Muhammed Ali: “Bana Sarılan İlk Beyaz Lider Erbakan’dı”
30.01.2026 - 14:56 | Son Güncellenme: 30.01.2026 - 15:11
Muhammed Ali Clay (1942-2016), yalnızca ringdeki başarılarıyla değil, İslam’a geçişi, ırkçılık karşıtı duruşu ve Vietnam Savaşı’na karşı tavrıyla da küresel bir ikona dönüşmüştür. 1976 Türkiye ziyareti, Ali’nin Müslüman kimliğini ve üçüncü dünya ülkelerine duyduğu dayanışmayı yansıtan nadir uluslararası gezilerinden biridir. Ziyaret, Türkiye’de büyük yankı uyandırmış ve Ali’yi farklı siyasi kesimlerde sevilen bir figür haline getirmiştir.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında ABD, Türkiye’ye silah ambargosu uygulamış ve bu durum Müslüman ülkelerden destek arayışını doğurmuştur. Milli Selamet Partisi lideri ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, Ali’yi Türkiye’ye davet ederek bu dayanışmayı sembolize etmeyi amaçlamıştı. Ali, Afro-Amerikan Müslüman kimliğiyle emperyalizme karşı bir direniş ikonu olarak görülmekteydi. Ziyaret, sporun ötesinde diplomatik bir anlam taşımakta olup, ambargoyu delme çabalarının bir parçası olarak medyada yankı bulmuştu.
Ziyaretin detayları ve Erbakan ile görüşme
Muhammed Ali, 1 Ekim 1976 sabahı İstanbul’a inmiş ve havalimanında binlerce kişi tarafından coşkulu şekilde karşılanmıştı.
Programı kısa ancak yoğun olmuş, Ayasofya’yı ziyaret etmiş, Sultanahmet Camii’nde cuma namazı kılmış ve o zaman Başbakan yardımcısı olan Erbakan ile bir resmi görüşme gerçekleştirmişti. Erbakan ile birlikte namaz kılmışlar, sarılmışlar ve fotoğraflar çektirmişlerdi. Bu görüntüler, ziyaretin en ikonik anları arasındadır.
Duygusal anlar: Muhammed Ali neden ağladı?
Ziyaretin en dikkat çeken yönlerinden biri, Ali’nin Sultanahmet Camii’nde namaz sırasında gözyaşlarına boğulmasıdır. Çağdaş haberler ve tanıklıklar, Ali’nin binlerce Müslümanla birlikte namaz kılarken derin bir duygusallık yaşadığını belirtir. Ağlamasının temel nedeni, hayatında ilk kez bu kadar büyük bir Müslüman cemaatle ibadet etmesi ve İslam kardeşliğini yoğun şekilde hissetmesidir. Bazı anlatılarda, kalabalığın coşkusu ve Türkiye’deki Müslümanların sıcak karşılaması da etkili olduğu söyleniyor. Erbakan’ın yanında meydanda veya camide duygulandığı fotoğraflar mevcut olsa da ağlama öncelikle namaz anına özgüdür ve siyasi bir jestten ziyade dini bir tecrübenin yansıması olarak yorumlanır.
Muhammed Ali’nin Türkiye sevgisi ve ziyaretin etkisi
Ali’nin Türkiye’ye özel bir sevgisi, ziyaretin kendisiyle şekillenmiştir. Spesifik alıntılarda Türkiye’yi doğrudan öven ifadeler sınırlı olsa da ziyaret sonrası ambargo eleştirileri ve Türk halkının sıcaklığı karşısında olumlu izlenimler edindiği bilinmektedir. Türkiye’de Ali, hem dindar kesimlerce İslam’ın zaferi hem de sol kesimlerce ırkçılık karşıtı bir kahraman olarak sevilmiştir. Ziyaret, Türk toplumunda Ali’ye duyulan hayranlığı pekiştirmiş ve ölümünden sonra bile bu bağın devamını göstermiştir. Esasında Ali’nin yaşam tarzı ve duruşu Amerika’daki siyaset adamı Malcolm X’i akıllara getirir. Malcolm X, Türkiye’de özellikle İslamcı, anti-emperyalist ve insan hakları savunucusu kesimlerde büyük bir ikon haline gelmiştir.
