartışmaya açılmasıdır. Bu durum, Lübnan siyasetindeki diğer hususlar gibi mezhep blokları arasında ciddi bir pazarlığı gerektirecektir.
Lübnan Anayasası hükümlerine göre parlamento belirli bir süre için seçilir ve bu sürenin sonunda yeni seçimlerin yapılması esastır. Fakat parlamento tarafından çıkarılacak özel bir yasa ile parlamentonun görev süresi uzatılarak seçimlerin ertelenmesi muhtemeldir. Lübnan kamuoyundaki beklenti de bu yöndedir. Aslında bu durum Lübnan siyaseti için yeni bir olgu da değildir. Nitekim bu durumun en yakın örneği olarak 2013-2014 yılında yapılması planlanan parlamento seçimlerinin çeşitli sebeplerle ve özel kanunla ancak 2018 senesinde yapılması zikredilebilir.
Parlamentonun görev süresinin uzatılmasına paralel olarak, yıllardır gündemde olan seçim yasası değişikliği gündeme gelebilir. Bahsedilen muhtemel gelişmeler yukarıda değinildiği gibi Lübnan’daki diğer önemli dosyaların gündeme gelme sırasını bekleyeceği veya öteleneceği manasına geliyor. Bu nedenle, seçim takvimi krizi Lübnan siyasal sistemini krizlerin artık ertelenemediği bir eşiğe götürme potansiyeline de sahiptir.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.