Saraybosna’da Sivillere Para Karşılığı “Eğlence” İçin Ateş Eden “Nüfuzlular”

Gazeteci İsmail Özdemir, Saraybosna Kuşatması sırasında Batılı nüfuzlu kişilerin para karşılığı sivillere ateş açmalarına ilişkin yürütülen İtalya merkezli soruşturmayı ve bu karanlık geçmişin adalet arayışını Fokus+ için kaleme aldı.
İsmail-Özdemir
saraybosna-da-sivillere-para-karsiligi-eglence-icin-ates-eden-nufuzlular.jpg

27.11.2025 - 12:10  |  Son Güncellenme:  27.11.2025 - 12:20

Bosna Savaşı, modern tarihin gördüğü en uzun kuşatmalardan birisine sahne olmuştu. 6 Nisan 1992’de başlayan başkent Saraybosna’nın kuşatılması 1995’in sonlarına kadar sürdü. 

Avrupa’nın ortasında eşine az rastlanır güzellikteki bu şehir, neredeyse 4 yıl süren kuşatma boyunca büyük acılara sahne oldu.  

Saraybosnalılar, aslında ülkede bazı şeylerin ters gittiğini biliyordu. Yugoslavya dağıldı, önce Slovenya sonra da Hırvatistan bağımsızlık ilan etti. Ardından Bosna Hersek de Aliya İzetbegoviç’in açıklamasıyla artık bağımsız olmak istiyordu. 1 Mart 1992’de yapılan bağımsızlık referandumunda Sırpların boykotuna rağmen ezici bir çoğunluk bağımsızlık için oy kullandı. 

Sonrasında Sırplar, tüm Bosna Hersek’te olduğu gibi Saraybosna’da yapacakları katliamların hazırlıklarını yapıyordu.

  

13 bin kişilik silahlı Sırp ordusunun kuşattığı Saraybosna’da ilk kurşunlar da 5 Nisan 1992’de sıkıldı. Bugün şehir merkezinde bulunan Vrbanja köprüsü üzerinde savaş karşıtı eyleme katılan Suada Dilberovic ve Olga Susic, Sırp keskin nişancıların ateşiyle katledildi. 

Sonrasında 4 yıla yakın süren bir kuşatma dönemi... Saraybosna’yı çevreleyen tüm tepelere askeri birlik konuşlandıran Sırplar, şehri açlığa, susuzluğa mahkum ettiği gibi her gün havan toplarıyla ve keskin nişancı atışlarıyla vurmaya başladı. 

“Eğlence” mi, terörizm mi? 

Bugünlerde İtalya’da başlatılan bir soruşturmayla Saraybosna’nın 4 yıllık kuşatma süresince yaşadıkları yeniden gündemde. Milano’daki başsavcılık, bazı İtalyan vatandaşlarının Sırplara para ödeyerek “eğlence” için Saraybosnalı sivillere ateş açtığı gerekçesiyle soruşturma başlattı. 

Ancak bu konu dünya için yeni bir mesele olsa da Saraybosnalılar için hiç de yeni bir durum değil. Bosna Savaşı sırasında yabancıların para karşılığı sivillere ateş etmesi konusu Bosna Hersek'in önemli gazetelerinden Oslobedenje’nin 1 Nisan 1995'teki manşetinde, "Saraybosna'da Keskin Nişancı Safarisi" başlığıyla okuyucularına aktarılmıştı. 

Kuşatma 1425 gün sürmüştü ve 11 bin 500’den fazla insan öldürülmüştü. Öldürülenlerden 1601’i ise çocuktu. İddialara göre çocuklara ateş etmenin “tarifesi” daha fazlaydı ve zenginler bu parayı vermekte tereddüt etmiyordu. Saraybosnalıların keskin nişancılar tarafından vurulmamak için caddelerde koştuğu, zigzag çizdiği görüntüler bugün sosyal medyada bulunuyor. 

Ancak en acısı annesinin, babasının elinden tutarken, sokakta oyun oynarken, okula giderken vurulan çocuklar. Saraybosnalı anneler, çocuklarının katillerini bulunmasını istiyor. Bu işe karışanlara terörist ve bu işin de terörizm olarak adlandırılmasını istiyorlar. 

Konuyu yıllardır araştıran Hırvat gazeteci dostum Domagoj Margetic ile konuştuğumda, işin içinde sadece İtalyanların değil Amerika, Kanada, İngiltere gibi yerlerden çok sayıda üst düzey isimlerin olduğunu ifade ediyor. Margetic’e göre bazı kişiler bu olaydaki rolü ortaya çıkmasından korktuğu için adını ve soyadını bile değiştirdi. 

Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic de işin içinde mi? 

Herkesin Batı’dan gelen “katil” turistleri konuştuğu bir ortamda aslında asıl suçluları göz ardı etmemek gerekiyor; Bosna’daki silahlı Sırplar. 

Bosna Savaşı sırasında insanlık suçu işleyen birçok Sırp yakalandı, yargılandı ve birçoğu ömür boyu hapis cezası aldı. Ancak insan hakları araştırmacılarına göre Bosna Savaşı’nda insanlığa karşı suç işleyen birçok isim henüz hak ettiği cezayı almadı.  

Hırvat gazeteci dostum Margetic’in bu konuda çok önemli araştırmaları ve bu araştırmalardan elde ettiği veriler var. Bunların en önemlisi ise Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in de bu suçlara karıştığı yönünde. 

The Telegraph Gazetesinde paylaşılan ve o döneme ait olduğu öne sürülen Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in fotoğrafı

Vucic’in Bosna Savaşı sırasında Saraybosna’da bulunduğuna yönelik sağlam kanıtlar var. Bu kanıtlardan en önemlisi ise Vucic’in bizzat bunu kendisinin ifade ediyor olması. Ancak yabancılara para karşılığı ateş ettirilmesi olayını organize edenlerden birinin de Vucic olduğu iddiası önemli. 

Saraybosnalılara keskin nişancı atışlarının yapıldığı, şehri gören hakim noktalardan bir tanesi Yahudi mezarlığının bulunduğu tepe. Bu bölgeyi kontrol eden Slavko Aleksic ismini biliyoruz. Aleksic’in komutası altında gönüllü olarak burada bulunan isim ise Vucic. Çünkü Margetic’in araştırmalarından elde ettiği verilere göre Vucic, yabancı dil bildiği için gelen Batılı zenginlere tercümanlık yapıyordu. Margetic, hem tercümanlık hem de buradaki keskin nişancı atışlarını organize ettiği için Vucic’in de yargılanması gerektiğini söylüyor. 

Vucic ise iddiaları Dışişleri Bakanlığı üzerinden yaptığı açıklamayla reddetti ancak Saraybosna’da bulunup, bulunmadığı noktasında bir yorum yapmadı.  

Margetic, Vucic ile ilgili elindeki belgeleri Milano’daki başsavcılığa sundu. Vucic bu konuda yargılanır mı yargılanmaz mı onu başsavcılığın soruşturması gösterecek. Ancak Bosna Savaşı sırasında Sırbistan Cumhurbaşkanı olan Slobodan Milosevic’in Hollanda'nın Lahey kentindeki eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinde (ICTY) görülen davada Bosna’daki soykırımla ilgili yargılandığı sırada cezaevindeyken hayatını kaybetmişti. 

Vucic’in bu işlere ne kadar karıştığı, hangi rolü üstlendiği eğer İtalya’daki başsavcı bu meselenin üzerine giderse ortaya çıkabilir. 

Yabancı keskin nişancıları araştıran Bosna Hersekli istihbaratçının öldürülmesi 

Yazımızın ilk kısmında bahsetmiştik, bu konu Saraybosnalılar için yeni bir durum değil. Çünkü savaşın hemen ardından savaş suçlarını araştıran bazı devlet görevlileri oldu. Ancak birçoğu ya susturuldu ya da canından oldu. 

Bosna Hersek’teki üst düzey istihbarat görevlisi Nedzad Ugljen, 1996 yılında Saraybosna’da para karşılığı sivillere ateş eden Batılı zenginleri araştırmak istedi, hatta bir İtalyan vatandaşının ismini tespit edip, bunu tutukladı. Ugljen, soruşturmasını başlattıktan çok kısa bir süre sonra öldürüldü. Katilleri, azmettiricileri hiçbir zaman bulunamadı. 

Bugün ortaya çıkan soruşturma da gösteriyor ki, Ugljen susturuldu. Batılı nüfuzlu kişiler, bu olaylardaki isimlerinin ortaya çıkmaması için Ugljen’i öldürterek soruşturmanın kapanmasını sağlamış olabilirler ya da devlet içindeki bir hesaplaşmaya kurban gitmiş olabilir. 

Siyasi hesaplar, kirli ilişkiler ve birilerinin sözde itibarını bir tarafa bırakırsak, sebepsiz yere öldürülen, katledilen insanların katillerinin savaşın üzerinden 30 yıl da geçmiş olsa bulunması gerekiyor. 

Saraybosnalılar için adalet gecikti ancak bugün Gazze gerçeği var, yaşanan birçok şey birbirine çok benziyor. Mazlum için adalet, güçlünün hükmünü mutlaka yenecektir. 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.