Nijer’deki Darbe Girişimleri ve Komşu Ülkelere Etkileri

Yazar Kutub Elaraby, Nijer’deki başarısız darbe girişiminin ülke içindeki güvenlik dengelerine ve Mali, Burkina Faso, Nijerya, Çad, Benin, Libya ve Cezayir başta olmak üzere komşu ülkelere olası etkilerini Fokus+ için kaleme aldı.
odak-nijer-deki-darbeler-ve-komsu-ulkelere-etkileri.jpg

09.09.2026 - 12:37  |  Son Güncellenme:  09.09.2026 - 13:10

Nijer’de ağustos ayının sonlarında yaşanan başarısız darbe girişimi, 3 Ağustos 1960’ta Fransız sömürge yönetiminden bağımsızlığını kazanmasından bu yana çok sayıda darbeye sahne olan bu Afrika ülkesi için yeni bir gelişme değil. Son girişim de Nijer halkının geçmişte yaşadığı darbe ve darbe teşebbüslerinin devamı niteliğinde. Ancak tüm bu girişimler, etkileri başka Afrika ülkelerine de yayılan Sahel bölgesindeki istikrarsızlığın en belirgin göstergelerinden biri olmayı sürdürüyor.

Darbe girişimi üç stratejik noktada gerçekleşti: Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresi, Diori Hamani Uluslararası Havalimanı ve devlet televizyonu. Havalimanındaki çatışmalar ise Nijer ordusuna ait insansız hava araçlarının bulunduğu 101. Hava Üssü çevresinde yoğunlaştı. Üste ayrıca Rusya’ya bağlı “Afrika Kolordusu” askerleri ile küçük bir İtalyan askerî birliği bulunuyor. Darbe girişimi, Rus Afrika Kolordusu’nun büyük desteğinin yanı sıra Cezayir’in de katkısıyla bastırıldı.

Bu girişim, Nijer’deki başarılı ve başarısız darbeler zincirinin son halkasını oluşturuyor. Ülkede 1974, 1996, 1999, 2010 ve 2023 yıllarında olmak üzere beş başarılı darbe yaşandı. Bunun yanı sıra 1975, 1976, 1983, 2011 ve 2021 yıllarında da beş başarısız darbe girişimi gerçekleşti. Böylece Nijer, Afrika’da başarılı ya da başarısız en fazla askerî darbe girişimine sahne olan ülkelerden biri hâline geldi.

Nijer aynı zamanda Mali ve Burkina Faso ile birlikte askerî darbelerin sık yaşandığı coğrafi bir üçgenin parçası. Yaklaşık 80 milyon kişinin yaşadığı bu üç ülke, Afrika’da darbelerin en sık görüldüğü ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor.

General Abdurrahman Tiani

Nijer’de General Abdurrahman Tiani (Abdourahamane Tiani) liderliğindeki yönetim, Rusya ve Cezayir’in desteğiyle darbe girişimini engellemeyi başardı. Ancak bu durum ülkede tam anlamıyla istikrar sağlandığı anlamına gelmiyor. Çünkü darbe girişimine yol açan temel nedenler hâlâ ortadan kalkmış değil ve çözülmemeleri hâlinde yeni girişimlere zemin hazırlayabilir.

Bu nedenlerin başında, 2023 darbesinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen güvenlik durumunun kötüleşmeye devam etmesi geliyor. Cephe hatlarında savaşan askerlerin öfkesi, asker maaşlarının düşük olması -aylık yaklaşık 150 avro-, ağır hizmet koşulları, ekipman ve silah yetersizliği de ordudaki rahatsızlığı artırıyor. Bunun yanı sıra cephede görev yapan askerlerle Cumhurbaşkanlığı Muhafızları arasında ikincisi lehine uygulanan farklı muamele ve ordu içindeki bölünmenin devam etmesi de önemli sorunlar arasında bulunuyor.

Darbe girişiminin etkileri sınırları aşıyor

Darbe girişiminin etkileri yalnızca Nijer’le sınırlı değil. İlk olarak Nijer’le askerî ittifak içinde bulunan Sahel ülkeleri Burkina Faso ve Mali’nin yanı sıra, Nijer gibi El Kaide ve DEAŞ başta olmak üzere silahlı gruplarla mücadele eden diğer Afrika ülkeleri de gelişmelerden etkileniyor.

Bunların başında Nijer’in güney komşusu Nijerya geliyor. Nijer ordusunun iç siyasi ve askerî çekişmelerle meşgul olması, silahlı örgütlere Nijerya’nın kuzeybatısındaki operasyonlarını genişletme fırsatı verebilir. Aynı durum Nijer’in doğusundaki Çad Gölü Havzası için de geçerli. Nijer’le kısa bir sınır hattına sahip olmasına rağmen silahlı grupların en aktif olduğu cephelerden biri olan Benin’in de gelişmelerden etkilenmesi bekleniyor.