Malcolm X, 26 Nisan 1964’te yazdığı ünlü hac mektubunda, Mekke’de farklı ırklardan Müslümanları (beyaz, sarı, kahverengi) gördükten sonra ırkçılık görüşlerini değiştiren bu mektupta, Türk hacılardan özel olarak bahseder. En büyük hacı kafilesinin Türkiye’den geldiğini (50 bin kişi, 600’den fazla otobüs) belirtirken bu durumu, Batı medyasının “Türkiye’nin İslam’dan uzaklaştığı” propagandalarını yalanlayan bir örnek olarak sunar. Türk hacıların samimiyeti ve kalabalığı, onun İslam’ın evrenselliğini anlamasında etkili olmuştur.
İşte o dönemde efsanevi boksör Muhammed Ali’nin 1 Ekim 1976 tarihindeki bir günlük İstanbul ziyareti, spor, siyaset ve dinin kesişim noktasında önemli bir olaydır. Dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın davetiyle gerçekleşen ziyaret, Kıbrıs Harekatı sonrası ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosuna karşı Müslüman dayanışmasını simgelemiştir.
Hakikaten Muhammed Ali, Erbakan’a sarıldığında bunu sıradan bir nezaket anı olarak değil, uzun bir tarihin içinden süzülüp gelen sahici bir kırılma anı olarak yorumlamış; “bana sarılan ilk beyaz devlet adamı” derken kastettiği şey ten renginden çok, gücü temsil eden bir dünyanın ilk kez onu eşit, tereddütsüz ve samimiyetle kucaklamasıydı. O sarılışta, ringlerde yumruk yiyerek değil, insanlığın sert yüzüyle mücadele ederek yorulmuş bir adamın kalbine dokunan bir merhamet söz konusudur. Ali, yıllarca maruz kaldığı ayrımcılığın soğukluğuna karşı Erbakan’ın kucaklamasında hesap yapmayan, rol kesmeyen bir yakınlık bulmuş ve bu yüzden o an, politik bir fotoğraf karesinden çok, insan onurunun sessizce iade edildiği bir an olarak hafızasına kazınmıştı.
Muhammed Ali’nin gözünde Türk misafirperverliği
Muhammad Ali’nin 1976 Türkiye ziyareti, bir spor yıldızının siyasi ve dini arenasındaki rolünü örnekler. Necmettin Erbakan ile görüşme, Müslüman dayanışmasının somut bir ifadesi olurken, Sultanahmet’teki duygusal anlar Ali’nin insanî yönünü ortaya koymuştur. Ziyaret, Ali’nin küresel mirasında Türkiye’nin özel bir yer edinmesini sağlamış ve sporun sınırları aşan gücünü bir kez daha kanıtlamıştır. Burada dikkat edilmesi gereken bir başka husus Afrika halkına karşı Türklerin yaklaşımıdır. Necmettin Erbakan esasında bu örnek davranışıyla Türk halkının Afrika kökenli halklara karşı olan kardeşçe duruşunu ortaya koymuştur. Güney Afrika’da siyahi halkın 1994 yılına kadar kanun önünde ikinci sınıf vatandaş sayılması göz önüne alındığında bunun Afrika halkları için nasıl bir duygu olduğu daha iyi anlaşılır.
Notlar
- Anadolu Ajansı (2022). “Muhammed Ali’nin Türkiye’de bir günü.”
- Daily Sabah (2016). Çeşitli arşiv haberler. Dönemin gazete ve video arşivleri (YouTube, tanık anlatıları).
- H. Gençoğlu (2020) Türk Arşiv Belgelerinde Afrika-Türkiye, Sebilürreşat yay. Ankara.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.