Darbe girişiminin etkileri Nijer’in kuzey sınırlarında bulunan Libya ve Cezayir’e de uzanıyor. Libya kendi iç sorunlarıyla meşgul olsa da Nijer ordusunun zayıflaması ve iç sorunlara yoğunlaşması, silah, insan ve savaşçı kaçakçılığı yapan ağların Sahra üzerinden faaliyetlerini genişletmesi için daha fazla fırsat yaratacaktır.

Nijer’in en büyük kuzey komşusu Cezayir ise hızla askerî destek sağladı ve darbe girişiminin bastırılmasına yardımcı olmak üzere Nijer’e savaş uçakları gönderdi. Bu destek, ülkedeki mevcut yönetime de güven verdi. Ancak Cezayir’in yardımı yalnızca Nijer’deki yönetimi desteklemek amacı taşımıyordu. Cezayir açısından öncelikli hedef, kendi güney sınırlarının güvenliğini sağlamaktı.

Öte yandan Nijer’in doğu komşusu Çad ile ilişkilerde de gerilim yaşandığına ilişkin bilgiler bulunuyor. Darbe girişimine katılan subaylarla Çadlı askerler arasında temas kurulduğu yönündeki iddialar iki ülke arasındaki gerilimi artırdı. Çad yönetimi bu iddiaları reddetti. Ancak Nijer yönetiminin söz konusu bağlantılardan emin olması hâlinde Çad’a karşı bazı yaptırım niteliğinde adımlar atması ihtimal dâhilinde.

Nijer’in yanı sıra Mali ve Burkina Faso’nun da yer aldığı Sahel Devletleri İttifakı (AES) açısından da kritik bir süreç yaşanıyor. Mali ve Burkina Faso, Nijer hükûmetine desteklerini açıklasalar da Rusya ve Cezayir’in yaptığı gibi askerî destek sağlamadı.

Aslında her iki ülkenin de bir yandan askerî kapasiteleri sınırlı, diğer yandan kendi iç sorunları bulunuyor. Ayrıca silahlı örgütlerle mücadele etmek zorundalar. Buna rağmen Nijer’deki girişimin ardından kendi orduları içinde yaşanabilecek benzer askerî hareketliliklere karşı daha dikkatli olmaları bekleniyor.

Genel olarak Nijer’in başarısız darbe girişiminin ardından iç güvenliği sağlamaya, yönetimi ve başkenti korumaya ve ordu mensuplarını yakından takip etmeye yoğunlaşması, silahlı cihatçı gruplara yalnızca Nijer’de değil; Nijerya, Benin, Çad, Mali ve Burkina Faso gibi diğer ülkelerde de daha geniş hareket alanı sağlayabilir.

Rusya’nın Sahel ve Sudan’daki etkisi artabilir

Rus Afrika Kolordusu’nun darbe girişiminin bastırılmasında oynadığı rol, Rusya’nın bu istikrarsız bölgedeki etkisini ve nüfuzunu daha da artırabilir.

Rus Afrika Kolordusu’nun rolü gündeme geldiğinde, Rusya’nın Afrika kıtasındaki nüfuzunu genişletme çabaları kapsamında bu gücün Sudan’daki faaliyetlerini artırma ihtimali de öne çıkıyor. Bilindiği üzere Rusya’nın Sudan politikası, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) milislerini desteklemekten Sudan ordusunun yanında yer almaya doğru değişti.

Bu durum, Rus Afrika Kolordusu’nun önümüzdeki dönemde Sudan ordusuna daha fazla destek sağlayabileceği anlamına geliyor. Kolordu ayrıca Hızlı Destek Kuvvetleri’ne yardım amacıyla Afrika çölleri üzerinden ilerleyen destek konvoylarının izlenmesi ve durdurulmasında da rol oynayabilir. Bunun Sudan ordusunu destekleyen Cezayir’le ve muhtemelen Çad’la iş birliği içinde yapılması da ihtimaller arasında.

Nijer hükûmeti darbe girişimini başarısızlığa uğratmayı başardı ancak girişimin yol açtığı etkiler henüz sona ermiş değil. Bundan sonraki sürecin nasıl şekilleneceği, hükûmetin darbeye zemin hazırlayan ve gelecekte yeni girişimlere de neden olabilecek krizleri nasıl ele alacağına bağlı olacak.

Aynı şekilde Nijer’in komşularının kendi ordularıyla ve iç krizleriyle nasıl başa çıkacağı, ayrıca tüm bu ülkeler için ortak tehdit oluşturan silahlı örgütlere karşı mücadelede ne ölçüde koordinasyon sağlayabilecekleri de bölgenin geleceği açısından belirleyici olacak.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.